Toros Dağları, yalnızca Anadolu’nun en etkileyici doğal oluşumlarından biri değil, aynı zamanda unutulmuş yerel üzüm çeşitlerinin yeniden keşfedildiği en önemli bölgelerden biri hâline geliyor. Son on yıl içinde şarap dünyasında adını duyurmaya başlayan birçok yerel üzüm, Elmalı Teruarı’nda yürütülen çalışmalar ve Likya Şarapları’nın uzun soluklu araştırmaları sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı. Peki bu zenginliğin kaynağı Toros Dağları mı, yoksa bu üzümlerin peşine düşen insanların kararlılığı mı? Bu yazıda elimizdeki veriler ışığında bu sorunun cevabını birlikte arıyoruz. İki bölümden oluşan bu yazı dizisinin ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Bu girişten sonra Elmalı teruvarıyla ilgili ikinci yazımızı, tahmin edeceğiniz gibi bölgede yeniden gün ışığına kavuşan unutulmuş üzümlere ayırdık. Son 10 yıl içinde şarap dünyasında yer edinen yeni üzümlerin şaraplarına baktığımız zaman, azımsanmayacak sayıda çeşidin Likya Şarapları tarafından üretilen Toros Bölgesi üzümlerine ait olduğunu görüyoruz. Ayrıca Elmalı’dan doğuya doğru ilerlediğimizde yine Toros Yaylaları’nda yetişen ve artık şarap menülerinin ayrılmaz parçalarından olan örnekler de kendilerini gösteriyor. İşin hikmeti Toroslar’da mı? Yoksa bu üzümleri bulmaya odaklanan arayış sürecinde mi? Bu yazımızda bu sorunun cevabı için elimizde hangi bilgiler var, bunlara bakacağız.
Elmalı Teruarı’nın İlk ve Tek Üretici: Likya Şarapları
Elmalı’nın kendine özgü bir teruvar kimliği taşıdığını bir başka blog yazısında ele almış ve toprak yapısı, klimatik özellikleri, tarihsel geçmişinden çıkarımlarımızı uzun uzun anlatmıştık. Elmalı’nın bu özelliklerini yaklaşık 30 yıl önce fark eden Özkan Ailesi, Burak Özkan’ın önayak olmasıyla uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vererek Likya Şarapları’nı kurmuş. Bu yazıda üretici firmadan çok unutulmuş üzümlerin ortaya çıkarılmasındaki süreçlere ve yaşanan deneyimlere odaklanacağız. Üzümlerin fark edilmesi, çoğaltılması, kayıt altına alınması gibi aşamalar Likya Şarapları tarafından yapıldığı için hikâyenin merkezinde Likya bağları ve üretim tesisi var.
Likya Wines' Vineyards
Belki de bu hikâyenin en dikkat çekici tarafı, Likya Şarapları’nın yaklaşık 200 dönümlük bağını ticari üretim yerine deneysel üzümlere ayırmış olması. Likya produces about 40 different wines across various segments, all made exclusively from their own vineyards. Their vineyard area spans over 600 decares. About one-third of this area, roughly 200 decares, is dedicated to experimental grape cultivation and is not used for commercial production. Using such a large area essentially as a laboratory reflects how deeply Likya values these efforts. In simple terms, 400 decares of commercial vineyard work tirelessly to support the growth, development, and nurturing of the other 200 decares — much like how we all strive for the growth of our own children.

The Rise of Forgotten Grapes
Looking back today, it might seem as if Likya’s sole mission was to find lost grapes, but the journey was not that straightforward. However, Likya was adept at interpreting the clues they encountered and realized that these forgotten grapes could act as a lever, helping them differentiate and position themselves uniquely within the wine community. The first grape they stumbled upon during this process was Acıkara, which wine enthusiasts now know well.
When you consider that Burak Özkan spent almost ten years rehabilitating this ancient variety, it becomes clear that reviving a grape can take nearly as long as raising a human child. Acıkara’s revival became a turning point for Likya. Realizing that Acıkara couldn’t be the only forgotten grape, they started tracing more hidden gems in their region. Thanks to this long journey, we have been given the chance to reconnect with the grapes that this land once gifted us but that we had forgotten over time.

Which Grapes Were Rediscovered?
Unutulmuş üzümlerin sayısı belli bir düzeye erişince, Likya Şarapları ARKEO adını verdiği yeni bir seri oluşturmuş. Bu seride hâlen yer alan ve satışı yapılan 6 şarap var. Bu şaraplardan 5 tanesi yörenin yeniden hayata döndürülen üzümlerinden. Adları şöyle:
- Adjikara
- Fersun
- Arya Özkan
- Likya Ateşi
- Likya Işığı
Bu şaraplardan yalnızca Likya Işığı beyaz, diğerleri kırmızı. Seride yer alan altıncı şarabın üzümü Merzifon Karası. Merzifon Karası üzümünün yeniden hayat bulmasını da Tayyar Öztürk’e borçluyuz. Merzifon ve Tayyar Öztürk’ün hikâyesini bir başka blog yazımızda işlemiştik. Meraklı dostlar buradan okuyabilirler.
Beyond the ARKEO series, two other rediscovered grapes are used in different Likya collections:
- Çalıbağ (diğer adıyla Margaz)
- Foxtail

