Kadehimizdeki yaşayan sıvının lezzet dünyasını incelerken, beynimizin kurduğu o muazzam duyusal ağların akustik boyutunu keşfetmeye hazır mısınız? WAYANA 301, özel etkinlikleri hariç tuttuğumuzda biletli girişle düzenlediğimiz ellinci etkinlik oldu. WAYANA markasıyla kapılarımızı 18 Temmuz 2022 tarihinde açtık. Henüz iki yılı doldurmadığımız halde bu denli yoğun bir tadım portföyüne sahip olduğumuz için doğrusu çok mutluyuz. Her tadım, yeni şarap severlerle tanışmamızı sağladı. Bizim yaptığımız işe ne kadar değer verdiğimizi bu etkinliklerde bizzat yaşadılar. Hepsi WAYANA’yı kendi zihin haritalarında doğru yere oturttu. Bizi seçerek hem motivasyonumuzu artırdılar hem de insana ‘yeter artık’ dedirten ülke koşullarına rağmen yola devam etme arzumuzu canlı tuttular. Onun için yazının ilk kısmını bize verdikleri destekten ötürü tüm tadım katılımcılarımıza teşekkür etmek için ayırdık.
Şarap ve müzik ilişkisi karmaşık ve çok disiplinli bir çalışma gerektiriyor. Bu çerçeveyi aşağıda kısaca özetledik.
Çoklu Duyusal Entegrasyonun Akustik Anatomisi
Şarap tadımı, geleneksel enoloji literatüründe uzun asırlar boyunca yalnızca görme, koklama ve tatma duyularının dar sınırları içine hapsedilmiştir. Oysa modern nöro-gastronomi ve algı psikolojisi çalışmaları, beynimizin kadehteki sıvıyı anlamlandırırken çevredeki tüm çevresel akustik uyaranları da bu denkleme aktif olarak dahil ettiğini (“çoklu duyusal entegrasyon” mekanizmasıyla) rasyonel bir biçimde ortaya koymaktadır. Kulaklarımızdan giren ses frekansları ve müzikal tınılar, beynimizin primer işitsel korteksinde işlenirken; hemen eşzamanlı olarak koku ve tat duyularının koordine edildiği orbitofrontal korteksteki nöral ağları da doğrudan uyarır ya da baskılar. Sonuç olarak, tamamen aynı kimyasal yapıya, aynı asit-tanen dengesine sahip bir şarap; arka planda çalan müziğin türüne, temposuna ve akustik genliğine bağlı olarak zihnimizde bambaşka bir gövde inşası, derinlik ve karakter kazanmaktadır.
Oxford Laboratuvarlarından Kadehe Süzülen Nöro-Enoloji
Akustik enoloji alanındaki en sarsıcı rasyonel kanıtlar, deneysel psikolojinin öncülerinden Prof. Charles Spence liderliğindeki Oxford Üniversitesi Crossmodal Araştırma Laboratuvarı tarafından gerçekleştirilen klinik çalışmalarla tescillenmiştir. Bu araştırmalar göstermektedir ki; yüksek perdeden tınlayan narin piyano veya flüt tınıları şaraptaki asit algısını (diri, gevrek tonları) dikey olarak tetiklerken, bas ağırlıklı yoğun çello veya pes brass enstrümanlarının tınıları şaraptaki gövde, tanen ve meşe fıçı (isli, baharatlı) algısını derinleştirmektedir. Müzik, beynimize kadehteki şarabın belirli yapısal bileşenlerini ön plana çıkarma ya da maskeleme komutunu veren görünmez birer nörolojik süzgeç vazifesi görür. WAYANA 301 tadım etkinliğimiz, bu laboratuvar verilerini teoriden çıkarıp kadehteki pratik birer duyusal devrime dönüştüren çok asil bir deneyim alanıdır.
WAYANA 301 tadımımız 2023 Güz-2024 Bahar döneminin kapanış etkinliğiydi. Bu etkinliği yılın ilgi gören orta ve üst segment şaraplarına ayırmıştık. Ama tadımın en büyük farkı şaraplara bu kez müzik parçalarının eşlik etmesiydi. Bunu ilk kez yapıyorduk, nasıl yapmamız gerektiği konusunu keşfetmemiz gerekiyordu. Biz de bunun için çalışmaya başladık.
WAYANA’dan önce aynı yerdeki pizza restoranımızı işletirken gastronomi alanındaki çalışmalarını yakından izlediğimiz İngiliz akademisyen Charles Spence’in şarap-müzik konusunda yürüttüğü çalışmalara tekrar baktık. Şarap konusunda kalem oynatanların müzikle ilgili deneyim, gözlem ve yorumlarına yönelik yoğun bir online tarama yaptık, erişebildiklerimizin hepsine baktık. Seçimleri yaparken kriter olarak neleri aldıklarını anlamaya çalıştık. Bunların hepsinin mutlaka yaptığımız seçimlerde, farklı ağırlık ve biçimlerde etkisi olmuştur. Ama bulduklarımız bize bu alanın henüz baltanın ancak çeperine girdiği orman olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Yani vereceğimiz kararlarda ve yapacağımız seçimlerde kendi başımızaydık.
