Tag: nadir türk üzümleri

Üzüm

Ercişkarası

Doğu Anadolu’nun o sarp, dondurucu karasal iklim kuşatmasında, deniz seviyesinden 1700 metre yükseklikte Urartular’dan beri kesintisiz kök salan o mucizevi ve direnişçi salkımı masaya yatırıyoruz: Ercişkarası. Van Gölü’nün dikey birer termal regülatör gibi kış donlarını yumuşattığı o asil mesoklima fiziğini; taş oyması kadim şaraphanelerden modern kadehlere süzülen o yüksek polifenollü diri asit yapısını ve bu nadir yerel mirasın hak ettiği enolojik iade-i itibarı WAYANA’nın o yerel değerleri koruyan sarsılmaz vizyonuyla sunuyoruz.

Üzüm

Osmanca

Anadolu’nun endüstriyel monokültür çarkları arasında unutturulmuş, Karadeniz ile iç bölgelerin o sert geçişken teruarlarında asırlardır sessizce direnen o narin ve gizemli salkımı mercek altına alıyoruz: Osmanca. Kalın kabuk dokusuyla mantari hastalıklara meydan okuyan o sarp botanik mukavemetini; tektipleşen küresel çeşitlere karşı yürütülen o asil mikro-teruar genetik direnişini ve bu nadide değerin kadehlerimize taşıdığı o duru, çok sesli ve biyoçeşitli lezzet atlasını WAYANA’nın yerel değerleri koruyan sarsılmaz vizyonuyla sunuyoruz.

Üzüm

Kalecikkarası

İç Anadolu’nun o acımasız, dondurucu karasal iklim kuşatmasının tam kalbinde, Kızılırmak’ın attığı o koruyucu mesoklimatik ilmekle hayatta kalan o en narin, en ipeksi salkımı mercek altına alıyoruz: Kalecikkarası. Kaba ve yüksek tanenli endüstriyel trendlere meydan okuyan o ince kabuklu asil dokusunu; kadehten yükselen o taze çilek, ahududu ve narin pamuk şekeri aromalarının arkasındaki ampelografik dehayı ve bu asırlık yerel mirasın hak ettiği enolojik iade-i itibarı WAYANA’nın o yerel değerleri parlatmayı amaçlayan sarsılmaz vizyonuyla sunuyoruz.

Şarap

Kösetevek

Doğu Anadolu’nun o sert karasal iklim kuşatmasında, Elazığ Havzası’nın killi ve çakıllı topraklarında asırlardır sessizce direnen o narin ve gizemli kırmızı salkımı mercek altına alıyoruz: Köşetevek. Öküzgözü ve Boğazkere’nin gölgesinde kalmış o saklı enolojik karakterini; tektipleşen küresel çeşitlere karşı yürütülen o asil mikro-teruar varyete direnişini ve bu nadide değerin kadehlerimize taşıdığı o duru, çok sesli ve biyoçeşitli lezzet atlasını WAYANA’nın yerel değerleri koruyan sarsılmaz vizyonuyla sunuyoruz.

Emir

Emir

Tabiat Ana’nın ülkemize bahşettiği emsalsiz doğal güzellikler arasında herhalde Kapadokya ile Pamukkale ilk iki sırayı alır.

Üzüm

Merzifonkarası

Karadeniz’in nemli nefesi ile İç Anadolu’nun sert karasallığının çarpıştığı o Amasya yamaçlarında, kalın kabuk dokusu ve polifenol mucizesiyle mantari hastalıklara meydan okuyan o en asil, en baharatlı siyah salkımı mercek altına alıyoruz: Merzifonkarası. Genellikle sıcak iklim tuzağına düşen kırmızı çeşitlerin aksine, serin gecelerin sunduğu o çelik gibi diri asidite omurgasını; kadehe taşıdığı mürdüm eriği, karabiber ve karanfil notalarının arkasındaki enolojik dehasını WAYANA’nın unutturulmuş yerel değerleri yaşatma felsefesiyle sunuyoruz.

Üzüm

Acıkara

Kurumaya yüz tutmuş kadim bir bağ parselinde keşfedilen tek bir asma gövdesinin inatçı hafızasından, zanaatkâr enologların sabırlı dikey aşı kalemleriyle yok olmanın eşiğinden kurtarılan o en gizemli, en opak siyah salkımı mercek altına alıyoruz: Acıkara. Elazığ Havzası’nın o yüksek dağ yamaçlarından süzülen derin polifenol omurgasını; kadehe taşıdığı yabani siyah dut, yaban mersini ve ardıç aromalarının arkasındaki enolojik dehasını ve tektipleşen küresel çeşitlere karşı kazanılan bu muazzam biyoçeşitlilik zaferini WAYANA’nın yerel değerleri koruyan sarsılmaz inancıyla şarap severlerle buluşmaya devam ediyor.