Grapes Still Under Revival
During our visit, we also had the chance to taste new grapes undergoing refinement, though not yet ready for commercial production. These developing varieties include:
- Tesadüf
- Likya Bilgesi
- Vera Özkan
- Likya Aşkına
- Pisidyalı
- Alitarık
Efforts continue for other grape varieties that currently do not meet the required standards for winemaking. Only time will tell how they will eventually be utilized.
Naming the Grapes
Unutulup yeniden ortaya çıkarılan üzümlerin yörelerinde kullanılan adları kayıt altına alınıyor. Yeni ele geçirilen üzümlerin genetik taramalarının büyük bir bölümü Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü’nde, kalan küçük kısmı da özel bir laboratuvarda yapılıyor. Ülkemizde kayıt altına alınmış üzümlerle genetik karşılaştırması yapılan üzümlerin özgün olduğu tespit edilirse, o zaman isimler veriliyor ve isimler de tescil ediliyor. Tescil işlemi Ankara Üniversitesi’nin kontrolünde yapılıyor.
Ancak bu çalışmanın bir sonraki adımı uluslararası genetik karşılaştırmaların yapılması. O zaman dünyanın başka ülkelerinde genetik kardeşlerinin olup olmadığı anlaşılacak. Eğer böyle bir gelişme olursa, burada verilen ve yerel olarak kullanılan diğer isimler birlikte kullanılacak. Daha bu aşamaya gelinmemiş.
Toros Dağları Neden Bu Kadar Zengin Bir Yerel Üzüm Coğrafyası Sunuyor?
Bu soru uzmanların cevaplaması gereken bir soru. Biz önümüzdeki verilerle bu konuda ancak spekülasyon yapabiliriz, doğrusunu isterseniz.
Ülkemizde kayıt altına alınmış 1.459 üzüm çeşidi var. Sinonim, yani farklı adlar taşıyan üzümler çıkarılınca, bu sayı yaklaşık 850 adede düşüyor. Bu üzümlerden şu ana kadar şarap yapımında kullanılan 78 çeşidini WAYANA’nın ‘Türkiye’nin Endemik Üzüm ve Şarapları’ e-kitabında derledik. Bunlar arasında henüz yukarıda yer alan ve hayata dönüş süreçleri süren üzümler yok. Onların ticari örnekleri çıkınca listemizi güncelleyeceğiz ve sayı 84’e yükselecek.
Bu sayının içinde Likya tarafından eklenenlerin 13 tane olduğunu görünce insanın aklına Toroslar’la ilgili soru geliyor. Ayrıca Göküzüm ve Patkara gibi Orta Toroslar üzerinde yetişen üzümlerle sayı yükseliyor.
Could passionate new adventurers uncover grape varieties as rich and abundant in other regions as they have in the Toros Mountains?
The greatest news for us, who cherish the grapes of these lands, would be the emergence of such new knights, helping us discover more forgotten varieties from different regions.
In Essence
Elmalı Teruarı’nı ele aldığımız iki yazılık dizimizde kendimizi Elmalı’yla sınırlamak mümkün olmadı. Çünkü Elmalı’nın bir parçası olduğu Toros Dağları’nın muazzam bir genetik çeşitliliğin merkezi olduğunu gösteren sayılamayacak kadar çok ipucuyla buluştuk. Aslında Yaşar Kemal’in Toroslar’la ilgili kayıtlarını düşünecek olursak, bu konuda hiç de şüphe duymamak gerekir.
Ama şu da en az Toroslar kadar önemli: Bir coğrafyanın zenginliği, ancak onu merak eden ve peşine düşen insanlar sayesinde görünür hâle gelir. Toroslar zengin, ama o zenginliğe değer veren, zenginlikleri arayan insanlar varsa, biz bu değerlere erişebiliriz. Onun için Burak Özkan gibi bunu iş edinen daha çok avcıya ihtiyacımız var.
Son olarak bir şey daha ekleyelim: Ülkemizdeki tek zengin yer Toroslar değil, ona benzeyen çok yer var. Daha geç olmadan diğer bölgelerimizde de aynı heyecanı duyan doğa avcılarının gizli kalmış değerlerimizi ortaya çıkarmasını diliyoruz.
Thank You
Burak’la olan geçmişimiz yaklaşık 10 yıl. Biz kendi işletmemizde şaraba yer verdikten sonra şarabın büyüsüne kapıldık. Bizim bu işte geçirdiğimiz yıllarda Likya Şarapları bizim heyecanımızı besleyen en önemli işletmelerden biri oldu. Likya sayesinde tanıdığımız yeşil ve siyah üzümler hayatımıza hem lezzet hem de yaşama sevinci kattı. Bu emeklerinin karşılıksız kalmamasını gönülden diliyoruz.