Eserleri nasıl ve hangi özelliklerine göre seçtik?
Tadımdaki endemik şarapların üzümlerinin doğum yerleri bizim için başlangıç noktası oldu. Yerel üzümlerimiz için bölgesel akrabalığın güçlü bir bağ olduğunu düşündük ve müzik seçimlerimizi yöre türkülerinden yaptık. Yabancı üzüm şaraplarından ikisi için yine yöresel ilişkiyi seçtik, doğdukları ya da hayat buldukları yerlerin müziklerini seçtik. Diğer iki yabancı üzüm şarabında bu kez müzik janrına yer verip yöresel ilişkiden uzaklaştık. Yaptığımız seçimlerin tümü sübjektif, eser seçimlerinin sorumluluğu tamamen bize ait.
Her şarap için iki eser seçtik. Eserlerin birisi yavaş tempolu, diğeri canlı, hızlı tempolu olacak şekilde seçildi. Her parçanın yaklaşık 90 saniye (10 saniyelik toleransla) uzunluğundaki kısmı önce yavaş tempolu, sonra ses düzeyinin fade-out olarak kaybolması ve temposu yüksek ikinci parçanın çalınması biçiminde sürdürüldü. Her şaraba yaklaşık 3 dakikalık bir süre ayrıldı.
Bazı parçaların daha çok bilinenlerden, bazılarının daha az bilinenlerden seçilmesine dikkat ettik. Bilinirliğin değerlendirmeleri nasıl etkileyeceğini merak ediyorduk.
Bazı parçaların enstrümantal olup, bazılarının ses içermesinin anlam taşıyıp taşımayacağını görmek istedik, bu nedenle üç parçada ses yer almadı.
Yöresel seçimlerin dışına çıkarak yaptığımız janra dayalı müzik seçimlerinde de çok bilinen ve az bilinen parçaları seçip çaldık.
Tadım sürecini nasıl yürüttük?
Katılımcılara her tadımda olduğu gibi kısa bir bilgi aktarımı yaptık. Seçtiğimiz şarapların tümü sek şaraplar olduğu için kısaca sek şarabın nasıl elde edildiğini özetleyip tadımda kullanacağımız duyu organlarımızın görevlerini ve şarabın karakteristik özelliklerinin duyu organlarımızda nasıl etkiler yarattığını hatırlattık.
Tadıma geçmeden önce müzikle şarap arasındaki ilişkinin değerlendirmesini nasıl yapmamız gerektiği üzerinde bir açıklama yaptık. Tadım için bir broşür hazırladık. Hazırlanan broşürün yan yana iki sayfasından soldakinde müzik eserlerinin sıra numarası, adı ve seslendiren sanatçılara ilişkin açıklamalar, sağdaki sayfada da üzerinde eser adlarıyla aynı hizada değerlendirme tablosu yer aldı. Her eser için 1’den 10’a kadar numaralandırılmış değerlendirme çubuğu yerleştirildi. Katılımcılara müzik parçasını dinlerken şarabın aromasını koklayarak, yudumlayarak müziğin onlar için anlam taşıyıp taşımadığını sorgulamalarını ve tabloya yerleştirmelerini istedik. Eğer müzik parçasının hiç etkisi olmadığını düşünürlerse HİÇ ETKİLENMEDİM 1 noktasını, hoşlarına giden etki yarattığını hissederlerse ÇOK ETKİLENDİM 10 noktasına kadar uzanan bölgede bir seçim yapıp işaretlemelerini söyledik. Kimse adını değerlendirme parçasına yazmadı, bilgiler anonim olarak kendilerinden alındı.
Uygulama boyunca hiçbir aksama yaşamadık. Katılımcılar ilgiyle parçaları dinlediler, onlardan rica ettiğimiz değerlendirmeleri yaptılar ve bizimle paylaştılar. Etkinlikte yer alan parçaları, katılımcıların değerlendirmelerinin sonuçlarını bir sonraki yazımızda sizlerle geniş bir özet olarak paylaşacağız.
Kısa bir ön değerlendirme: İyi ki böyle bir deneysel çalışma yapmışız.
Müziğin ses frekanslarının beynimizdeki o narin duyusal korteks sınırlarını nasıl manipüle ettiğinin teorik ve bilimsel altyapısını çözdüyseniz; bu akustik frekansların ritmik tempo (BPM) değerleriyle damakta kalış süresini nasıl şekillendirdiğini ve WAYANA 301 tadımındaki pratik yansımalarını incelemek için serinin ikinci bölümü olan Müzik ve Şarap İlişkisi – 2: Akustik Sinerji ve Ritmler makalemize geçiş yapabilirsiniz.