Türkiye’de Butik Şarapçılığın Öncülerinden: Château Kalpak

T ü r k i y e d e B u t i k Ş a r a p ç ı l ı ğ ı n Ö n c ü l e r i n d e n : C h â t e a u K a l p a k

Facebook
Twitter
LinkedIn

2024 ve 2025 yıllarının temmuz aylarında Château Kalpak tarafından düzenlenen sanat festivallerine çok istediğim halde katılamamıştım. 2026 yılındakinin tarihi netleşince kendi programımı etkinliğe göre düzenleyip Şarköy’deki Château Kalpak tesisine gitmek üzere yola koyuldum. Maceralı bir yolculuktan sonra etkinlik alanına ulaştım. Yıllardır şaraplarına menülerimizde yer verdiğimiz bir üreticimizi bu kadar geç de olsa ziyaret edebildiğim için çok memnun oldum.

Château Kalpak, çok özenle hazırlanmış bir tesis. Geçmişiyle ilgili bir hata yapmamak için Kalpak’la ilişkimizi sağlayan Lebriz Volkan’dan yardım istedim. Lebriz’in paylaştığı belge, ziyaretim esnasında rehberliğimi yapan Metehan Erol’dan dinlediğim açıklamalar ve şarap yapım sorumluluğunu üstlenen Buket Yıldız’la yaptığım yazışma ve telefon görüşmeleri bu yazının belkemiğini oluşturdu. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

1990 ‘larda Türk Şarap Sektörünün Görünümü

Ülkemizin asırlık geçmişe sahip ve halen faal üç üreticisi var: Çamlıbağ, Doluca ve Kavaklıdere. Bunlara 1940’larda kurulan Turasan’ı, 1950’lerde kurulan Diren’i eklediğimizde, bir elin parmak sayısı ile sınırlı olan eski üreticilerin varlıklarını sürdürerek bugüne ulaştığını görüyoruz. Bunlara, artık aramızda olmayan, kamunun güçlü ve belirleyici kurumu TEKEL’i de eklemeliyiz.

Ama o yıllarda, bugün varlıklarını ancak arşivlerde görebileceğimiz, yüzlerce üreticinin Türkiye’nin neredeyse her yerinde şarap ürettiğini ve şarap üretmenin bugünkü gibi ağır koşullar altında yürütülmediğini de hatırlatalım.

1990’lı yılların en önemli girişimlerinden biri, Doluca’nın da ortağı olduğu Sarafin projesidir. İlk adımların atılması 1980’lerin sonuna rastlayan bu projenin ilk örnekleri 1996 yılında işlendi ve bu rekolte 1998 yılında tüketicilerle buluştu. Bu başarılı projenin Türk şarapçılığı üzerinde nasıl büyük bir dönüştürme etkisi yaptığını ilerleyen yıllarda gördük. Sarafin, yeni bir anlayışla şarapçılık yapılabileceğini gösteren ve başka sektörlerde elde ettikleri birikimi bütün dünyada prestijli bir sektör olarak kabul gören şarapçılıkta değerlendirebilecekleri konusunda potansiyel yatırımcıları motive eden bir proje olmuştur.

Bülent Kalpaklıoğlu’nun Bağcılığa Adım Atması

Yukarıdaki özetten de anlayabileceğimiz gibi, Türk şarapçılığının büyük değişiminin başladığı dönem 1990’lardır demek yanlış olmaz. Bu dönemde başlayan birçok yeni proje, bugün de kadehlerimizi süsleyen  yetkin örnekleriyle bizimle beraber olmaya devam ediyor.

Château Kalpak’ın tohumlarının atılması da 1992 yılına uzanıyor. Şarapçılığa giden yolun bağdan başladığının farkında olan Bülent Kalpaklıoğlu 15 dönümlük bir bağ ile yola çıkmış. Bu bağa Cabernet Sauvignon ve Merlot üzümlerinin yanı sıra yerel çeşitlerden de Kalecikkarası dikilmiş. Château Kalpak’ın bordo blend şaraplarının dışında sınırlı sayıda üretilen tek yerel şarabı da bu bağdan hasat edilen üzümlerle hâlâ yapılmaya devam ediyor.

