Eceabat’taki Şarap Kültürü Vahası: ASMADAN

E c e a b a t t a k i Ş a r a p K ü l t ü r ü V a h a s ı : A S M A D A N

Facebook
Twitter
LinkedIn

WAYANA’dan önceki işletmemiz BEPPE döneminde başladığını hatırlayacaksınız şarap yolculuğumuzun. Daha o zamandan başlayarak Türkiye’nin zorlu bürokratik koşullarında şarap üretmeye çalışanlara şarap menümüzde yer vermeye, seslerini duyurmaya çalıştık. Daha sonra Asmadan olacak işletmenin o zamanki adı Kayalıtepe’ydi. Kurucusu Turgay Hoşkal’ın sözleriyle “İstanbul’dan kaçmak için yaptıkları plan geri tepmiş ve üstelik İstanbul’dan kaçılamadığı gibi bir de bağcılık ve şarap gibi bambaşka faaliyetlerin yükü omuzlarına binmişti”. Sonunda Turgay Bey şaraptaki bayrak yarışındaki kendi etabını tamamladı ve bayrağı Asmadan’a teslim etti.

Asmadan, ürün gamı içinde Kayalıtepe adını hâlâ koruyor ve geçmişin anısını canlı tutuyor.

Asmadan Şaraphanesi içindeki Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi

Asmadan’ın Kuruluşu

Ülkemizin yakın dönem şarap tarihine baktığımızda, 1990’lardan başlayarak sektörde bir hareketlenme olduğunu görürüz. Bu hareketlenme, 2015’e kadar ivmesini arttırarak sürdürdü. Şimdilerde durma noktasına gelen bu hareketli dönemin son demlerinde, Asmadan’ın Manisa bölgesindeki bağlarıyla şarap dünyasına adım attığını görüyoruz. Köprübaşı mevkiindeki bağlara komşu alanlarda ayrıca kendilerine ait zeytinlik ve lavanta tarlaları olduğunu da hatırlatalım.

2017 yılında, bu kez bir başka girişimcinin, Turgay Hoşkal’ın, hayali olarak ortaya çıkan Eceabat bağları Asmadan tarafından alınmış ve bugünkü çerçeve ortaya çıkmış. Bugünkü Asmadan derken yalnızca şarap imal eden bir üreticiden değil örnek bir önoturizm merkezine dönüşmüş olan ve bağları, oteli, restoranları, şaraphanesi, peynirhanesi ve müzesi olan kompleks bir kuruluştan söz ediyoruz.

Asmadan’ın Bağları

Asmadan, Manisa’da ve Eceabat’ta yaklaşık 600 dönümlük bir bağ alanına sahip. Özellikle Manisa bağlarında yerel ve uluslararası üzümlerden oluşan mozaik bir üzüm çeşitliliği görüyoruz. Sonradan edinilen Eceabat bağlarında ağırlıklı olarak Cabernet Sauvignon dikili. Üzüm tedarikinde kendi bağlarının yanı sıra Tekirdağ ve Bayramiç bölgesindeki anlaşmalı bağlardan da alım yapıyorlar.

Asmadan’ın Şarapları

Asmadan, şarap serilerini isimlendirirken hem bağların ortaya çıkmasında emeği olanlara hem de bağlara hayat verenlere vefa borcunu dile getirmeye özen göstermiş. BAĞBAN serisi, anlaşmalı üzüm aldıkları bağlara emek verenlerden alıyor adını. Bağban, bağı işleyen, bağcı anlamını taşıyor. Bu serideki şarapların hasat edildiği asmalar 50 yaşından büyük. Uluslararası normlarda 35 yaşın üstündeki asmalar “Old Vine/Yaşlı Asma” sınıfında kabul ediliyor. Bu serideki şarapların ortak özelliği Old Vine statüsünde olmaları.

Bağban serisinde dört üzümden yapılan tek üzüm şarapları var: Semillon – Sıdalan – Karasakız – Gamay. Semillon ve Gamay Tekirdağ Şarköy’e bağlı Güzelköy’den, Karasakız ve Sıdalan Çanakkale’nin Bayramiç bölgesinden alınıyor.

GÖNÜLDEN serisi

Eceabat’taki bağların kurucusu ve eski sahibi Turgay Hoşkal’ın eşine ithaf edilmiş. Bu seride Cabernet Sauvignon’dan bir blush ile Syrah’dan bir roze şarap yer alıyor.

VALS serisi

Vals adını taşıyan beyaz şarapların Sauvignon Blanc üzümleri Denizli Güney platosundan geliyor. Macabeo-Narince kupajı olan üçüncü beyaz şarap, Asmadan’ın Manisa bağlarının üzümlerinden yapılıyor.

KOR serisi

Kor serisi, meşe fıçıda olgunlaştırılmış şaraplardan oluşuyor. Bu serideki şaraplardan yalnızca birisi, blend, fıçıyla tanışmamış, diğerlerinin hepsinde uzun süreli fıçı kullanımı var.

FİGEN

Asmadan’ın şimdiki sahibinin kaybettiği eşinin anısına adlandırdıkları bir anı şarabı. Şaraphanenin bugünkü hale gelmesinde Figen Hanım’ın büyük emeği olduğunu söylüyor ekip arkadaşları.

Şarapları tablo halinde incelemek daha kolay:

SeriÖne çıkan özellik
BAĞBANYaşlı asma şarapları
GÖNÜLDENEceabat bağlarına ithaf
VALSBeyaz şarap serisi
KORMeşe fıçı olgunlaştırması
FİGENAnı şarabı

Önoturizm ile Gastronomi Turizmi Hakkında Birkaç Söz

Önoturizm ile gastronomi turizmi aynı şey değildir, ancak birbirini tamamlayan iki deneyimdir. Gastronomi turizmi, bir bölgenin mutfağını, yerel ürünlerini ve yemek kültürünü keşfetmeyi merkeze alırken; önoturizm odağına bağı, üzümü, şarabı ve bunların üretildiği kültürel çevreyi yerleştirir. Bir önoturizm deneyimi çoğu zaman bağ gezilerini, şaraphane ziyaretlerini, üretim süreçlerini, tadımları ve bunlara eşlik eden yerel mutfağı birlikte içerir. Başka bir deyişle gastronomi turizmi sofrada başlayan bir keşif sunarken, önoturizm o sofraya gelen şarabın hikâyesini üzüm bağından kadehe kadar izleme fırsatı verir.

Bir Önoturizm Destinasyonu Olarak Asmadan

Asmadan, şato tipi üretim yaklaşımını Bengodi Butik Otel ile bütünleştirerek bir şarap turizmi kompleksi yaratmayı başarmış. Bu kompleksin en can alıcı parçası Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi.

Asmadan’ın sunduğu deneyim de tam bu nedenle yalnızca gastronomi turizmi olarak değil, önoturizmin Türkiye’deki başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bağlar, şaraphane, Bağcılık Tarihi Müzesi, konaklama, yerel mutfak ve tadım deneyimleri bir araya gelerek ziyaretçiye yalnızca bir öğün değil, bütüncül bir kültür yolculuğu sunar.

Bağları, şaraphaneyi, oteli ve restoranı bir arada olan şarap destinasyonları bulmanız çok kolay olmasa da mümkündür, ama bunların bir de müze içeren örneğini kolay kolay bulamazsınız. Asmadan’ı farklı kılan en önemli yanı bu.

Truva Müzesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren müzenin hayata geçmesini Murat Yankı’nın çalışkanlığına ve ona inanarak bu projenin hayata geçmesini sağlayan Asmadan’ın kurucu ailesine borçluyuz. Müze, vaat ettiğini fazlasıyla karşılayan ve kompakt yapısıyla gezenleri yormadan geçmişe zaman yolculuğu yapmalarına imkân sağlayan ideal ölçekte.

Müze, hem gerçek arkeolojik buluntulara hem de başka müzelerde bulunan şarap objelerinin replikalarına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca kuruluş amacı gereği bağcılık ve şarap tarihine yoğunlaştığı için hem sergilenmek üzere seçilen objeler hem öne çıkarılan ören yerleri, tarihte şarap ve bağcılıklarıyla iz bırakanlar arasından seçilmiş.

Ülkemizin şarap turizmi konusunda parlak bir karnesi yok. Ama Türk şaraplarının uluslararası bilinirliğini sağlamada Anadolu’nun şaraptaki akıl almaz zenginliğinin çok büyük katkısı olacağı kesin. Anadolu’nun, yabani üzümlerin insan eliyle yetiştirilen kültür üzümlerine evrilmesindeki ana coğrafya olduğunu düşünecek olursak, Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi’nin bu gerçeğin algılanmasında üslendiği görevin ne kadar değerli olduğu kolayca anlaşılır.

Tadım Etkinliği Hakkında:

18 Ocak Pazar günü ÜRETİCİLER WAYANA’DA etkinliğinde Asmadan’ı konuk edeceğimiz için çok mutluyuz.

 Bu etkinlik serisinin kendine özgü bir formatı var. Etkinlik, iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Asmadan’ın yedi şarabını WAYANA mutfağının yedi tapasıyla birlikte tadacağız. İlk bölümdeki tadımın anlatımını Murat Yankı’yla birlikte yapacağız.

Etkinliğin ikinci bölümü olan açık tadımda da katılımcılarımız Asmadan’ın altı farklı şarabıyla daha tanışmış olacaklar. Bu bölüm aynı zamanda derin sohbetlere daldığımız bölüm. Eğer takviminiz uygunsa, 18 Ocak Pazar günü bekleriz.

Son Söz

Asmadan, yalnızca şarap üreten bir işletme olmanın ötesine geçerek bağcılık tarihini, gastronomiyi, konaklamayı ve kültürel mirası aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir deneyim sunuyor. Şarap turizminin geleceğinin yalnızca iyi şarap üretmekten değil, güçlü hikâyeler ve nitelikli deneyimler tasarlamaktan geçtiği düşünüldüğünde, Asmadan’ın Türkiye için dikkat çekici örneklerden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. Yolunuz Eceabat’a düştüğünde mutlaka uğrayın.

Aşağıdaki yazılar da ilginizi çekebilir. Üzerlerine tıklayarak göz atabilirsiniz.

Küllerinden Doğan Bağlar:Pompeii’nin Şarap Kimliğini Yeniden İnşa Etmek

Misi Köyü Bursa’yı Önoturizm Merkezi Yapabilir mi?

Küllerinden Doğan Bağlar:Pompeii’nin Şarap Kimliğini Yeniden İnşa Etmek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir