Modern enoloji ve nöro-gastronomi dünyasındaki ezber bozan araştırmalar, fıçı mahzenlerinde yükselen ritmik bir müzik dalgasının şarabın kalitesini doğrudan değiştirebileceğini gösteriyor. Sosyal yaşamımızda binlerce yıldır yer edinmiş olan şarabın müzikle ilişkisini daha çok şarap severin müzik eşliğinde şarap içmesi olarak düşünmeye yatkınız. Biz de WAYANA’nın tadım etkinliklerinden birinde her şarabı iki eserle eşleştirerek yorumlamalarını konuklarımızdan istemiş, eğilimlerin nasıl dağıldığını gözlemiştik.
Ama şarabın bağdan başlayan üretim sürecinde müziğin yerinin olup olmadığı ya da ne olduğu ilginç bir başlık. Bu başlığın altında yer verebileceğimiz örnekler de son derece ilginç örnekler. Bu örneklere geçmeden önce çok kısa bir teknik durak verelim.

Ses Frekansındaki Standart ve Alternatif Yaklaşımlar
Sesin ve dolayısıyla müziğin yayılmasında standart kabul edilen ses frekansı 440 Hz olarak kabul görmüş. Endüstriyel ürünlerin tümü ses yayınında 440 Hz frekansını benimsemiş ve donanımların tümü bu standarda göre optimize edilmiş. Yayın dünyasında kullanılan ekipmanların tümü yine 440 Hz standartına göre teçhiz edilmiş araçlarla hazırlanmıştır. Bu frekanstaki ses kalitesinin en doğrusu olduğu konusunda bir konsensus oluşmuş.
Biraz sonra şarap üreticilerinin bazılarının da yaklaşımında göreceğimiz gibi, aslında doğru frekansın 432 Hz olduğunu kabul eden bir ekol daha var. Bu gruptakiler evrende benimsenen ritmin 432 Hz olduğunu, bunun vücudun titreşimleriyle daha uyumlu olduğunu kabul ediyorlar. Bu görüşü benimseyen müzisyenler ve dinleyiciler 432 Hz frekansını meditasyon, yoga ve uyku üzerindeki etkilerinden ötürü tercih ettiklerini dile getiriyorlar.

Akustik Kinetik: Ses Frekanslarının ve Kaliteli Müzik Yapısının Etkisi
Şarap üretiminde fıçı mahzenlerine müzik yayını yapılması, romantik bir fantezinin çok ötesinde, doğrudan sıvı dinamiklerini etkileyen bir akustik kinetik olgusudur. Ses dalgaları, havada yol alıp ahşap fıçıların gövdesine çarptığında sıvı içinde mikro düzeyde titreşimler ve konveksiyon akımları yaratır. “Sur lie”, yani tortusu üzerinde olgunlaşan şaraplarda, bu sürekli ve ritmik düşük frekanslı titreşimler fıçı dibine çöken tortu içindeki ölü maya hücrelerinin sıvı içinde hafifçe askıda kalmasını sağlar. Tortunun şarapla olan temas yüzeyinin bu şekilde optimize edilmesi, maya otolizini, yani hücre parçalanmasını hızlandırarak manoproteinlerin sıvıya transferini kolaylaştırır. Sonuç olarak, mahzende çalınan doğru frekanstaki melodiler, şarabın tanen yapısını yumuşatırken damakta çok daha kremsi, yuvarlak ve hacimli bir gövde inşasına mekanik olarak katkıda bulunur.
Sonokimya ve Kadehteki Duyusal İllüzyonun Anatomisi
Müziğin şarap üzerindeki etkisi yalnızca mahzen duvarlarıyla sınırlı kalmayıp, kadehin boşaldığı o son tüketim anına kadar uzanan bir “sonokimya” ve algı psikolojisi konusudur. Oxford Üniversitesi bünyesinde yürütülen çapraz modal algı (cross-modal perception) araştırmaları, dinlenen müziğin frekansı ve ritmi değiştikçe, beynin şaraptan aldığı duyusal tat notalarını farklı algıladığını kanıtlamıştır. Örneğin, bas ağırlıklı, ağır tempolu melodiler şarabın damaktaki gövde ve asidite algısını daha ağır ve olgun bir faza taşırken, yüksek frekanslı flüt veya keman soloları şaraptaki taze narenciye ve canlı meyve aromalarını saniyeler içinde ön plana çıkarabilmektedir. Akustik dalgalar, hem fıçı kimyasını şekillendiren mikro-mekanik bir enoloji enstrümanı hem de tadım deneyimini yeniden tasarlayan güçlü birer nöro-gastronomi bileşenidir.
Üreticiler müziği şarap üretimiyle nasıl ilişkilendiriyor?
Wine Enthusiast dergisindeki yazısında Kate Dingwall üreticilerin şarap üretiminde müziğe nasıl yer verdiklerini anlatan bir yazı kaleme almış. Yazı, müzik-şarap ilişkisine daha geniş bir açıdan bakmamızı sağlayan ipuçlarıyla bezenmiş. Dingwall’un derlediği üreticilere kısaca göz atalım.
