Çavuş üzümü Bozcaada’yla özdeşleşmiş olsa da aslında Bozcaada’ya özgü endemik bir üzüm değil. Osmanlı ordusunda görevli bir çavuşun Mekke yakınlarındaki Taif’ten getirdiği çavuş üzümü ve fidelerini, devrin padişahı III. Ahmet’e sunmasıyla ortaya çıkmış. Üzümü çok beğenen padişah dikilmesini ve çoğaltılmasını buyurmuş. Hatta 1720 yılında bu kez çavuş fideleri Padişah tarafından Fransa Kralı XV. Louis’ye gönderilmiş ve Parc de Versailles’a dikilmiş.
Tarihsel kayıtlarda ve seyahatnamelerde “bağların kraliçesi” olarak nitelendirilen Çavuş (Chavush) Grape, botanik dünyasında nevi şahsına münhasır bir üreme yapısına sahiptir. Kendine has incecik kabuğu ve sulu taneleriyle sofraların en aristokratik meyvelerinden biri olan bu varyete, morfolojik olarak işlevsel dişi çiçek yapısına sahip olduğundan, bağda tek başına tozlaşamaz. Döllenebilmesi ve salkım bağlayabilmesi için bağ sıralarının arasında mutlaka “Vasilaki” veya “Kuntra” gibi yardımcı bir tozlayıcı varyeteye (bağcıların deyimiyle ‘koca asmaya’) ihtiyaç duyar. Doğanın bu büyüleyici yardımlaşması, onun narinliğini ve ada teruarına olan bağımlılığını daha da özel kılar.
Bozcaadalı üreticilerin çavuş üzümünü şarap olarak işlemeye başlamaları yakın tarihli. 2000’li yıllarda Çavuş üzümünü şarapta denemeye başlayan üreticiler, ortaya çıkan şarabın beğenilmesi üzerine düzenli üretim yapmaya başladılar. Bozcaadalı üreticilerden Corvus ve Talay’ın şarap listelerinde artık çavuş üzümünden yapılan monosepaj şarapları görüyoruz.
Chavush wine has straw-yellow color. The wine is peach, apple and wildflower flavored; refreshing, soft and trailing samples that make you feel velvety soft. Of course, every winery and wine-maker has their own style.
Ülkemizde Safranbolu Çavuşu, Yuvarlak Çavuş, Pembe Çavuş adlarıyla tanınan ve yöreleriyle özdeşleşmiş örnekler olduğunu bilmekte fayda var. Her ne kadar Çavuş üzümü Bozcaada’nın endemik üzümü değilse de, 2018 yılında yapılan başvuru sonucunda Bozcaada Çavuş Üzümü Türk Patent Enstitüsü tarafından Menşe Adı kapsamında tescil edilmiş. Darısı diğerlerinin başına.
İstanbul Kadıköy’deki şarap evimiz WAYANA Wine Bar’ın şarap menüsünde Bozcaada’dan dört üzümün de seçkin örneklerini servis ediyoruz. Üstelik her üzümün birden çok şaraphane tarafından üretilmiş çeşitlerine yer veriyoruz. Yani hem tanımak hem de karşılaştırmak için WAYANA’ya gelmeniz yeterli.
İlginizi Çekebilir:
Çavuş (Chavush) Grape’nün narin yapısından ve Bozcaada’nın rüzgârlı bağlarından sonra, ada şarapçılığının diğer gizli kahramanlarını, fıçı kimyasını ve antik üretim teknolojilerini anlatan yazılarımız da ilginizi çekebilir:
Sayısı 90’a ulaşan şaraplık yerel üzümlerimizi incelemek için Şaraplık Yerel Üzümlerimizin Sayısı 90’a Ulaştı yazımızı okuyabilirsiniz.
Beyaz şarapların narin aromatik yapısı ile kırmızıların gövdeli karakterinin olgunlaşma döngüsünde ağacın üstlendiği biyokimyasal rolleri öğrenmek için Meşe Fıçıların Şaraba Etkisi: Oksijen, Tannin ve Aroma Dengesi bilimsel analizimize göz atabilirsiniz.
Fıçılardan ve modern paslanmaz çelik tanklardan çok önce, antik çağlarda ada şaraplarının Akdeniz’e taşınmasında kullanılan kadim saklama araçlarının öyküsü için Şarabın Oksijenle İmtihanı: Amforaların Yükseliş ve Düşüşü tarihsel araştırmamızı ziyaret edebilirsiniz.
Adanın bu hafif ve narin aromatik profiline karşılık, Ege anakarasında gül ve bal kokularıyla kadehleri dolduran bir diğer güçlü yerel beyazın öyküsünü okumak için Bornova Misketi: Herodot’un Övdüğü Aromatik Ege Mirası enolojik kılavuzumuza bakabilirsiniz.