KARAMENÜŞ: A Grape's Second Spring

✦
Facebook
Twitter
LinkedIn

Karamenüş üzümü: Arapgir’den Tekirdağ’a, koleksiyon bağından kadehlere uzanan bir yolculuk.

Anadolu topraklarında hayat bulan her üzümün hayatı roman desek yalan olmaz. Bazıları var, doğdukları yerde hâlâ varlıklarını sürdürüyor. Bazıları doğdukları yerin dışında da hayat bulabilmiş. Kimileri ihmale uğramış, terk edilmiş, varlıklarını kurumların koleksiyon bağlarında sürdürmeye adeta mahkûm olmuş. Ama kimileri o koleksiyon bağında ikinci baharını yaşama fırsatı bulmuş.

Karamenüş işte bu son grubun çok güzel bir temsilcisi.

Karamenüş üzümü

Arapgir’in Budak Köyü’nden Milli Koleksiyon Bağı’na

Bugün şaraplık bir çeşit olarak tanıdığımız Karamenüş’ün bilimsel kayıtlara geçmiş yolculuğu, 1984 yılında Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Budak köyünde başlıyor. Buradan alınan asma materyali Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nün Milli Koleksiyon Bağına taşınıyor. Yıllar süren araştırmaların ardından, 2018 yılında şaraplık bir üzüm çeşidi olarak tescil ediliyor. Karamenüş’ün hikâyesi, yalnızca bir üzümün özelliklerini değil, Türkiye’nin yerel üzüm çeşitlerini korumak ve değerlendirmek amacıyla yürütülen çalışmaların önemini de ortaya koyuyor.

Karamenüş hakkında elimizdeki en önemli bilimsel kaynaklardan biri, Serkan Candar, Tezcan Alço, Tamer Uysal, Mümtaz Ekiz ve Fehmi Yayla tarafından hazırlanan, 2019 yılında Uluslararası Tarım ve Yaban Hayatı Bilimleri Dergisi‘nde yayımlanan araştırma. Karamenüş ve Yayla Şaraplık Üzüm Çeşitlerinde Biyoklimatik İsteklerin ve Olgunluk Göstergelerinin Belirlenmesi başlıklı çalışma, Karamenüş’ün yetiştiricilik özelliklerini ve farklı iklim koşullarına uyumunu inceliyor. Ancak makalenin giriş bölümünde, üzümün geçmişine ilişkin önemli bilgiler de bulunuyor.

Karamenüş, 1984 yılında Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Budak köyünün köy içi mevkiinden alınarak Tekirdağ’daki Millî Koleksiyon Bağı’na getiriliyor. Burada küçük bir not düşelim. Karamenüş’ün Budak köyünden koleksiyona alınmış olması, ille de orada ortaya çıktığı anlamına gelmiyor. Araştırma bize üzümün kökenini değil, bilimsel olarak kayıt altına alınan materyalin nereden sağlandığını söylüyor.

Karamenüş,1965 yılında başlatılan Türkiye Asma Genetik Kaynaklarının Belirlenmesi, Muhafazası ve Tanımlanması Üzerinde Araştırmalar projesi kapsamında sürdürülen saha çalışmaları esnasında ve projenin hayata geçmesinden 20 yıl sonra kayıt altına alınıyor.  Türkiye’deki asma çeşitlerinin belirlenmesini, korunmasını ve bilimsel yöntemlerle tanımlanmasını amaçlayan bu proje ilerleyince, Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü bu çalışmaların başlıca merkezlerinden biri haline geliyor. Makalenin aktardığı verilere göre Enstitü koleksiyonunda 1.435 yerel tip ve 104 yabancı kökenli asma materyali bulunuyordu. Güncel verilere göre 2026 yılında yerli çeşit sayısı 1.459’a ulaşmış durumda.

Korunmaktan Tescile Uzanan Yol

Bir üzüm çeşidinin koleksiyon bağına alınması, onun korunması açısından çok önemli bir adım. Ancak geleceğinin nasıl şekilleneceği, izleyen yıllarda yapılacak çalışmalara bağlı. Çünkü koleksiyona alınmış olması, çeşidin bütün özelliklerinin bilindiği veya ticari üretime uygunluğunun belirlendiği anlamına gelmiyor. Projenin başlangıç döneminde öncelik çeşitlerin toplanmasına, korunmasına ve tanımlanmasına verilmiş. Sonraki yıllarda araştırmacılar, koleksiyonda bulunan çeşitlerin farklı kullanım alanları açısından değerlendirilmesine de yönelmişler.

İşte bu çalışmalardan biri, Fehmi Yayla tarafından 1997-2008 yılları arasında yürütülen Milli Koleksiyon Bağındaki Üzüm Çeşitlerinin Şaraplık Özelliklerinin Araştırılması başlıklı proje. Proje kapsamında, o dönemde koleksiyonda bulunan yaklaşık 1.250 çeşit arasından şaraplık özellikleri bakımından değerlendirmeye uygun olanlar belirlenmeye çalışılmış. Bunun için üzümlerin ve elde edilen şarapların fiziksel, kimyasal ve duyusal özellikleri incelendi. O dönem bu çalışmayı yapan ekipten Tezcan Alço’nun kendi sözleriyle aktaracak olursak “Önce 1.250 çeşit üzümü tek tek tattık. Öyle ki sonunda dilim yara oldu.”

Karamenüş, bu çalışmalar sonucunda kaliteli şaraplık çeşitler arasında değerlendirilebilecek üzümlerden biri olarak belirlenmiş. Ama bu tespit şaraplık potansiyelin ortaya konulması açısından elbette yeterli olmamış. Ondan sonra da çeşidin yetiştiricilik özelliklerinin, olgunlaşma döneminin, iklim isteklerinin ve farklı koşullara vereceği tepkilerin de araştırılması süreci başlamış. Neticede Karamenüş, 2018 yılında Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü tarafından tescil ettirilerek Millî Çeşit Listesi’ne kaydedilmiş. Yani 1984 yılında Budak köyünden koleksiyona alınan bir üzüm, tam otuz dört yıl sonra Türkiye’nin tescilli şaraplık çeşitleri arasına girmiş oldu.

Burada üzerinde durulması gereken bir başka konu var.

Candar ve arkadaşları, araştırmalarının giriş bölümünde Türkiye’deki genetik kaynakların toplanması ve tanımlanmasında önemli başarılar elde edildiğini, ancak bu kaynakların ekonomik değere dönüştürülmesinde aynı ölçüde başarılı olunamadığını belirtiyorlar. Gerçekten de bir üzümün bilimsel olarak tanımlanmasıyla bağlarda yaygın olarak yetiştirilmeye başlanması arasında uzun bir yol bulunuyor. Karamenüş’ün hikâyesi, bu yolun farklı aşamalarını izlememize olanak veriyor.

Karamenüş üzümü

Karamenüş Üzümünün Özellikleri

Karamenüş, siyah taneli bir Vitis vinifera. çeşidi. 2019 tarihli araştırmada salkımları konik, taneleri siyah, kabukları kalın olarak tanımlanıyor. Tane içinin etli, sulu ve tatlı olduğu belirtiliyor. Olgunlaşma dönemi ise eylül ayının ortaları ile ekim ayının başları arasında değişiyor.

Bu özellikler, Karamenüş’ün şaraplık potansiyelini değerlendirmek açısından bir başlangıç noktası oluşturuyor. Ancak bir üzümün morfolojik özellikleri, ondan elde edilecek şarabın karakterini tek başına açıklamaya yeterli değil. Üzümün yetiştirildiği coğrafya, iklim koşulları, bağdaki uygulamalar, hasat zamanı ve şarap yapım yöntemleri de sonuç üzerinde belirleyici olabiliyor.

Fehmi Yayla’nın 2008 tarihli araştırmasında Karamenüş’ten elde edilen şarapların kimyasal bileşiminin normal değerlerde olduğu belirtiliyor. Duyusal değerlendirmede ise koyu renkli, tanen yapısı iyi, yoğun meyvemsi ve baharatlı özellikler gösteren bir şarap tanımlanıyor. Araştırmacılar, şarabın koku ve diğer özelliklerinin daha iyi algılanabilmesi için birkaç yıllık yıllanmaya ihtiyaç duyulduğunu da ifade ediyorlar. Bu değerlendirme, Karamenüş’ün yıllanma potansiyeli açısından da araştırılmaya değer görüldüğünü ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, söz konusu sonuçların belirli araştırma koşullarında elde edilen şaraplara ait olduğunu unutmamak gerekiyor. Karamenüş’ten bugün üretilen şarapların aynı özellikleri ne ölçüde taşıdığı, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.

İki Yıl, İki Farklı Hasat

Karamenüş’ün yetiştiricilik özelliklerini anlamak açısından 2019 tarihli araştırmanın en önemli bölümlerinden biri, Tekirdağ’da 2017 ve 2018 yıllarında gerçekleştirilen gözlemler.

Birbirini izleyen iki yılda hasat edilen Karamenüş üzümleri arasındaki önemli farklılıkları laboratuvar analizleri ortaya koymuş. Değişen iklim koşullarının elde edilen üzüm kalitesinde nasıl büyük değişiklikler yaratabileceği de kayıt altına alınmış. Üstelik bu iki hasat arasındaki fark yalnızca tarihlerle sınırlı değil. 2017 yılında 6,64 g/L olan titre edilebilir asit miktarı 2018’de 5,85 g/L’ye gerilerken pH değeri 3,58’den 3,78’e yükselmiş. Şeker birikimindeki değişim ise oldukça sınırlı kalmış. Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü’nün Milli Koleksiyon Şaraplık Bağı’nda yetiştirilen üzümlerin 2017 hasadı 5 Ekim’de yapılırken 2018’de 24 Eylül’de, yani 11 gün erken yapılmış. Bu esnada asmaların 14 yaşında olduğunu da ekleyelim.

Karamenüş üzümü

Karamenüş Üzümü İçin Yeni Coğrafyalar

Bazı üzümler farklı coğrafyalara kolayca adapte olabiliyor. Uluslararası çeşitlerin gücü burada: Cabernet Sauvignon, Merlot, Sauvignon Blanc gibi üzümler dünyanın her yerinde yaşama şansı buluyor. Bazılarıysa çok seçici. Mesela bizim yerli çeşidimiz Emir. Aklımıza hemen Kapadokya geliyor.

Candar ve arkadaşlarının araştırması, Karamenüş’ün bu özelliklerini değerlendirmek amacıyla Tekirdağ’daki gözlemleri farklı illerin uzun yıllara dayanan iklim verileriyle karşılaştırıyor. Çalışmaya Malatya, Bolu, İzmir, Muğla, Nevşehir, Hatay, Elazığ, Diyarbakır ve Mardin dahil edilmiş.

Bu analizler bize Karamenüş’ün farklı coğrafyalardaki yetiştiricilik potansiyeli hakkında önemli ipuçları veriyor. Ancak kesin sonuçlar için bu değerlendirmelerin sahadaki çalışmalarla desteklenmesi gerekiyor. Karamenüş Malatya’dan gelen, Tekirdağ’da yetiştirilerek üretim denemeleri yapılan bir çeşit. Ortaya çıkan ilk izlenimler olumlu. Artık ticari üretimle elde edilecek sonuçları bekliyoruz.

Bizim Karamenüş Üzümü ve Şarabıyla İlgili Gözlemlerimiz

Ticari olarak üretilen Karamenüş şarabıyla bizim ilk tanışmamız 2025 yılında oldu. Prodom’un Arapgir’den tedarik ettiği üzümlerle yaptığı birkaç yüz şişelik üretim ilk tattığımızda bizi çok heyecanlandırmıştı. Şarap göz alıcı rengi, gövde yapısı, asitliği, baharatları, yoğun meyvemsi tadı ve ölçülü tanen yapısıyla bizi çok etkiledi. WAYANA’nın Nadir Üzümler Tadım Menüsü’nde kendine yer buldu.

İlerleyen günlerde Tekirdağ Bağcılık’ta Tezcan Alço’nun farklı kriterlerle ürettiği deneysel Karamenüş şaraplarını tatma fırsatı bulduk. Tekirdağ teruarında yetişen bu örneklerden de etkilenmeye devam ettik. Kriter farkları olsa da, Karamenüş şaraplarının hiçbiri bizim dudak bükmemize izin vermedi. Hepsinin temel Karamenüş özelliklerini koruyan, zevkle tüketilen örnekler olduğunu gördük. Elbette üretimde kullanılan mayanın özellikleri ve yetiştiği anaç, Karamenüş şarabında farklı nüanslar yaratmış. Ama şarabın renk ve gövde yapısında ve baharatla zenginleşen meyvemsi aroma ve tat profilinde meydana getirdiği değişimler son derece sınırlı. Bu sınırlı deneyimlerimiz bile Karamenüş’ün farklı üretim koşullarında belirli yapısal ve duyusal özelliklerini koruyabildiğini düşündürüyor.

Daha sonra bu çalışmaların sektörde nasıl karşılık bulduğunu da gözlemleme fırsatımız oldu. Tekirdağ Bağcılık’ın Karamenüş çalışması üreticilerimizi de heyecanlandırmış ve onlar da kendi bağlarında Karamenüş yetiştirmeye başlamışlar. Artık asmalar üretime elverişli olgunluğa ve anlamlı üretim miktarlarına ulaşmışlar. Bizim kapımızı çalma zamanları yaklaşıyor.

Özlediğimiz işbirliklerini gördüğümüz için mutluyuz

Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü, ulusal hazinemiz olarak gördüğümüz üzümlerimizi yalnız koruma altına alan ve Koleksiyon Bağında yetiştiren bir yer değil. Bu çeşitlerin yetiştiricilik özelliklerinin araştırılması, üzüm kalitelerinin tespiti, deneysel üretimlerinin yapılması ve bütün bu süreçlerin kayıt altına alınıp raporlanması ve yayınlanması da kurumun faaliyet alanları içinde. Karamenüş örneğine bakıldığında, özel sektörle kurulan sağlıklı ilişkiler sayesinde Arapgir’in Budak Köyü’nden koleksiyona kazandırılmış bir üzümün nasıl yepyeni bir kimliğe kavuştuğunu görüyoruz.

İyi bir şarabın yolculuğu bağda başlıyor. Yetiştiği yerle uyumlu bir asmanın şaraba uzanan yolculuğunda ise bundan sonraki en önemli iki bileşen insan ve zaman. Çünkü üzümün kendine has sırlarını ancak uzun yıllar boyunca birlikte olunca keşfetme fırsatımız oluyor. Karamenüş şarabının bundan sonra yıldan yıla yepyeni özellikleriyle tanışacağız. Yolun açık olsun Karamenüş.

Yazıyı hazırlarken başvurduğumuz iki önemli kaynağı aşağıda paylaşıyoruz.

Candar, S., Alço, T., Uysal, T., Ekiz, M. ve Yayla, F. (2019). Karamenüş ve Yayla (Vitis vinifera L.) Şaraplık Üzüm Çeşitlerinde Biyoklimatik İsteklerin ve Olgunluk Göstergelerinin Belirlenmesi. Uluslararası Tarım ve Yaban Hayatı Bilimleri Dergisi, 5(2), 231-239. https://doi.org/10.24180/ijaws.597206

Yayla, F. (2008). Milli Koleksiyon Bağındaki Üzüm Çeşitlerinin Şaraplık Özelliklerinin Araştırılması. Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. (2019 tarihli makalede aktarılan bulgular.)

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

1 Comment
One Trackback:

Comments are closed.