Bağlar, Tarımsal Üretimin Kanaryası mı?

B a ğ l a r , T a r ı m s a l Ü r e t i m i n K a n a r y a s ı m ı ?

Facebook
Twitter
LinkedIn

Küresel iklim krizinin tarımsal alanlardaki sessiz yıkımını izlerken, asırlık bağlar doğanın en duyarlı ve en asil alarm mekanizması olarak öne çıkıyor. Bilim insanlarının mevcut duruma ilişkin çektikleri resmin özetini izleyen iki paragrafta paylaşıyoruz.

Fenolojik Faz Kaymaları: Asmanın Biyolojik Saatindeki Bozulma

Asmanın tarımsal üretimin kanaryası olarak kabul edilmesinin arkasındaki asıl botanik gerçek, onun dış sıcaklık, nem ve toprak kimyasına karşı gösterdiği o olağanüstü “fenolojik” hassasiyettir. Küresel ısınmayla birlikte kış uykusundan çok daha erken uyanan asmalar, ilkbahar döneminin o öngörülemeyen yıkıcı geç donlarına tamamen savunmasız yakalanmaktadır. Bitkinin biyolojik saatindeki bu dikey kayma, çiçeklenme, tane tutumu ve nihayetinde hasat döngülerini tamamen kaotik bir sürece sürüklemektedir. Üzüm tanesindeki o narin fizyolojik denge bozularak şeker birikimi kontrolsüzce tırmanırken, şarabın dikey asidite omurgasını oluşturan asitlerin sıcaklık baskısıyla hızla erimesi, asmanın klimatolojik kriz sinyallerini en çıplak hâliyle ortaya koymaktadır. Diğer pek çok endüstriyel tarım ürünü bu mikrodeğişimleri gövdesinde kamufle edebilirken, asma bunu doğrudan kadehteki alkol-asit-tanen dengesinin sarsılmasıyla dünyaya ihbar etmektedir.

Monokültürün İllüzyonu ve Teruar Direnci Olarak Biyoçeşitlilik

Maden ocaklarındaki kanaryanın zehirli gazları önceden haber vererek madencilerin hayatını kurtarması gibi, bağların verdiği bu sarsıcı iklim alarmları da endüstriyel tarımın o tektipleştirici, monokültür illüzyonuna karşı insanlığı uyaran en güvenilir fenerdir. Kimyasal gübrelerle, pestisitlerle ve yapay sulama sistemleriyle toprağı sömüren endüstriyel tarım modelleri, biyoçeşitliliği tamamen yok ederek doğayı kırılganlaştırmaktadır. Oysa teruar direnci yüksek, organik ve biyodinamik tarım yöntemleriyle işlenen bağ alanları, etrafındaki yabani florayla, çam ormanlarıyla, arılarla ve örtücü bitki örtüsüyle dikey birer ekolojik sinerji kurarak iklim krizine karşı muazzam bir mukavemet alanı oluşturur. Asmanın feryadı, aslında endüstriyel tarımın o bencil ve tektip sınırlarından kurtulup doğanın o çoksesli, dürüst ve ekolojik ritmine dönmemiz gerektiğinin en büyük kanıtıdır.

İki Yazıdan Bağcılık ve Şaraba Yansıyanlar

Küresel ısınmanın sebep olduğu iklim değişikliğinin geniş anlamda ekosistem, dar anlamda tarımsal üretim üzerindeki etkileri konusunda kaleme alınan yazılar artık karşımıza çok sık çıkıyor. Son günlerde kaleme alınan iki yazıdan birinin başlığı çok ilginçti. Madenlerde gaz kaçağının habercisi olarak kullanılan kafesteki kanarya misali bağların da tarımsal çöküşün habercisi olup olmadığını sorgulayan yazının başlığını ödünç aldık.

Bu konudaki bir başka yazının kendisinden çok yayınlandığı mecra ilginçti. Nitelikli teknoloji dergisi WIRED, online versiyonunda iklim değişikliğinin şaraplarda yaratacağı tat değişikliğini konu aldığı yazısında bambaşka bir sektörden bağcılık ve şarapçılık konusundaki kaygılara dikkat çekiyordu.

İnsan türü olarak gösterdiğimiz bütün gayretlerimize rağmen ölümlüyüz ve ortalama yaşam süremiz 70-80 yıl aralığına kadar uzatılabildi. Çok kısa vadede bu sürenin radikal bir değişime uğramayacağını otoriteler söylüyorlar. Orta vadede daha uzun sürelerin gündeme geleceği konusunda da ihtimalleri açık tutuyorlar. Dolayısıyla türümüzün tekil örnekleri olan bizler, bizim istediğimiz hızda değişim görmezsek, değişimi inkâr etmekte sakınca görmüyoruz. Küresel ısınma bu konudaki güzel bir örnek. Dilerseniz buna bir örnek verelim.

ABD geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Bu coğrafyada bağcılığıyla öne çıkan, ülkenin genellikle güney kısmında yer alan ılıman bölgeler var. 1950’li yıllarda bağcılıkla anılan bölgelerin arasında ülkenin kuzeyinde yer alan Michigan eyaleti yok. O dönemde bu bölgede profesyonel bağcılık yapan yer de yok. 2020’li yıllara geldiğimizde Michigan eyaletinde adından söz ettiren Riesling şaraplarının üretildiğini ve raflarda aranan ürünler haline geldiğini görüyoruz. Yani, küresel ısınma geride bıraktığımız 70 yıl içinde, daha önce bağcılık yapılmayan bir eyaleti nitelikli şarap üreten bir eyalet haline getirmiş. Bizim ortalama yaşam süresi olarak aldığımız 70-80 yıl aralığını hatırlarsak, bir jenerasyon, aktif çalışma hayatı olarak baktığımızda da yaklaşık iki jenerasyon süren bir döngüden bahsediyoruz.

Bu yıl İngiltere’nin kendisinin ürettiği şaraplarda ulaşılan miktar, basında haber başlığı olarak yer buldu. Son yıllardaki konuşmalarda şampanyaya tescilli adını veren Champagne Bölgesi’nin yaşadığı iklim değişiminin ürünlerde meydana getirdiği olumsuz etkilerden konuşulduğunu duyduk. Toprak yapıları birbirine çok yakın olduğu için Manş Denizi’nin karşı sahilindeki İngiliz topraklarının şampanya üretimi için giderek şansının yükseldiğini dile getiren açıklamalar yapıldı. Yaşadığımız topraklarda Türk üreticiler hasat zamanının 2 ilâ 4 hafta geriye geldiği yıllarla tanışmaya başladılar.

Hâsılı, küresel ısınma veya adını ne koyarsak koyalım, iklimde yaşadığımız değişme, başta bağcılık olmak üzere tarımsal üretimimizde radikal değişiklikler yaratabilecek kritik eşiğe neredeyse geldi. Her zaman olduğu gibi, insanın adaptasyon kabiliyeti ve bu kabiliyetin bilimsel araçlar yardımıyla sistematik bir biçimde yaşama entegre edilmesi mümkün. Ama bu çalışmanın uygulamaya geçirilmesi için zaman penceresi daralıyor. Üstelik bu değişimin kaçınılmaz etkileri gereği Premium olarak kabul edilen kimi bölgeler bu özelliklerini koruyamayacaklar. Bu bölgelerin seçkin ürünleri artık kendilerinden beklenen performansa sahip ürünler veremeyecekler. Bu yanıyla WIRED dergisindeki yazarın mahzenlerin dolu tutulması önerisi, ironik bir doğruluk payı içeriyor.

Ama yine de enseyi karartmamak lâzım. İklim değişimi farklı coğrafyalarda yeni premium bölgelerin ortaya çıkmasını sağlayacak. Hollanda’nın ve İsveç’in bağcılıkta gösterdiği büyük gelişme bunun canlı örneğidir. İyimser olmak için her zaman gerekçemiz var, ama ağır kayıplara uğramamızın sebebinin de açgözlülüğümüz olduğunu unutmamak gerek.

Yazıda atıfta bulunduğumuz iki yazının linkleri aşağıda:

https://murderiseverywhere.blogspot.com/2023/08/canary-in-coal-mine.html

https://www.wired.com/story/enjoy-your-favorite-wine-before-climate-change-destroys-it/?bxid=5caac4103f92a405d5b0f0e0&cndid=39148390&esrc=Wired_etl_load&source=Email_0_EDT_WIR_NEWSLETTER_0_DAILY_ZZ&utm_brand=wired&utm_campaign=aud-dev&utm_content=WIR_Daily_PAID_032724&utm_mailing=WIR_Daily_PAID_032724&utm_medium=email&utm_source=nl&utm_term=WIR_DAILY_PAID

Asmanın o narin gövdesinde tescil ettiği ekolojik alarmlar, küresel iklim krizinin bağlar üzerindeki o fiziksel tahribatları ve sürdürülebilir gelecek projeksiyonları ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli teknik ve ekolojik araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:

  • Bağların verdiği bu sarsıcı klimatolojik alarmları rasyonel OIV verileriyle birleştirerek, küresel şarap rekoltesindeki o dramatik ve dikey hacimsel düşüşleri incelemek için Şarap Üretimi Düşüyor mu? makroekonomik enoloji analizimizi ziyaret edebilirsiniz.

  • Asmayı iklim krizinin yakıcı etkilerinden kurtarmak adına asırlık kupaj kurallarını esneterek kuraklığa dayanıklı yeni asil varyetelere (Touriga Nacional gibi) kapı açan o görkemli Fransız gelecek adaptasyonunu okumak için Bordeaux 2050: Gıpta Edilecek Proje klimatolojik tarım çalışmamızı keşfedebilirsiniz.

  • Milyonlarca yıllık jeolojik felaketleri, buzul çağlarını ve dikey kitlesel yok oluşları kendi genetik mukavemet kalkanıyla aşarak günümüze ulaşan asma familyasının o büyüleyici paleobotanik tarihini öğrenmek için Dinozorlar ve Asmalar: Asma Familyasının Evrimsel Kökenleri evrimsel ekoloji monografimizi inceleyebilirsiniz.

  • İklim krizinin getirdiği bu ağır ekolojik şoklara karşı asmayı tamamen sentetik kimyasallardan arındırarak; bağ toprağını kozmosun, ayın evrelerinin ve doğal preperatların o uyumlu gücüyle buluşturan dikey tarım disiplinlerini görmek için Biyodinamik Şaraplar ekoloji kılavuzumuza bakabilirsiniz.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir