İnsanlığın o en görkemli uzay serüveninde, Ay yüzeyine ayak basan kahraman bir astronot kadehini insanlığın kadim sıvı mirasıyla dolduruyor. WAYANA’yı bir şarap servisi yapan şarap evinden çok şarap kültürünü derinlemesine sahiplenen ve şaraba değer verenlerin buluşma noktası olarak hayal ettik. Bu yanımızla biraz Don Kişotvari davrandığımızı düşünebilirsiniz, ama bu yaklaşımın lafta değil, özde olduğunu konuğumuz olan şarap severler kolayca anlar. Bu yanıyla şarabın kültürel unsurlarından birisi olan dinsel törenlerdeki konumu da bizim ilgiyle takip ettiğimiz alanlardan birisi.

Yerçekimsiz Enoloji: Gümüş Kadehte Süzülen Şarap Damlasının Fiziği
Buzz Aldrin, Dünya’dan tam 384.000 kilometre uzakta, Ay yüzeyindeki o loş Eagle modülünün içinde gümüş kadehe şarabı dökerken, enoloji dünyası yeryüzünün o alışılmış yerçekimi fizik kanunlarının tamamen dışında, sıra dışı bir “akışkanlar mekaniği” deneyine de sessizce tanıklık etmiştir. Ay’ın yerçekimi Dünya’nın sadece altıda biri oranında olduğu için, gümüş kadehe süzülen o narin kırmızı sıvı, bildiğimiz o klasik akma refleksi yerine yüzey geriliminin etkisiyle kadehin cidarlarına tutunarak ağır çekimde, adeta yaşayan kıvrımlı birer küre gibi süzülmüştür. Şarabın o %1’lik uçucu aroma molekülleri, basınçlandırılmış modül havasında çok daha yavaş yayılırken, Aldrin’in kadehi hafifçe eğmesiyle yükselen o ilk yudum, insanlık tarihinin yeryüzü dışındaki o ilk ve tek dikey tadım anını tescillemiştir. Bu kozmik dokunuş, şarabın sadece toprağa değil, aynı zamanda evrenin o gizemli fiziksel sınırlarına da nasıl kusursuzca adapte olabileceğinin rasyonel kanıtıdır.
NASA’nın Sessizlik Kalkanı: Madalyn Murray O’Hair ve Sansürlenen Ritüel
Buzz Aldrin’in Ay yüzeyinde gerçekleştirdiği bu tarihi şarap ritüeli, o dönemde NASA’nın dikey iletişim kanalları tarafından tüm dünyaya canlı olarak yayınlanabilecekken, kurumun aldığı radikal bir kararla adeta kozmik bir sessizlik sansürüne uğramıştır. Bunun arkasındaki asıl politik-sosyolojik neden, bir önceki Apollo 8 misyonunda astronotların uzaydan Genesis (Yaratılış) bölümünü okuması üzerine, ünlü ateist aktivist Madalyn Murray O’Hair tarafından NASA’ya karşı açılan o meşhur “kamusal alanda laiklik” davasıdır. NASA, yeni bir hukuki krizin ve laiklik tartışmalarının fitilini ateşlememek adına Aldrin’e ritüelini gerçekleştirmesini fısıldamış, ancak bunu telsiz frekanslarından tüm dünyaya canlı olarak aktarmasını kesin bir dille yasaklamıştır. Böylece, insanlığın evrendeki o ilk dış-dünya şarap tadımı; bir şatodaki mahzen loşluğu gibi sessiz, dürüst ve sadece o narin Ay modülünün metalik duvarları arasında saklanan kozmik birer sır olarak tarihe geçmiştir.
Hristiyan dünyasında Hz. İsa’nın bedeni ve kanı simgesel olarak ekmek ve şarapla ifade edilir. Bu açıdan ayinlerin ayrılmaz parçalarından birisi olan şarap, Hristiyanlığın geniş bir coğrafyaya yayılmasına paralel olarak manastırların ilgi alanına girmiş. Şarap tarihine baktığımızda aslında bu ilişkinin şarap üretiminde devamlılığın sağlanması, şarabın niteliğinin korunması ve iyileşmesi, yeni şarap stillerinin ortaya çıkması gibi pek çok başlıkta büyük kazanımlar sağladığını kolayca görürüz. Bu başlığa önemli bir örnek olarak Dom Pérignon’un sonradan adının marka olarak verileceği köpüklü şarap alanındaki çalışmalarını verebiliriz.
Hristiyan dünyası için bu denli kritik önem taşıyan şarabın (ve ayinlerdeki ayrılmaz parçası ekmeğin) uzay yolculuklarında da inanışları güçlü astronotlar tarafından beraberlerinde götürülmesi aslında şaşırtıcı değil. Bu yolculuklardan bir tanesi diğerlerinden daha öne çıkıyor. Çünkü Armstrong ve Aldrin’i aya götüren Apollo 11 seferi, dünya tarihindeki kritik bir eşiği simgeliyor: insan ilk kez dünyanın dışındaki bir uzay cismine ayak basıyor.
Apollo 11’in ‘Eagle’ adını taşıyan Ay iniş modülü Apollo 11’den ayrılıp Ay’a inince, astronotlar için uzun bir bekleyiş süresi başlar. Houston merkezi, modülden çıkmadan önce astronotların yürüyüş öncesi güçlerini toplamalarını ve ondan sonra çıkmalarını planlamıştır. Bu bekleme süresi içinde Edwin Aldrin beraberinde getirdiği ekmek ve şarapla bir başka gezegende ilk kutsama törenini gerçekleştirir. Armstrong törenin sessiz izleyicisi olur, bir parçası olmaz. Aldrin, Ay’daki yerçekiminin dünyadakinin altıda biri kadar olmasının etkisiyle, şarabı kadehe koyarken dans eder gibi hareket etmesinin kendisini çok etkilediğini anlatır.
NASA, kutsama töreninin kamuoyunda yaratabileceği yansımaları dikkate alarak bunun afişe edilmemesini tercih etmiş. Nitekim Aldrin dışında da birçoğu Hristiyan, bir tanesi de Musevi olan astronotlar kendi dinî ritüellerini uzayda yerine getirmişler. Musevi astronot, Challenger’ın trajik bir kazayla kalktıktan sonra infilak etmesi sonucu öldü. Ayrıca Edwin Aldrin anılarını kaleme alırken, sonradan bu ritüeli uygulamış olmasından duyduğu rahatsızlığı şöyle dile getirir: “Biz uzaya insanlık adına gönderildik. Hristiyan, Müslüman, Musevi, ateist; inancı ne olursa olsun herkes adına. Benim o zaman kendi dinsel inancımı öne çıkaran bir tören yapmamın ne kadar doğru olduğunu kendi kendime çok sorguladım. Ama o zaman kendimi ve şükranlarımı ifade etmenin en doğru yolu bu gibi gelmişti.”
Dinsel hoşgörüyle fanatizmin bir arada yaşadığı bugünün dünyası için de üzerinde düşünmeye değer bir konu bu. Ama biz şarap açısından bakarsak, Ay merkezli ayinlerin ilkinde yerini alarak neolitik dönemden beri süregelen kutsal içki sıfatını korumaya devam ediyor.
Buzz Aldrin’in o gümüş kadehten Ay modülünün zeminine süzülen bir damla şarapla yazdığı o kozmik ritüel, yerçekimsiz enoloji fizikleri ve şarabın insanlık tarihindeki o derin sembolik anlamları ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli teknik araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Apollo 11 tadımındaki o narin “komünyon şarabı” semboliği gibi; şarabın ses frekansları ve müzikal tempolarla beynimizin orbitofrontal korteksinde nasıl dikey birer duyusal ayine dönüştürüldüğünü öğrenmek için WAYANA 301: Müzik ve Şarap İlişkisi – 1 nöro-gastronomi çalışmamızı ziyaret edebilirsiniz.
Şarabın insan beyni üzerindeki o sarsıcı koku hafızası tetiklemelerini; kadehten yükselen uçucu aroma moleküllerinin amigdala ve hipokampus sınırlarında nasıl zamansız birer zaman yolculuğu başlattığını okumak için Proust Fenomeni: Şarapta Koku Hafızası ve Belleğin Gücü psikolojik enoloji yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ay yüzeyindeki o sarsıcı tadım anından binlerce yıl önce; Hitit İmparatorluğu hiyerarşisinde şarabın tanrılara sunulan en asil kutsal sıvı olarak kabul edilmesini ve saray ritüellerini incelemek için Dünyanın İlk Master of Wine’ı GAL GEŞTİN ve Hitit Şarap Tarihi arkeo-enoloji monografimizi keşfedebilirsiniz.
Şarabın oksijene ve zamana karşı verdiği o mukavemet savaşında; cam şişelerden ve metal tanklardan binlerce yıl önce topraktan oyularak dikey birer koruma kalkanı sunan o antik killi kapların gizemini okumak için Şarabın Oksijenle İmtihanı: Amforanın 1000 Yıl Süren Saltanatı tarihsel çalışmamıza bakabilirsiniz.