Kızıl Gezegende Beyaz Şarap: Gürcistan’ın Mars’ta Bağcılık Vizyonu ve IX. Milenyum Projesi

K ı z ı l G e z e g e n d e B e y a z Ş a r a p : G ü r c i s t a n ı n M a r s t a B a ğ c ı l ı k V i z y o n u v e I X . M i l e n y u m P r o j e s i

Facebook
Twitter
LinkedIn

Mars’ta Bağcılık

Mars’ta bağcılık hakkında bir haber görünce ister istemez durakladım. Gürcistan’ın “IX. Milenyum” projesini anlatan bir yazı The Washington Post gazetesinin 7 Ocak 2019 günkü online yayınında yer alıyordu. (Orijinal yazıya meraklı dostlarımız https://www.washingtonpost.com/world/europe/white-wine-on-the-red-planet-scientists-in-georgia-are-hunting-for-a-perfect-martian-grape/2019/01/06/c28d3570-fe21-11e8-a17e-162b712e8fc2_story.html?noredirect=on&utm_term=.0168a0bd74c9 linkinden ulaşabilirler.) IX. Milenyum adını verdikleri projeyi Gürcistan şarabının 8.000 yıllık geçmişine atıfta bulunarak sahipleniyor; iyi de yapıyor.

Şarap tarihi üzerinde çalışan bilim insanları, şarabın ortaya çıktığı toprakların ülkemizin de içinde yer aldığı coğrafyada olduğunu düşünüyorlar. Birkaç yıl önce bugünkü İran’da yapılan kazılar esnasında ele geçirilen bir toprak kabın, şarap yapımında kullanıldığını gösteren kalıntılar bulunmuş, kabın 7.000 yıllık olduğu saptanmıştı. Kısa bir süre önce Tiflis yakınlarındaki bir kazıda ortaya çıkarılan toprak kap parçaları bu kez şarap tarihini 1.000 yıl daha öteledi. Gürcistan, 8.000 yıllık şarap kabıyla şimdilik bulunan en eski şarap üretim bölgesinin ev sahipliğini yapıyor. Yeni projelerinin adı da sahiplendikleri bu geçmişe hoş bir atıfta bulunuyor.

Gürcistan, atadan kalma metotlarla şarap üretimini hâlâ sürdüren birçok şarap üreticisine sahip. Bu üreticiler, aynen binlerce yıl önce aynı topraklarda yaşayan dedeleri gibi, toprak küplerin içine ezilmiş üzümleri, kabukları ve tohumlarıyla birlikte atıp fermente ediyorlar. Yani, son yılların yükselen şarap trendlerinden biri olan doğal şarap, Gürcistan’ın zaten şarap üretiminin bir parçası.

Peki, bütün bunların Mars’ta bağcılık ile ne ilgisi var?

İki binli yılların başından beri dünya kamuoyu gerek özel sektörün ve sivil toplum örgütlerinin, gerekse başta NASA olmak üzere pek çok ülkenin uzay ajanslarının Mars’ın kolonileşmesi konusuyla ilgili heyecan verici haberlerini izliyor. Üniversitelerin Mars benzeri ortamlarda yaptıkları deneysel çalışmalar, Matt Damon’ın başrolünü üslendiği Andy Weir’ın aynı adı taşıyan kitabından uyarlanan “The Martian” filminin yarattığı güçlü Mars algısının bir yansımasını Gürcistan’ın IX. Milenyum projesinde görüyoruz. Ama sahiplendikleri bu çalışmanın içini doldurmak için büyük bir çaba gösterdikleri hemen kendisini belli ediyor.

Gürcistan’ın şaraba bakışı nasıl?

Önce üzüm konusunda yaptıkları çalışmalara hızlıca göz atalım. Başkent Tiflis’in kuzeyindeki Sagurama üzüm kütüphanesinde 450 yerel, 350 yerel olmayan asma cinsini araştırma amacıyla yetiştiriyorlar Gürcü bilim insanları. Sovyetler Birliği döneminde alınan kararlarla 20 çeşitle sınırlandırılan şaraplık üzüm yetiştiriciliği, Gürcistan’ın bağımsızlığını elde etmesinden sonra üzümleri sonsuza kadar kaybetmemek için verilen büyük bir mücadeleye dönüşmüş. Sayılar, bu mücadelenin başarıyla yürütüldüğünü gösteriyor.

Euromonitor’un verilerine göre yaklaşık 200 şarap üreticisi Gürcistan’da faaliyet gösteriyor, ama binlerce Gürcü’nün arka bahçelerindeki asmalardan topladıkları üzümlerle kendileri için şarap yaptıklarını unutmayalım. Ülkenin yaklaşık 100 milyon litre şarap ürettiği, bunun %30 kadarının da ihraç edildiğini istatistikler gösteriyor. Devlet, şarap üretimini ve şarap turizmini destekleyen politikalar izliyor. İlginç olan yanlardan birisi de nüfusun (toplam 4 milyon) altıda biri (700 bin kişi) şarap tüketicisi olarak tespit ediliyor, yani yaşayan yerli nüfusun ezici bir çoğunluğu şarap tüketmiyor.

IX Milenyum Projesi

Elon Musk’ın 2016 yılında dile getirdiği 2024 yılında Mars’a gitme hedefi, Gürcü dostlarımızı da heyecanlandırmış. “Eğer Mars’a gidilecekse, atalarımızın bu topraklarda yarattığı şarabı şimdi de bizim Mars’a götürmemiz yakışır,” diyerek bir komite oluşturmuşlar. Bu komitede hem girişimciler hem de akademisyenler ve kamu görevlileri yer alıyor.

Geleceğin Vitikültürü: Geodezik Kubbeler Altında Yaşam

Bu çalışmanın ilk somut adımı olarak Tiflis’te bir otel bünyesinde ilk deneysel dikey çiftliği hayata geçirmeyi planlıyorlar. “Uzay Çiftliği” adını verdikleri bir şirket, bu çalışmada üzümün yanı sıra roka ve çilek üretimini de test edecek. Burada yapılacak çalışmadan elde edilecek tohumların uzun uzay yolculuklarında test edilmesi hedefleniyor. Küçük alanlarda, neredeyse insan katkısı olmadan yapılacak hidroponik (topraksız tarım) üretimin Mars için düşünülen yarı küre biçimindeki biyolojik yaşam alanlarına uygun olacağı öngörülüyor.

Mars İklim Simülasyonları ve Asma Fideleri

Tiflis’teki Business Technology University de projenin bir parçası. Onlar da Mars toprağının yapısına benzer topraklarla Mars iklim simülasyonunun uygulandığı laboratuvarlarda eksi sıcaklıklarda, yüksek karbon monoksitli ve Dünya’nın 7.000 metre yüksekliğindeki basıncına eşdeğer ortamlarda asma fidelerini test ediyorlar. Proje üyeleri, ancak 2023 yılından sonra Mars’a uygun üzümlerin neler olabileceğine ilişkin ipuçlarının ortaya çıkabileceğini dile getiriyorlar.

Anadolu Toprakları ve İnsanlığın Yarınki Girişimleri

Böyle bir projeye talip olabilecek pek çok ülke aklımıza gelebilir elbette, ama herhalde Gürcistan’ın ilk sıralarda olmayacağını düşünmemiz doğal olur. Bu alanda hak iddia etmeye tarihten aldıkları güçle yerden göğe kadar hakları var. Elbette başka adaylar da olabilirdi bu girişim için, ama bu bir vizyon meselesi. Belki bütün Avrupa’dan daha fazla endemik bitki türüne ev sahipliği yapan bizim ülkemiz de insanlığın yarınki girişimleri için koşması gerektiğini geç kalmadan fark eder.

Bu yazıyı aslında 2022 yılının heyecanlı bir gününde kaleme almış, ancak WAYANA’nın yoğun koşturmacası içinde arşivimizin derinliklerinde unutuvermiştik. Geçtiğimiz günlerde eski dijital dosyalarımızı karıştırırken bu metne rastladık ve 2026 yılından dönüp geriye baktığımızda, şarabın geleceğine dair kurduğumuz fütüristik hayallerin ve uzay vitikültürü vizyonumuzun hâlâ ne kadar taze olduğunu gördük. Zamansızlığına inandığımız bu Mars yolculuğunu, hiç dokunmadan, o günkü heyecanıyla şimdi sizinle paylaşıyoruz.