Teksaslı Canada Family Vineyards’ın sahibesi Brenda Canada, bağlarındaki asmaları seslendirdiği aryalarıyla da besliyor. Brenda, asmalardaki özsu akışlarının bu müzikle düzenlendiğini gözlediğini dile getiriyor.
Şarap Üretiminde Müzik: Gaydadan Barok Müziğe
Sonoma’daki Marchelle Wines’ın kurucularından Greg La Follette, üzümlerin sıkımları tamamlandıktan sonra takıyor gaydasını, başlıyor üflemeye. Gaydanın şıraya çok iyi geldiği konusunda hiç şüphesi yok.
Fransa’nın Borgonya bölgesindeki Santenay AOC, beyaz şaraplarını meşe fıçılara aktardıktan sonra şaraphaneyi Mozart ve Bach eşliğindeki müziklerle dolduruyor. Baba-oğul Jessiaume’lar, bu müzik sayesinde beyaz şarapların sırlarını paylaştığına inanıyor. En çok sevdikleri parça Mozart’ın ‘Küçük Bir Gece Müziği’.
Müzik şarabı gerçekten etkiler mi?
Sancerre bölgesindeki Domaine du Nozay bağları küçük hoparlörlerle donatılmış. Müzik yayını 432 Hz frekansına ayarlanmış ve bu sayede bitkiler moleküler düzeyde uyarılıyor ve özsu dolaşımı güçleniyor.
Şaraphanenin sahibi de Benoit “Müziğin, hem alkollü hem de malolaktik fermantasyonu teşvik ettiğini düşünüyorum,” diyor; “Fermantasyon tamamlandığında müziği kesiyorum, çünkü aksi halde müzik başka sorunlara yol açmaya başlıyor.”
Efsane mi? Bilim mi?
Peki bu yaklaşımın bilimsel açıklaması var mı? Dürüstçe değerlendirmek gerekirse bunu destekleyen herhangi bir bilimsel araştırmayla ortaya konmuş bulgu yok. Ama gayda sanatçısı La Follette’in yaklaşımı çok hoş:
“Kariyerim boyunca mutlu, işine bağlı ve anlamlı ritüelleri olan çalışanların daha iyi şaraplar ürettiğini fark ettim,” diyor. “Benim fiyat aralığımda şarap alan insanlar sadece bir içecek satın almıyor,” diyor. “Benim hikâyeme de yatırım yapıyorlar.”
Şarap ve Müzik: Duygu ve Zanaatın Uyumu
Şarap, duygularımıza hitap eden, insanın yarattığı uygarlıkların içinde kendine hep bir yer bulmuş, özel bir içecek. Müzikle şarap arasında ilişki kuranlar da şarabın bu özel yanının altını çiziyorlar. Bilim ve teknolojinin hemen kıyısına yerleşen artizan kimliğiyle şarap bu yorumlara sıcak bakmamızı sağlıyor, ne dersiniz?
Fıçı mahzenlerindeki o ritmik ses titreşimlerinin maya otolizi üzerindeki mikro-mekanik gücü, sonokimya sırları ve algı dünyasındaki o avangart enoloji arayışları ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli teknik araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Müzik dalgalarının fıçı içindeki tortuyu karıştırarak alkol derecesini tırmandırmadan damakta ipeksi hacimler inşa etme stratejisini ve bunun küresel ısınmaya karşı enolojik bir sığınak olarak nasıl kullanıldığını okumak için Erken Hasat ve Gövdeli Şarap Mümkün Mü? Enoloji Çözümleri teknik analizimizi ziyaret edebilirsiniz.
Mahzenlerdeki akustik ve mikroklimatik dengeleri korumak adına, seksen yılı aşkın bir üretim hafızasıyla yer altındaki o devasa doğal tüf kaya oyuğu mahzenleri kullanan Kapadokya ekolünü keşfetmek için Turasan: Kapadokya’nın En Deneyimli Üretici Firması ve Tarihi üretici monografimizi inceleyebilirsiniz.
Şarabın karadaki tüm ses, ışık, kav ve sıcaklık parametrelerini tamamen terk ederek okyanus dalgalarının ve gelgitlerin yarattığı o mutlak kinetik ritme, denizin derinliklerindeki basınca ve karanlığa teslim edildiği su altı mahzenlerini okumak için Deniz Dibinde Şarap Yıllandırma: Su Altı Mahzenleri çalışmamıza göz atabilirsiniz.
Fıçıların içindeki akustik reaksiyonların ve sıvı bütünlüğünün, market raflarındaki floresan lambaların ultraviyole dalga boylarıyla nasıl ölümcül bir fotokimyasal kusura dönüşebileceğini görmek için Işık Çarpması ve Şeffaf Şişeler: Kaliteli Şarap Nasıl Bozuluyor? koruyucu ambalaj kılavuzumuza bakabilirsiniz.