George Saintsbury: Akademinin Zirvesinden Mahzenin Derinliklerine

G e o r g e S a i n t FIRST STOP FOR WINE ENTHUSIASTS: WAYANA 101 b u r y : A k a d e m i n i n Z i r v e FIRST STOP FOR WINE ENTHUSIASTS: WAYANA 101 i n d e n M a h z e n i n D e r i n l i k l e r i n e

Facebook
Twitter
LinkedIn

George Saintsbury (1845–1933), Viktorya döneminin son entelektüel devlerinden biriydi. Hayatı boyunca yaklaşık 100 kitap ve sayısız makale kaleme alan bu “yazı makinesi“, edebiyat dünyasında sarsılmaz bir otorite kurmuş olsa da, şarap severlerin kalbindeki yerini 75 yaşında yazdığı ince bir kitapla, Notes on a Cellar-Book ile kazandı.

Bir Akademisyen ve Eleştirmen Olarak Kariyeri

Saintsbury’nin profesyonel hayatı, şarabın bir “keyif” değil, bir “disiplin” olarak görülmesinin temelini oluşturur. Oxford, Merton College mezunu olan Saintsbury, kariyerine öğretmenlik ve gazetecilikle başladı. Ardından, 20 yıl boyunca Edinburgh Üniversitesi’nde retorik ve İngiliz edebiyatı profesörü olarak görev yaptı.

Onun akademik kariyerini sözcüklerle anlatmak kolay değil. Fransız ve İngiliz edebiyatı üzerine yazdığı edebiyat tarihleri bugün bile bu alanlarda çalışanların referans kaynağı. Ancak Saintsbury’nin eleştiri anlayışı teknik analizlerden ibaret değil. Bir şiiri okurken aldığı hazzı, bir kadeh şaraptaki dengeyle kıyaslayan, bu yaklaşımıyla edebiyatı da şarap gibi duyularla idrak edilen bir sanat olarak gören bir yaklaşımı var.

Şarapla Olan Ontolojik İlişkisi

Saintsbury için şarap sadece bir içecek değil, medeniyetin koruyucu kalkanı. Notes on a Cellar-Book kitabını teknik bir kılavuz olmaktan çok bir beyefendinin hayat felsefesi gibi görmek daha doğru.

  • Mahzen Defteri Metodolojisi: 1870’lerden itibaren tuttuğu titiz kayıtlar, onun sadece bir içici değil, bir arşivci olduğunu gösterir. O dönemde şarabın bugünkü gibi standart etiketleri veya derecelendirmeleri yoktu. Saintsbury, her kadehi bir edebiyat metni gibi eleştirmiş, fiyatından içim olgunluğuna kadar her şeyi not etmiştir.
  • “Kültürel Direniş” Olarak Şarap: Kitabı yazdığı 1920 yılı, Amerika’da içki yasağının başladığı karanlık bir döneme denk gelir. Saintsbury bu eseriyle püritenliğe ve yasakçılığa karşı entelektüel bir savaş açmıştır. Ona göre şarap, nezaketi, sohbeti ve barışı temsil ediyordu.
  • Gastronomik Vizyon: Şarabı yemekten, yemeği ise dostluktan ayırmayan bir vizyona sahipti. Şarap ile yemeğin uyumunu “evlilik” gibi kutsal ve titiz bir ilişki olarak tanımlamıştır.

Ölümünden Sonra Yaşayan Miras: Saintsbury Club

Saintsbury 1933’te öldüğünde, arkasında sadece kitaplar değil, bir “yaşam sanatı” bıraktı. Onun mirasını yaşatmak için 1931 yılında, yani o henüz hayattayken kurulan Saintsbury Club, bugün dünyanın en prestijli şarap topluluklarından biridir. Bu girişimin arkasındaki isim olan André Simon, dönemin şarap sektöründeki en önemli simalardandı. “Notes on A Cellar-Book” kitabı Simon’u o denli etkilemişti ki yazarı onurlandırmanın en kalıcı yolunun Saintsbury Club’ı hayata geçirmek olduğuna inanmış, kendisi gibi düşünen birkaç entelektüel şarap severle birlikte bu hayali gerçekleştirmişti. André Simon da yakın dönem şarap tarihinde iz bırakan figürlerden birisidir.

  • Vintners’ Hall Toplantıları: Kulüp üyeleri Londra’daki tarihi Vintners’ Hall’da yılda iki kez toplanır. Bu yemeklerde sadece en üst düzey şaraplar içilmez; aynı zamanda Saintsbury’nin “edepli içicilik” felsefesi üzerine konuşmalar yapılır.
  • Seçkin Üyeler: Kulübün üyeleri arasında sadece şarap uzmanları değil, tarihçiler, yazarlar ve devlet adamları bulunur. Bu, Saintsbury’nin şarabı hayatın her alanına yayan çok yönlü karakterinin bir yansımasıdır.
  • Bağçılık ve Eğitim: Kulüp, şarap eğitimi ve bağcılık araştırmalarına fon sağlayarak, Saintsbury’nin titizlikle biriktirdiği o “bilgi mirasını” gelecek nesillere aktarmaya devam etmektedir.

Final Thoughts

George Saintsbury, bir kadeh şarabın içinde koca bir kütüphane, bir kütüphanenin içinde ise hayatın tüm tatlarını görebilen nadir ruhlardandı. Notes on a Cellar-Book, sadece geçmişin mahzenlerini değil, insanın kendi iç dünyasındaki lezzet duraklarını keşfetmesi için bir pusuladır. Bu metnin Türkçeye kazandırılmasının, onun bu “akademik gurmeliğini” bizim topraklarımızın üzüm hikâyeleriyle buluşturacağına inanıyoruz.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir