Kınalı Yapıncak, Sıdalan, Hasandede, Tilkikuyruğu… Sözcüklere bakınca ne olduklarını çıkarmak ilk anda çok kolay olmuyor, değil mi? Oysa bunların her biri bizim topraklarımızda yetişen üzüm çeşitlerinin adı. Kimilerini tanıyoruz, kimilerini ancak bir bağcılık araştırmasının satırlarında, bir üreticinin bağında veya hiç beklemediğimiz bir şarap şişesinin etiketinde keşfediyoruz.
Bir tahmin yürütmenizi istesek, sizce Türkiye’de toplam kaç çeşit üzüm yetişiyor? Yirmi? Elli? Yüz mü? Bunu bir oyun gibi sürdürmeden söyleyelim: Türkiye’nin üzüm çeşitliliği üzerine yapılan araştırmalar, bu topraklarda olağanüstü bir genetik zenginliğin bulunduğunu gösteriyor. 2026 yılı itibarıyla kayıt altına alınan çeşit sayısı 1.459’a ulaşmış durumda.
Elbette bunların tamamı şaraplık üzüm değil. Sofralık, kurutmalık ve farklı amaçlarla değerlendirilen çeşitler de bu büyük ailenin üyeleri. Şarap üretiminde ticari olarak kullanılan yerel çeşitler ise bu hazinenin daha küçük bir bölümünü oluşturuyor. Bir üzüm tutkununun her gün farklı bir çeşidi tadıp kendisi için en güzel kadehi bulmasının ne kadar zaman alacağını düşünmek bile heyecan verici.
Çamlıca Tepesi’nden Himalayalar’a
Moda’daki dükkânımızda, henüz BEPPE adını taşıdığımız günlerde, şarap menümüz üzerinde çalışmaya başladığımızda Çamlıca Tepesi büyüklüğünde bir tepecikle karşı karşıya olduğumuzu düşünürdük. Aklımızdan, “Bayağı işimiz var,” diye geçirirdik. Aradan bir süre geçince bu birikimin Ağrı Dağı’nın cesametinde olduğunu düşünmeye başladık. İlk yılımızı tamamlayıp gerçek büyüklüğü fark ettiğimizde ise olayın Himalaya Sıra Dağları ölçeğinde olduğunu idrak edip teslim olduk. Eğer nefesimiz tükenmeden çalışmayı sürdürürsek, herhalde birkaç jenerasyon sonra Anadolu’nun üzüm çeşitliliği konusunda gerçek anlamda fikir sahibi olabileceğimizi tahmin ediyoruz.
Üstelik bu yolculuk bize yalnızca yeni üzüm isimleri öğretmedi. Üzümlerin yetiştiği coğrafyaları, o coğrafyalarda yaşayan insanları, üretim geleneklerini ve binlerce yıllık bağcılık kültürünün izlerini de tanımamızı sağladı. Zamanla fark ettik ki bir üzümün hikâyesini anlatmaya başladığınızda, çoğu zaman kendinizi çok daha büyük bir hikâyenin içinde buluyorsunuz.
Anadolu Teruarı ve Üzümlerimizin Değişen Kaderi
Anadolu, bağcılığın binlerce yıllık geçmişinde önemli bir yere sahip. Arkeolojik buluntular, tarihsel belgeler ve bugün hâlâ yetiştirilen üzüm çeşitleri, bu coğrafyada çok uzun bir zamana yayılan bağcılık kültürünün izlerini taşıyor. Ancak bu geçmişin kesintisiz ve değişmeden devam ettiğini düşünmek de doğru değil. Siyasal, dinsel, ekonomik ve toplumsal dönüşümler, farklı dönemlerde bağcılığın ve şarap üretiminin koşullarını değiştirdi. Bazı bölgelerde şarap üretimi gerilerken, başka bölgelerde varlığını sürdürdü. Üzümlerin bir bölümü sofralık veya kurutmalık olarak değerlendirildi. Bazıları ise küçük aile bağlarında yaşamaya devam etti.
Bugün yeniden keşfettiğimiz pek çok yerel çeşidin varlığını sürdürmesinde, bu bağları koruyan insanların önemli payı bulunuyor. Son kırk yılda Türkiye’de nitelikli şarap üretimine yönelik ilginin artmasıyla birlikte yerel üzüm çeşitleri de yeniden dikkat çekmeye başladı. Bir zamanlar yalnızca yetiştirildiği çevrede tanınan çeşitlerin bazıları bugün ticari şarap üretiminde değerlendiriliyor. Bazıları ise hâlâ keşfedilmeyi bekliyor.