Château Kalpak

Château Kalpak: Şarap önce bilim, sonra sanattır.

Uzun yıllar kapalı devre deneysel üretimin yapılmasından sonra 2000’lerin başında Château Kalpak hâlen bulunduğu yerdeki tesisini ve tesisi kuşatan bağları hayata geçirmiş. Yaklaşık 100 dönümlük bağ alanında bordo blend için kullandıkları Cabernet Sauvignon, Merlot, Cabernet Franc ve Petit Verdot üzümlerinden oluşan bir kompozisyon var. Üreticimizin odaklandığı ve iki seri olarak piyasaya sunduğu tek tip şarap var: bordo harmanı. Harmanlama sona erdikten sonra geride kalan şaraplar sınırlı sayıda monosepaj olarak şişeleniyor.

Tesis kurulma aşamasında gravitasyon hesaba katılarak tasarlanmış. Bu sayede Château Kalpak’ta üzümlerin işlenmesinde büyük bir titizliğin ve nezaketin hâkim olduğunu hemen hissediyorsunuz. Şarap yapımına soğuk maserasyonla başlanıyor ve kontrollü olarak sıcaklığın ve mayanın fermantasyonu başlatması sağlanıyor. Yaklaşık iki ay süren bu aşamadan sonra sıra malolaktik fermantasyonla asitlerin dönüştürülmesine geliyor. Bu sürecin parsel bazlı bir işlem olduğunun da altını çizelim.

Château Kalpak şarap üretiminde 36 aylık fıçı uygulamasını standart kabul ediyor. Bu ziyaret esnasında Macar fıçılarını kullanmayı tercih ettiklerini öğrenmek bizim için yeni bir bilgiydi. Üreticilerimiz arasında ağırlıklı olarak Fransız, ikinci sırada da Amerikan fıçılarının tercih edildiğini bildiğimiz için Kalpak’ın bu özgün seçimi de paylaşmaya değer bir bilgi. Ekip üyeleri, Bülent Kalpaklıoğlu’nun fıçı üretimlerini yapan Macar üreticiyle sıkı bir iş birliği yaparak üretim sürecini titizlikle takip ettiğini belirttiler.

Chateau Kalpak Şarapları

Şarap severler Château Kalpak şaraplarını iki seri olarak bulabiliyor. Bunların ilki ‘beyaz etiket’ olarak adlandırılıyor. Bu serideki şarapların Bordeaux Bölgesi’nin sol yakasının karakterini taşıdığını, yumuşak tanenlerini kendi benzetmeleriyle bir ‘Beethoven Senfonisi’ gibi yansıttığını belirtiyorlar.

İkinci serinin adı BBK. Bu seriyi bu kez Bordeaux Bölgesi’nin sağ yakasının özelliklerini taşıyan, kırmızı meyve ve baharatların daha belirgin olduğu ve yine kendi benzetmeleriyle ‘Mozart Senfonisi’ tınılarına sahip bir şarap olarak tarif ediyorlar.

Château Kalpak İçin Son Söz

Şarap üreticiliğinde başarının temel şartı, bu işi yapmaya karar verenlerin kendilerini bu işe adamaları. Bülent Kalpaklıoğlu bu kararı 30 yıl önce vermiş, bu sayede Türkiye’nin en seçkin şarap markalarından birini yaratmayı başarmış. Sırada ikinci kuşağın aynı kararlılıkla bu işi teslim alıp yürütmesi hedefi var. Château Kalpak’ın bayrak koşusunun bu elden ele teslim aşamasının içinde olduğunu görüyoruz.

Türk şarapçılığını uluslararası yarışmalarda ödüllü şaraplarla buluşturan bu pırlanta gibi markanın parıltısını gelecekte de görmeye devam etmeyi gönülden diliyoruz.

Teruar Rotalarımızı ve Üretici Seçkilerimizi Keşfedin:

Trakya ve Marmara teruarındaki diğer üreticilerimizi incelemek için Bağ Rotalarına Göre Şarap Tadımı sayfamıza göz atabilir, Château Kalpak kadehlerini şişe açtırma zorunluluğu olmadan deneyimlemek için Şarabı Siz Seçin konseptimizi okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir