Kadehlerin sunduğu estetik hazzın ötesinde, bu asil sıvının insan sağlığı ve ömür üzerindeki tıbbi etkileri her dönem büyük bir tartışma konusu olmuştur. Yazılarını ilgiyle izlediğim deneyimli şarap yazarı Tom Wark, geçtiğimiz günlerde ilginç bir bilgiyi paylaşıp yorumladı. Kanadalı bir uzman olan Dr. Tim Stockwell tarafından kaleme alınan bir raporda, uzun zamandır sürdürülen çalışmalardan elde edilen sonuçlar paylaşılmış. Bu raporda Dr. Stockwell adeta nokta atışı yaparak tüketeceğimiz alkollü içeceklerin yaşam süremiz üzerindeki etkisini kesin ifadelerle dile getirmiş.
Rapora göre haftada iki kadeh tüketmek yaşam sürenizi altı gün kısaltıyor. Eğer her gün bir kadeh tüketirseniz, toplam yaşam süreniz 2,5 ay kısalıyor.
Eğer arkadaşlarınızla geyik muhabbeti esnasında bu sözleri söyleseniz, zaten sohbet bitince bu sözler uçar gider. Ama iş resmî bir raporla kamuoyuyla paylaşılınca artık ciddiye alınması gereken bir bulguyla karşı karşıyayız. Aslına bakarsanız, karşılaştırma yapmak için parametrelerimiz son derece net: neden vazgeçmemiz gerekiyor ve karşılığında ne elde edeceğiz.
Fransız Paradoksu: Biyo-Kimyasal Kalkan Olarak Polifenoller
Şarap ve sağlık arasındaki o karmaşık ilişkiyi tıbbi literatüre “Fransız Paradoksu” (French Paradox) adıyla sokan asıl olgu, kırmızı şarabın kabuğunda yoğun olarak sentezlenen polifenolik bileşikler ve özellikle “resveratrol” adlı mucizevi antioksidandır. Akdeniz havzasında, özellikle Fransa’nın güney kırsalında doymuş yağ tüketiminin son derece yüksek olmasına rağmen kalp-damar hastalıkları oranının şaşırtıcı düzeyde düşük çıkması, asırlık kadehlerin sırrında gizlidir. Resveratrol, damar içi endotel hücrelerinin elastikiyetini koruyarak pıhtılaşma risklerini azaltan ve “kötü kolesterol” olarak bilinen LDL’nin oksidasyonunu yavaşlatan rasyonel bir biyokimyasal kalkandır. Elbette bu kimyasal kalkanın koruyucu gücü, tamamen “kontrollü ve dengeli tüketim” prensibine sadık kalınmasıyla doğrudan ilişkilidir; zira enolojide de tıpta da her maddenin nihai etkisini belirleyen tek parametre dozdur.
Well-Being Felsefesi: Nicel Ömür ile Nitelikli Yaşam Arasındaki Denge
Modern tıp ve koruyucu sağlık yaklaşımları, insan yaşamını artık sadece “niceliksel bir zaman süresi” (kaç yıl yaşandığı) üzerinden değil, “niteliksel bir esenlik ve doyum” (well-being / hayat kalitesi) parametreleriyle tanımlamaktadır. Şarap; asırlar boyunca dost sofralarının, entelektüel paylaşımların, yavaş zamanın ve derinleşen sosyalleşme ritüellerinin en asil eşlikçisi olmuştur. Bir kadehin zihni gündelik stres dalgalarından arındıran, kortizol seviyelerini dengeleyen ve insanı o “şimdi” felsefesine (mindfulness) sabitleyen spiritüel gücü, biyolojik birer ömür ölçerle kolayca hesaplanamaz. Sadece yasakçı, tektipleştirici ve rasyonel olmayan dogmalarla keyifleri tamamen reddetmek, insanı belki biyolojik olarak steril tutabilir, ancak ruhsal ve sosyal olarak çölleştirmektedir. Önemli olan, bedene ve zihne saygı duyarak, kadehin sunduğu o estetik hazzı hayat kalitesinin asil bir parçası haline getirebilmektir.
Bu satırların yazarı, yaşı kemale erenlerden. Dolayısıyla bizler, yani yaşı 60 ve üzerinde olanlar, en kıymetli hazinenin zaman olduğunu yaşayarak öğrendik. Yaşamımızın kalan kısmında bu günler oransal olarak gençlerinkinden daha büyük paya sahip. Ayrıca can tatlı, kimse hayatı dolu dolu yaşamadan bırakıp gitmek istemez.
Ama yaşamımızın içeriğini (büyük ölçüde) kendimiz belirliyoruz. Eğitim yaşamımızın sonuna kadar geçen sürede bu kontrol tümüyle bizde olmasa da, sonrasındaki süreçlerin hepsini kendi verdiğimiz kararlar şekillendiriyor. Hangi işi yapacağımıza, ne kadar çalışacağımıza, yaşamın anlamının ne olduğuna ilişkin varoluşsal tespitlere bağlı olarak içine ne koyacağımıza biz karar veriyoruz. Bu kararlar arasında yer alan alt başlıklardan birisi de içki içip içmeyeceğimiz, içmeye karar verirsek ne kadar içeceğimiz. Şimdi bu seçimi yaparken hesaba katmamız gereken bir parametre var. Çünkü vereceğimiz kararın yaşamımızı ne kadar kısaltabileceğini artık biliyoruz.
And the million-dollar question: Would you give up wine to extend your life by 6 to 75 days?
Ne kadar sübjektif, değil mi? Tabii bazı başka parametreler de işin içine girecek. Örneğin, hiçbirimiz ne kadar yaşayacağımızı bilmiyoruz. Ölüm çeşitli formlarda geliyor insanın karşısına. Ayrıca en çok hayıflandığımız şeylerin başında hayata doyamadan, gencecik yaşta gidenler gelmiyor mu? Genç yaşta kaybettiklerimizin cenazeleri beni hep çok hüzünlendirmiştir. Mezarlığa kadar gittiğimde defin töreni bittikten sonra bile kabristandan ayrılmakta zorlandığımı çok iyi biliyorum. Ama bu kasvetli kısmı bırakalım ve sosyal medyada yapacağımız bir anketten söz edelim:
The question is:
“Haftada iki kez birer kadeh şarap içerseniz, yaşam süreniz 6 gün kısalacak.
Her gün birer kadeh içerseniz, yaşam süreniz 75 gün kısalacak.”
In light of these concrete findings, please make your choice:
- I will drink two glasses a week.
- I will drink one glass every day.
- I will not drink at all.
- I will drink as much as I want.
We will share the results. Wishing you well-being with moderate drinking.
Tıbbi gerçekler ile yaşamın o estetik doyum felsefesi arasında şarabın ördüğü o hassas denge, yasakçı politikalara karşı dürüst duruşlar ve kadehlerin felsefesi ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli sektörel ve felsefi araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Sağlık propagandaları adı altında alkollü içeceklere yönelik getirilen yasal kısıtlamaların, yasakçı politikaların ve bu süreçte ülkemizin kırsal kalkınmada ve turizmde uğradığı o devasa ekonomik kayıpları okumak için Genişletilmiş Alkol Yasakları ve Türkiye’nin Kaçırdığı Katma Değer politik-sektörel monografimizi ziyaret edebilirsiniz.
Şarabın sağlık ve litürji tarihindeki o en gizemli, en çok tartışılan kutsal sofrasını; Son Akşam Yemeği kadehinin içindeki sıvının rengini ve antik Filistin enoloji verilerini incelemek için Hz. İsa’nın Son Akşam Yemeğindeki Şarap Hangi Renkti? tarihsel monografimizi inceleyebilirsiniz.
Şarabı sıradan bir alkollü sıvı olmanın ve kuru tıbbi analizlerin ötesine taşıyarak onu nasıl yaşayan birer ortak “medeniyet ve kültürel hafıza” anıtına dönüştürdüğümüzün o sarsıcı antropolojik manifestosunu okumak için Şarap Yalnız Alkollü İçecek Değildir: Kültürel Hafıza derin çalışmamıza göz atabilirsiniz.
Gövdeyi ve damak algılarını manipüle etmeyi hedefleyen yüksek bütçeli pazarlama oyunlarına ve ambalaj illüzyonlarına karşı, kadehe her zaman ön yargısız, dürüst ve tamamen çıplak duyusal parametrelerle yaklaşmanın nöro-gastronomik formüllerini keşfetmek için How Price Influences Wine Perception: Are We Being Tricked? nöro-bilim çalışmamıza bakabilirsiniz.
The Tom Wark and Tim Stockwell mentioned in this article are experienced experts in their fields. Tom Wark has been writing about wine for many years and now publishes his articles under the title 'Fermentation' on the Substack platform. Dr. Tim Stockwell is the director of the Canadian Institute for Substance Use Research. You can find links to both of them below.
https://www.uvic.ca/research/centres/cisur/about/scientists/profiles/stockwell-tim.php