Uluslararası Üzümler ve Anadolu’nun Yerel Çeşitleri
İlk şarap tadımlarımızda önümüze gelen kadehlerin üzerindeki isimler çoğunlukla yabancıydı. Chardonnay, Sauvignon Blanc, Cabernet Sauvignon, Pinot Noir… Aralarında kulağımıza daha tanıdık gelenler de vardı: Öküzgözü, Boğazkere, Kalecik Karası… Peki, farkları neydi bu üzümlerin? Uluslararası çeşitlerin birçoğu, yüzyıllara yayılan bağcılık deneyiminin, araştırmaların ve üretim bilgisinin birikimiyle bugünkü konumlarına ulaşmıştı. Bu çeşitlerin farklı iklim ve toprak koşullarındaki davranışları, yetiştirme yöntemleri ve şarap yapımındaki olanakları hakkında çok geniş bir bilgi birikimi oluşmuştu.
Anadolu’nun yerel çeşitlerinin önemli bir bölümü içinse henüz aynı kapsamda bilgiye sahip değiliz. Bu, onların daha az değerli oldukları anlamına gelmiyor. Tam tersine, önümüzde araştırılmayı bekleyen büyük bir alan bulunduğunu gösteriyor. Her yeni üretici, her yeni bağ ve her yeni şişe, bu çeşitlerin potansiyelini biraz daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor.
WAYANA Menüsünde Yerel Üzümlere Pozitif Ayrımcılık
WAYANA’da yalnızca Türkiye’deki üreticilerin şaraplarına yer veriyoruz. Bunların arasında hem uluslararası üzüm çeşitlerinden hem de bu toprakların yerel üzümlerinden üretilen şaraplar bulunuyor. Ancak menümüzü hazırlarken bilinçli bir tercih yapıyoruz. Yerel üzüm çeşitlerini menümüzün en başına yerleştiriyoruz. Konuklarımız şarap seçmeye başladıklarında önce Anadolu’nun ve Trakya’nın üzümleriyle karşılaşıyorlar. Çünkü bu çeşitlerin tanınması için yalnızca üreticilerin çaba göstermesi yeterli değil. Onları konuklarla buluşturan işletmelerin de sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.
Üstelik WAYANA menüsünde yer alan bütün şarapları kadehle sunuyoruz. Böylece bir konuğumuz, hiç tanımadığı bir yerel üzümden üretilmiş şarabı denemek için bütün bir şişeyi satın almak zorunda kalmıyor. Bazen yeni bir üzümle tanışmak için tek bir kadeh yeterli oluyor.
90 Üzüm, 90 Ayrı Hikâye
Anadolu’nun ve Trakya’nın üzüm çeşitliliğini keşfetmeye başladığımızda karşımıza çıkan isimlerin sayısı her geçen gün arttı. Kimilerini tanıyorduk. Kimilerini ilk kez duyuyorduk. Bazılarının fotoğrafını bile bulmak kolay değildi. Üstelik bu çeşitlerden üretilen şarapların sayısı da giderek artıyordu. Bu keşifleri yalnızca kendimize saklamak istemedik.
Böylece WAYANA Menüsü’ndeki Otokton Türk Üzümleri ve Şarapları adlı çevrimiçi yayınımızı hazırladık.
Eylül 2026 sürümünde, ticari şarap üretiminde değerlendirilen 90 üzüm çeşidini bir araya getiriyoruz. Her üzümün yetiştiği coğrafyayı, ulaşabildiğimiz görsellerini ve WAYANA menüsünde bu üzümden üretilmiş şarapları gösteriyoruz. Bu kitapçığı hazırlarken amacımız yalnızca üzüm isimlerini sıralamak değildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetişen yerel çeşitlerin ne kadar zengin bir dünya oluşturduğunu göstermek ve bu çeşitlerden üretilen şarapları keşfetmeyi kolaylaştırmak istedik. Yayınımızı yeni üzümler ve şaraplarla karşılaştıkça güncellemeyi sürdürüyoruz.
Kitabımızın Türkçe ve İngilizce sürümleri açık erişimle yayımlanıyor. Böylece Türkiye’nin üzüm çeşitliliğini yalnızca kendi konuklarımızla değil, dünyanın farklı ülkelerindeki şarap meraklılarıyla da paylaşabiliyoruz.
