Bağ bozumu döneminde olgunlaşan üzümleri korumak için endüstriyel yöntemler yerine her yırtıcı kuş türünün ekosistemdeki doğal avcılık rolünden yararlanmak çok daha sürdürülebilir bir çözümdür. Kışın son günleri yerini ilkbahara bırakırken bağlarda yaşam başlar. Tabiatın uyanmaya başladığı bu dönem, hasata kadar devam edecek olan tabiatın kendi içindeki var olma mücadelelerinin sahneleneceği bir tiyatro sahnesi gibidir. Bağcının odaklandığı en iyi verim ve kalitede üzüm elde etmek, kuşların ve arıların davası, üzümlerle beslenmek, çakalların davası erken olgunlaşan çakal üzümünü yemektir. Yani bağlar, doğada yaşam mücadelesi veren canlıların savaş alanı haline gelir.
To protect the grapes from damage throughout the season, growers turn to various methods aligned with their farming philosophy. Some rely on chemical inputs without hesitation. Others, who embrace organic or biodynamic agriculture, are more cautious—and their options are naturally more limited.
In this article, we explore how birds of prey are being used to protect vineyards, along with the pros and cons of this approach compared to more conventional solutions.

Üzüm: Bağcının Mahsulü Ama Kuşların da Besini
Diyelim ki kuşsunuz, göklerde süzülüyorsunuz ama gözünüz etrafta çünkü karnınız aç. Üstelik genetik kodunuzda üzümün besleyici suyunun size enerji verdiği bilgisi kayıtlı. Ne yaparsınız? Dalarsınız, kimisi yeşil, kimisi pembe veya kırmızı üzüm tanelerinin asılı olduğu bağlara. Ama o da ne? Sizin vereceğiniz “zarar”ı önlemek için tedbirler alınmış. Mesela kuş topu veya kuş kovucu denen bir alet geliştirmişler. Aslında bu bir çeşit ses bombası. Çıkardığı ses silah sesine benzediği için kuşları uzaklaştırıyor. Ama kuş kadar da olsa kuşların da aklı var, bir süre sonra bunun kandırmaca olduğunu fark edip umursamamaya başlıyor.
Doğanın kendi döngüsünün devamı için her canlının birinci önceliği besin. Kuş üzümün peşindeyse, bağcı da kuşun peşinde. Üstelik yalnız kuşlar da değil. Kemirgenler de bağcıların bağlarından uzak tutmak için efor harcadıkları canlılar grubu. Her canlı grubuyla mücadele için farklı çözümler geliştirilmesi gerekiyor. Öte yandan geliştirilen çözümlerin de getirdiği sorunlar var. Kuş topu bir yandan kuşları uzak tutarken, yaşayanlar için gürültü kirliliği de yaratıyor.
Bağ Ekosisteminde Biyolojik Mücadele ve Avcı Kuş Rolü
Those awe-inspiring hawks you sometimes see gliding overhead? With enough training—a lot of it, actually—they can become effective guardians of the vineyard. While the idea of using birds to scare away other birds might seem like a paradox, it’s comforting to know that the hawks don’t typically harm the intruders. Their majestic presence alone is enough to say: “Stay out.”
And it works. In vineyards that have adopted this method, bird-related crop loss has dropped from as much as 50% to around 10%.
Bağları korumada görevlendirilen yırtıcılardan birisi de doğan. Wine Enthusiast dergisindeki yazısında Stacy Lastof, Michigan’daki bağların yakınına yerleştirilen kuş barınakları yardımıyla doğada özgür yaşayan alaca doğanların bağ çevresinde konumlanmalarını ve bağların korunmasında önemli faydalar sağladıklarını aktarıyor. Ama bu kuşlar bordroda olmadığı için davranışlarını kestirmek de her zaman mümkün olmuyormuş.
And then there are owls. One notable project in California—led by students from Cal Poly Humboldt (formerly Humboldt State University)—installed 280 barn owl nest boxes across 65 vineyards. The results were striking. In just four months, one colony of owls consumed roughly 1,000 rodents.
Kaliforniya’da kemirgenler için kullanılan tuzak veya kapan maliyeti kemirgen başına yaklaşık 8 dolarken, baykuşlar için yapılacak harcamalarda birim maliyet 0,35 dolara geriliyormuş.
Yırtıcı Kuşların Kullanımı Ne Sağlıyor?
Using raptors to control pests does more than protect grapes. It reduces the need for chemical interventions, which is a significant shift.
Bunların en başında kimyasal kullanımının azalmasını sayabiliriz. Dünyanın içine girdiği kritik dönem, daha önce “doğanın insan için yaratıldığı” anlayışının yerini “doğa varsa insanın geleceği var” anlayışına bırakmasını sağladı. Bu anlayışın dünya genelinde giderek tabana yayıldığını görüyoruz. Bu paradigma değişikliğinin tarıma da büyük etkisi olduğunu görüyoruz. Daha önceden kesinlikle marjinal olarak görülen natürel şarap gibi metotların paylarını artırma eğiliminde olduğunu sayılar gösteriyor.
