
Denizli deyince aklımıza önce Pamukkale gelir. Haksız da değiliz; öyle sıra dışı bir güzellik ki Pamukkale, o bembeyaz travertenleriyle hafızamızda kayıtlı resimler arasında belki de en seçkinlerinden birisi. Ama bu yazımızı Denizli’nin, Pamukkale kadar farkında olmadığımız bir başka zenginliğine ayırdık: Denizli’nin bağları.
Denizli’nin hemen her ilçesi geniş bağlık alanlarıyla ülkemizin toplam üzüm rekoltesinin yaklaşık üçte birini karşılıyor. Yani, üretimin miktar olarak büyüklüğü dünya çapında önemli bir orana sahip. Denizli’yi hemen hemen her çeşit üzümün yetiştiği bir bağ okyanusu gibi düşünmemiz yanlış olmaz. Bu üzümlerden bir tanesi yörenin endemik üzümü olmasıyla bugünkü yazımızın da kahramanı: Çalkarası
Çalkarası 2020 yılında ‘Coğrafi İşaret’ tescilini almış. Tescil belgesinde morumsu-siyah renkli, taneleri orta büyüklükte ve dolgun, elipsoidal şekilli, etli ve sulu olduğu, Ağustos ayının sonlarında olgunlaştığı, salkımının sık ve kanatlı olduğu, orta kalınlıkta kabuklu, 1-2 çekirdekli olduğu belirtiliyor. Düşük asitliği ve dengeli yapısıyla şarap üretimine uygun olduğu, ayrıca kurutularak da değerlendirildiği bilgilerini görüyoruz.
Çalkarası, Fransızların ‘keklik gözü’ diye nitelendirdikleri oldukça açık kırmızı renge sahip şaraplar veriyor. Bu rengin etkisiyle piyasaya önce Çalkarası roze şarapların üretilerek sunulduğunu gözlemliyoruz. Kavaklıdere’nin Lâl şarabı bunun en güçlü örneği. Denizli, Türkiye’nin şaraba bakışının değiştiği son çeyrek yüzyılda hem yörenin eski üreticilerinin hem de onlara katılan yeni üreticilerin yarattığı dinamizmle müthiş bir değişim yaşıyor. Çal Karası üzümü de sıkışmış olduğu yerden çıkarak her çeşit varyasyonun denendiği bir döneme giriyor. Artık pek çok üretici monosepaj kırmızı, roze, hatta blanc de noir tekniğiyle beyaz şarap olarak Çal Karası üzümünü değerlendiriyor.
Bu arada ilginç bir gelişmeyi de sizlerle paylaşalım. Üzüm çeşitlerinin genetik analizlerinin yapılması kolaylaşınca, daha önce farkında olmadığımız pek çok giz ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de Çalkarası üzümüyle ilgili. Yapılan DNA analizleri ortaya çıkardı ki Çalkarası Girit Adası’nda bir ikiz kardeşe sahip. Girit’te Laitiko adını taşıyan bu üzümden de yapılan şaraplar var. Henüz yapamadık, ama ilk fırsatta bu ikiz kardeşlerden yapılan şarapları birlikte içip karşılaştırmak borcumuz olsun.
Kadıköy’deki şarap evimiz WAYANA Wine Bar Şarap Menüsü’nde Çalkarası üzümünden yapılan pek çok şaraba yer veriyor. Küp, Kuzubağ, Erdel, Lermonos markaları altında üretilen hem monosepaj hem de Çalkarası içeren harmanlardan zengin bir koleksiyon var WAYANA’da. Çal Karası şaraplarını yakından tanımak isterseniz, bekleriz.
İlginizi Çekebilir:
Çal Karası gibi Anadolu topraklarının zengin bağ mirasını, üretim tekniklerini ve enolojik kültürünü yansıtan, tamamen farklı konu başlıklarındaki diğer yazılarımızı da keşfedebilirsiniz:
Anadolu’nun bir başka köşesinde, bağcılık ve şarap tarihinin izini sürerek bölgenin kendine has kültürel mirasını incelemek için İznik Teruarı, Müşküle Üzümü ve Teruar Mirası başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Şarabın bağdaki filizlenişinden kadehe döküldüğü ana kadar süren o büyüleyici serüvenin temel dinamiklerini ve felsefesini öğrenmek için WAYANA 101 Şarap Eğitimi: Üzüm Tanesinden Kadehe Yolculuk rehberimizi ziyaret edebilirsiniz.
Değişen iklim koşullarına karşı bağcılık dünyasının geleceğini şekillendiren bilimsel gelişmeleri ve dayanıklı yeni çeşitleri incelemek için Yeni Üzüm Cinslerinin Ortaya Çıkmasında İnsan Faktörü ve Piwi Üzümleri monografimizi keşfedebilirsiniz.
Farklı stillerin ve üretim metotlarının aynı meyve üzerindeki yansımalarını bizzat deneyimlemek ve duyusal bir keşfe çıkmak için Bir Üzümün Üç Hali: 4 Üzüm x 3 Stil Şarap Tadımı incelememize bakabilirsiniz.