→ Otokton Türk Üzümleri ve Şarapları | Türkçe
→ Indigenous Turkish Wine Grapes and Wines | English
Bir Üzümün Hikâyesi Bir Sayfaya Sığmıyor
Kitabımızda yer alan her üzümün yetiştiği coğrafyayı ve ondan üretilen şarapları göstermeye çalışıyoruz. Ancak zamanla fark ettik ki bazı üzümlerin hikâyesi bir sayfaya sığmıyor. Bir üzümün geçmişini araştırmaya başladığınızda bazen Osmanlı döneminin bağcılık kayıtlarına, bazen Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki üretim çalışmalarına, bazen de yakın zamanda yapılmış genetik araştırmalara ulaşıyorsunuz. Bazen bir üzümün farklı bölgelerde kullanılan adlarıyla karşılaşıyorsunuz. Bazen de uzun yıllardır unutulmuş olduğu düşünülen bir çeşidin aslında küçük bir bağda yaşamaya devam ettiğini öğreniyorsunuz. Bu nedenle bazı üzüm çeşitlerini ayrı yazılarda ele almaya başladık.
Anadolu’nun Üzümleri: Yazı Arşivimiz
Anadolu’nun yerel üzüm çeşitlerinin yetiştiği coğrafyayı, geçmişini ve şaraba dönüşen farklı ifadelerini WAYANA Blog’da araştırıyor ve paylaşıyoruz. Tek tek üzüm çeşitlerine odaklanan yazılarımıza aşağıdaki alfabetik listeden ulaşabilirsiniz. Yeni yazılar yayımlandıkça bu arşivi genişletmeye devam edeceğiz.
- Acıkara
- Adakarası
- Aksümbül
- Bılbızeki
- Bornova Misketi
- Çalkarası
- Çavuş
- Emir
- Ercişkarası
- Foçakarası
- Göküzüm
- Horoskarası
- Kalecik Karası
- Karamenüş
- Karasakız
- Karkuş
- Knidos Karası
- Kösetevek
- Merzifonkarası
- Osmanca
- Papaskarası
- Patkara
- Sultaniye
- Tilkikuyruğu
- Yapıncak
Üzümlerin Ardındaki Binlerce Yıllık Miras
Anadolu’nun üzüm çeşitliliğini yalnızca bugünkü bağlara bakarak anlamak mümkün değil. Arkeolojik kazılarda bulunan üzüm çekirdekleri, antik kentlerdeki üretim izleri, amforalar, yazılı belgeler ve tarihsel ticaret yolları, bu coğrafyanın bağcılık geçmişine ilişkin farklı bilgiler sunuyor.
Bu izleri bir araya getirmek amacıyla Türkiye: Dünyanın En Büyük Açık Hava Şarap Müzesi başlıklı bir çalışma başlattık. Körtik Tepe’den Hitit dünyasına, Ege limanlarından bugün yaşayan bağcılık kültürüne uzanan bu yolculuk, üzümlerin hikâyesini daha geniş bir tarihsel çerçevede değerlendirmemize yardımcı oluyor. Bugün yetiştirdiğimiz çeşitlerin her birini doğrudan antik çağlara bağlayamayız. Ancak bu topraklarda binlerce yıldır süren bağcılık faaliyetinin izlerini takip edebiliriz.
Açık Hava Şarap Müzesi’nde yapmaya çalıştığımız da bu.
Türkiye: Dünyanın En Büyük Açık Hava Şarap Müzesi’ni Keşfedin →
Anadolu’nun Üzümleriyle İstanbul’da Tanışmak
Üzüm çeşitleri hakkında okumak başka, onlardan üretilen şarapları tatmak başka bir deneyim. Bir üzümün yetiştiği coğrafyayı, geçmişini ve özelliklerini öğrenmek, kadehte karşılaştığımız şarabı anlamamıza yardımcı oluyor. Ancak aynı çeşidin farklı üreticilerin elinde nasıl değişebildiğini görmek için tadım yapmak gerekiyor.
WAYANA’da yerel üzüm çeşitlerine özellikle yer verdiğimiz tadım deneyimlerimizle bu keşfi konuklarımızla paylaşıyoruz. Bir kadehten diğerine geçerken bazen yüzlerce kilometre yol alıyor, bazen de aynı üzümün birbirinden farklı yorumlarıyla karşılaşıyoruz. Anadolu’nun üzüm çeşitliliğini keşfetmek için mutlaka bağları dolaşmak gerekmiyor. İstanbul’un ortasında da bu yolculuğa çıkmak mümkün.