Yırtıcı kuşların kendilerine özgü ekosistem ihtiyaçları, doğanın tam kalbinden geliyor. Bu avcı kuşların bir bölümü onlar için hazırlanan yuvaları tercih etseler de bir bölümü esas habitat koşullarını terk etmiyor. Bu durumda bağların nerede konumlandığına bağlı olarak bu yırtıcıların uygunluğunu değerlendirmek gerekiyor.
Still, inviting these natural predators into the vineyard represents a major shift away from industrial, chemical-based pest control. Countries like the U.S., Israel, Malaysia, and Kenya are already putting these ideas into practice—with promising results.
Şarapçı dostlar arasında çok sınırlı bir yoklama yaptım, bizim ülkemizde bu konuda ne olup bittiğini anlamak için. Kayda değer bir örneğe en azından bu aşamada ulaşamadım. Ama Tomurcukbağ Şarapları’nın sahibi ve sektörümüzün duayenlerinden Sabit Hoca, kendisinin Kalecik’le ilgili deneyimini anlattı. Mesajının ilgili bölümünü aktarıyorum:
“Kalecik’te bağlarımızı kurduğumuz 2000’li yılların başlarında civarda henüz fazla evler yokken, kırsalda oldukça fazla sayıda şahin mevcuttu. Özellikle kuşlar bağlara çok az zarar veriyordu. Zamanla şahinler bölgeden uzaklaştılar; kuş zararları arttı.”
Aslında bu kısa tespit çok şey söylüyor.
Bu yazıya bir yıl sonra bir ilâve yapıyorum. Arcadia Şarapları tanıtımı öncesinde yaptığım çalışma gezisinde daha farklı bir tespitim oldu. Arcadia’nın geniş arazisindeki dönüşüm sonrasında bağlar ve bağları çevreleyen iyileştirilmiş bitki örtüsünün doğal yaşam için davetkâr bir görünüm aldığını, bu dönüşümün doğal bir uzantısı olarak da yırtıcılar Arcadia bağlarında doğal görevlerini ifa ediyorlar.
Final Word
Avcı kuşlar, tarımsal arazilere sağladıkları faydanın yanı sıra bu bölgede yaşamını sürdüren hanelerin de yaşamına olumlu yönde etki ediyor. Özellikle fare gibi kemirgenlerin ve yılan gibi sürüngenlerin düşük nüfuslu yerleşimin olduğu yerlerde yaratabileceği sıkıntıların azalmasında, avcı kuşların önemli bir yeri var. Özellikle küçük yerleşim alanlarında bahçeli evlerin sayıca fazlalılığı, bahçelerde yerleşecek kemirgen ve sürüngenlerin önünü kesmekte kendiliğinden bir fayda sağlıyor.
Uzun lafın kısası, doğanın sağlamış olduğu işbirliği olanaklarından bir tanesi insanla avcı kuşlar arasında var. Kullanıp kullanmamak bize kalmış.
Bağ yönetiminde doğanın kendi dengelerinden yararlanan bu biyolojik mücadele yöntemleri, sürdürülebilir tarım felsefesi ve asmanın ekosistemle kurduğu bağlar ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Asmanın monokültür yalnızlığına mahkûm edilmeyerek, bağda zeytin veya dut ağaçlarıyla kurduğu o kadim biyolojik ortaklığı ve polikültür faydalarını okumak için Married Vines: Asmanın Doğayla Akılcı İzdivacı analizimizi inceleyebilirsiniz.
Doğanın dengesine minimum müdahaleyle yaklaşmanın, endüstriyel manipülasyonları reddederek organik ve biyodinamik sınırları korumanın getirdiği zorlukları tüm çıplaklığıyla görmek için Vineyard Naturalness: Principles and Challenges makalemize göz atabilirsiniz.
İklim krizinin en sarsıcı ve yakıcı yüzü olan orman yangınlarının, duman molekülleri aracılığıyla bu hassas bağ ekosistemlerine ve üzümün kimyasal yapısına nasıl etki ettiğini incelediğimiz Wildfires, Vineyards, and Wine kriz analizimizi ziyaret edebilirsiniz.
Doğayla kavga etmenin, çevresel dengeleri bozmanın ve ekolojik yıpranmanın antik çağlarda koskoca bir medeniyeti nasıl trajik bir çöküşe sürüklediğini ibretlik kanıtlarıyla okumak için Truva: Çevresel Yıpranma, Çöküş ve Çıkarılacak Dersler tarihsel çalışmamızı inceleyebilirsiniz.