Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, gittiğiniz her yerde sizi bağlar karşılar. İster denizin ortasındaki Avşa Adası’na, ister Peri Bacaları’yla ünlenen Kapadokya’ya, ister Antalya’nın, Mersin’in yaylalarına, Elazığ’ın düzlüklerine gidin, görüntü değişmez. Her yerde yörenin şartlarına uygun bağlar oranın peyzajının ayrılmaz bir parçasıdır.
Üstüne üstlük, biraz daha dikkatli bakarsanız, her şeye rağmen yaşama tutunarak on binlerce yıldır varlığını korumayı başarmış vahşi asmalar da çıkar karşınıza. İşte Anadolu coğrafyası böyle bir yerdir. Üzerinde yaşadığımız bu topraklar insan türünün bugüne ulaşmasını sağlayan pek çok “ilk”in hayat bulduğu yerdir.

Coğrafya bu denli büyük çeşitlilik gösterince, bu örtüyü tamamlayan bitkilerde de aynı çeşitliliği ve zenginliği görmek elbette bizi hiç şaşırtmaz. Çünkü zaten öyledir. Ama bu zenginliğin farkına varmak ve koruyup geliştirmekle ilgili bize düşen görevler vardır. Bu görevleri yerine getirmemiz, önce sahip olduklarımızı daha yakından tanımamızı gerektirir. Bu yazıda WAYANA’nın çalışma alanı olan şarabın ve ona hayat veren üzümün izini sürerek bu çeşitliliğe olanak sağlayan doğal yaşam ortamlarına odaklanıyoruz.
Anadolu ve küçük kardeşi Trakya gibi geniş bir coğrafyada yetişen üzümlerin birbirine benzemesini beklemek elbette doğanın işleyişine aykırı olur. Önce şurada anlaşalım: şarabın karakterini yalnızca üzüm çeşidi belirlemez. Toprak yapısı, rakım, iklim, güneşlenme süresi, yağış düzeni, rüzgâr, su kaynakları ve hatta insanın yüzyıllar boyunca geliştirdiği bağcılık kültürü aynı üzümü bambaşka kimliklere dönüştürebilir.
İşte bütün bu unsurların oluşturduğu bütüne “teruar” diyoruz.
WAYANA’da uzun zamandır Anadolu’nun farklı teruarlarını araştırıyoruz, ziyaret ediyoruz ve hikâyelerini kayıt altına almaya çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bir ülkenin şarap kültürü, yalnızca üzüm çeşitleriyle değil, pek çok unsurun yanı sıra, o üzümlerin yetiştiği coğrafyaların anlaşılmasıyla anlam kazanır.
Bu yazı, Anadolu teruarları üzerine hazırladığımız yazı dizisinin başlangıç noktasıdır. Elbette bu kocaman ülkenin her yerini kayıt altına aldık diyecek noktada değiliz. Ama bu konuda durmaksızın çalıştığımızdan şüpheniz olmasın.

Bugüne kadar kayıt altına aldığımız teruarlar, yazının ilerleyen bölümlerinde karşınıza çıkacak. Yeni teruarlar eklendikçe de yazımız güncellenecek. Size yakın gelen, ilginizi çeken herhangi bir teruardan yolculuğunuza başlayabilirsiniz
Bir Teruarı Teruar Yapan Nedir?
Yazımızın odağında teruar olduğuna göre, yola önce teruarla ilgili bir genel çerçeveden çıkalım. Nasıl bir şarabın karakterini belirleyen yalnız üzüm cinsi değilse, bir bağın karakterini belirleyen de tek başına toprak değildir.
Toprağın şekillendiren başlıca unurlar şunlardır:
| DOĞAL UNSURLAR | BEŞERÎ UNSURLAR |
| Jeoloji | Yerel Üzüm Seçimi |
| Rakım | Bağ Tesis Planı |
| İklim | Budama ve Terbiye Sistemi |
| Yağış | Bağcılık Uygulamaları |
| Gündüz-Gece Farkı | Hasat Zamanı |
| Su Kaynakları | Yerel Bilgi Birikimi |
İlgilenen okurlar için teruar konusunda kaleme aldığımız yazılardan ikisi aşağıda.
Teruarın Matematik Formülle İfadesi Mümkün mü?
Mikroklima, Mezoklima ve Teruar

Anadolu Teruarlarında Yolculuk
WAYANA’nın faaliyetlerinin içinde tadım etkinlikleri önemli bir yer tutuyor. Bu etkinliklerin grup adlarının “ÜRETİCİLER WAYANA’DA” ve “BAĞ YOLLARI WAYANA’DA” olması da bizim teruarlarla kendiliğinden bağ kurmamızı sağlıyor. Bu açıdan baktığımızda, konuğumuz olan üreticilerin bağlarının bulunduğu teruarlar hem anlatımlarımızın hem de yazılarımızın temelini oluşturuyor.
Bugüne kadar yaptığımız geziler sırasında kaleme aldığımız Elmalı, İznik, Kapadokya ve Merzifon teruarlarını ele alan yazıları aşağıdaki tabloda topladık. Bu yazılarda yalnızca doğal özellikleri değil, bu bölgelerin bugüne nasıl ulaştığını belirleyen tarihsel ve kültürel yolculuğu da anlatmaya çalıştık.
Tabloyu düzenli olarak güncellemeyi ve yeni eklenecek içeriklerle Anadolu ve Trakya’yı kucaklayacak bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyoruz.
Bu sayfa yaşayan bir çalışmadır. Anadolu’nun farklı teruarlarını konu alan her yeni yazı eklendiğinde bu harita güncellenecek ve yeni bölgeler listeye eklenecektir.
Bu Harita Neden Sürekli Büyüyecek?
Anadolu’da kayıt altına alınmış binin üzerinde (resmî rakam 1.459) üzüm çeşidi bulunuyor. Bunların önemli bir bölümü hâlâ ayrıntılı biçimde araştırılmış değil. Her yeni çalışma, her yeni bağ ziyareti ve her yeni keşif, bu haritaya yeni noktalar eklemeye devam ediyor.
Biz bu çalışmayı yalnızca bugünün bağlarını tanıtan bir içerik dizisi olarak değil, Anadolu’nun bağcılık hafızasını adım adım kayıt altına alan uzun soluklu bir arşiv çalışması olarak görüyoruz.
In Essence
Teruar yalnızca toprağın hikâyesi değil. İnsanla doğanın yüzyıllar boyunca birlikte yazdığı uzun bir ortak yaşam öyküsü.
Anadolu bu hikâyenin dünyadaki en eski sahnelerinden biri.
Bu harita büyümeye devam edecek.
Bu nedenle hazırladığımız teruar yazıları yalnızca şarapları değil, onları var eden coğrafyaları, insanları ve kültürleri de anlatmayı amaçlıyor.