Tarih boyunca kadehlerimize ve bağlarımıza yönelen radikal hamleleri incelerken, asırlık bir kültür mirasının nasıl baskılandığını görmek sarsıcıdır. Aralık ayındaki bültenlerimizden birinde Türkiye’de şarap üretimine ağır darbe vuracak yeni bir karar duyurmuştuk. Özellikle küçük üreticilerin zaten kırılgan olan mali yapılarını daha da zora sokacak olan doğmamış vergilerin tahsil edilememesi olasılığına karşı talep edilen teminat akla zarar bir uygulama. Dileriz bu uygulamanın hayata geçmesini önlemek için gösterilen çabalar karşılıksız kalmaz.
Toplumsal Kontrol ve Kültürel Kırılma: Yasakların Sosyolojisi
Tarihsel düzlemde şarap karşıtlığı ya da genel anlamda alkol yasakları, nadiren yalnızca halk sağlığı kaygılarıyla şekillenmiştir; bu hamleler çoğunlukla toplumsal kontrolü elinde tutmak isteyen otoritelerin dikey birer siyasi ve ideolojik enstrümanıdır. Antik çağlardan modern döneme kadar şarap, özgür düşüncenin, felsefi tartışmaların, sanatsal üretimin ve otoriteye karşı sivil örgütlenmelerin yeşerdiği o meşhur ziyafetlerin, meyhanelerin ve meclislerin kurucu akışkanı olmuştur. Dolayısıyla, şaraba ve onun etrafında filizlenen kültüre getirilen her radikal kısıtlama, aslında bireylerin kamusal alandaki dürüst etkileşim kanallarını ve entelektüel kolektif hafızasını yukarıdan aşağıya doğru baskılama amacı taşır. Şarap kültürünün geriletilmesi, toplumların asırlık zanaatkâr üretim geleneklerinden, tarımsal biyoçeşitlilik mirasından ve neşeli yaşam estetiğinden koparılmasıyla sonuçlanan derin bir kültürel kırılma yaratır.
Ekonomik ve Ekolojik Tahribat: Bağların Sessiz Tasfiyesi
Bir coğrafyadaki ideolojik şarap karşıtlığı, yalnızca kadehlerin boşalmasıyla sınırlı kalmaz; asıl kalıcı ve yıkıcı darbeyi tarımsal ekolojiye ve kırsal ekonomiye indirir. Bağcılık, asmanın toprağa tutunma mukavemetinden binlerce yıllık endemik genetik mirasın korunmasına kadar uzanan zanaata dayanan bir tarım sanatıdır. Siyasi veya yasal baskılarla şaraplık üzüm üretiminin baltalanması, asırlık köklü bağ alanlarının sökülmesine, binlerce yılda adapte olmuş Osmanca, Ercişkarası gibi nadir yerel çeşitlerin genetik olarak yeryüzünden silinmesine yol açar. Kırsaldaki butik üreticinin ve bağ işçisinin tasfiye edilmesi, mikroteruarlardaki ekonomik sürdürülebilirliği çökerterek endüstriyel monokültür tarımın önünü açar. Şarap karşıtı her radikal politika, özünde Anadolu’nun o çoksesli, biyoçeşitli ve anıtsal tarım ekosistemine indirilmiş ekolojik bir darbedir.
We know that wine has been given both religious and cultural meaning for thousands of years. Wine, which is one of the examples where alcohol is used in the most moderate way, does not affect people as quickly as heavy alcoholic samples. This feature has given the wine the status of the best elite accompaniment. But it is possible to overdo everything. In case of overuse of alcohol, isn't it better to look for the responsibility of the excessive situation not on the drink but on the drinker?
Şarabın binlerce yıldır hem dinsel hem kültürel bir anlam yüklendiğini biliyoruz. Alkolün en ölçülü kullanıldığı örneklerden birisi olan şarap, ağır alkollü örneklerde olduğu gibi insanı çok hızla etkilemez. Bu özellik şarabı, en iyi elit eşlikçi statüsüne kavuşturmuştur. Ama her şeyin ölçüsünü kaçırmak mümkün. Ölçünün kaçtığı durumun sorumluluğunu içecekte değil içende aramak daha doğru değil mi?
Anlaşılan, bu sorunun cevabını politikaları oluşturanların bir kısmı tüketicide değil, içecekte aramayı tercih ediyor. A.B.D. bu konudaki en olumsuz örneklerden birisi. Üstelik alkol karşıtlığı konusundaki en büyük desteği Dünya Sağlık Örgütü’nden (WHO) alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün başlattığı kampanya, şarapla sigarayı aynı yerde konumlandırmayı hedefliyor. Yani, bütün dünyada alkolün sağlığa zararlı olduğunu belirten duyuruların etiketlere işlenmesi ve tanıtımının yasaklanması konusunda telkinde bulunuyor.
Avrupa ülkelerinde, A.B.D. kadar olmasa da, alkole yönelik vergilendirme uygulamalarının gündeme geldiğini görüyoruz. İngiltere ve Hollanda’da ilk uygulamalar hayata geçti bile. Her ne kadar Avrupa Birliği genelinde henüz gündeme gelen genel ve bağlayıcı bir uygulama olmasa da, tüketicilerin bu politikalar konusunda bilgilenmesi ve seslerini yükseltmesi gerekiyor. Önce vergi koyarak cezalandırmayla başlayan bu süreç daha sonra yasaklamalara doğru evrilecek olursa mücadele etmek daha zor olacak.
Türkiye’de işler daha çetrefilli. Piyasa koşullarındaki bütün zorluklara rağmen yeni üretici adaylarının ortaya çıktığını ve şarap yatırımı yaptıklarını görüyoruz. Yerel idarelerin bir kısmının tesislerin açılması konusunda zorluk çıkardıklarını, ama yılmadan mücadeleye devam ettiklerini de görüyoruz. Bizim WAYANA olarak yeni üreticileri ve ürünlerini şarap severlere tanıtmak konusundaki destek politikamız ayakta kaldığımız süre boyunca devam edecek. Bugünlerin de bir gün geride kalacağına olan inancımızı korumamız gerektiğine inanıyoruz.
Tarih boyunca şarabın etrafında örülen o radikal yasaklama sosyolojileri, toplumsal kontrol mekanizmaları ve asıl kültürel köklerin mukavemeti ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli tarihi ve felsefi araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Şarap karşıtlığının coğrafyamızdaki en fırtınalı, en sert ve dikey yasaklama dönemlerini; Evliya Çelebi’nin gözlemlerinden Şeyhülislam fetvalarına uzanan o muazzam tarihi kırılma hatlarını okumak için Osmanlı’da Şarap Yasakları ve Kamusal Alanın Sınırları tarih araştırmamızı ziyaret edebilirsiniz.
Siyasi ve toplumsal baskıların bağ alanları üzerinde yarattığı o sessiz tasfiye süreçlerini; küresel iklim krizinin ve tarım politikalarının asmalar üzerindeki o sarsıcı etkilerini birer erken uyarı feneri olarak okumak için Bağlar Tarımsal Üretimin Kanaryası mı? ekolojik manifestomuza bakabilirsiniz.
Tüm bu sosyo-kültürel ve ideolojik baskı koridorlarına rağmen, Anadolu’nun unutturulmuş o asil biyoçeşitlilik mirasını korumak adına sarp dağ köylerinde yürütülen o gerçek mikro-teruar direnişlerini keşfetmek için Kayıp Genetiğin Peşinde: Osmanca Üzümü ve Biyoçeşitlilik çeşit monografimizi inceleyebilirsiniz.
Kısıtlamaların ve steril fabrikasyon endüstrisinin şarabı tektipleştirme çabalarına karşı; mahzende pompasız, filtresiz ve kükürtsüz olarak yürütülen o yaşayan, müdahalesiz sıvı devriminin felsefesini öğrenmek için Natürel Şaraplar – Bölüm 1: Giriş ve Felsefi Temeller yazı dizimize göz atabilirsiniz.