Aksümbül: Beypazarı’nın Sürpriz Üzümü

A k FIRST STOP FOR WINE ENTHUSIASTS: WAYANA 101 ü m b ü l : The Birth of a Cult: Screaming Eagle and Reflections on Turkish Winemaking e y p a z a r ı n ı n S ü r p r i z Ü z ü m ü

Facebook
Twitter
LinkedIn

Anadolu’nun keşfedilmeyi bekleyen zengin bağcılık haritasında yol alırken, her bağımsız mikroklimanın bizlere unuttuğumuz kadim bir üzüm mirası sunduğunu görebiliriz. 23 Şubat 2025 Pazar günü yeni etkinlik serimiz ÜRETİCİLER WAYANA’DA, açılışını Bodrumlu üreticimiz MOR SALKIM ile yaptı. Bu tadımda kullanacağımız şarapları bizlere şaraphanenin teknik sorumlusu Umut getirdi, gelirken yanında da bir sürpriz getirdiğini fark ettik. Aksümbül şarabıyla ilk karşılaşmamız böyle oldu.

Umut’un bizlere özetlediği hikâye, Mor Salkım’ın iş birliği yaptığı büyük kurumsal firmalardan birinin sosyal sorumluluk projesi olarak destek verdiği bağlarda başlıyor. Kalecik Karası üzümlerini aldıkları Beypazarı bağlarında dikkatlerini çeken yeni bir üzümle karşılaşıyorlar. Üzümü takip etmeye başlayan Umut, şeker ve asit değerlerinin şaraba uygun olduğunu fark edince, 2024 yılı hasat zamanında yaklaşık iki ton üzümü işlemeye karar veriyor ve bizim elimize örneği ulaşan şarabın üretimi yapılıyor.

 

Üzüm

Aksümbül Wine: A Discovery in Every Sip

Aksümbül şarabı elimize ulaşınca heyecanla ilk tadımını yaptık. Canlı asidi, burundaki çiçek aromaları ve damaktaki narenciye kabuğu acılığını hissettiğimiz taneniyle bizi çok şaşırtan bir şarapla karşılaştık. Hemen Aksümbül’le ilgili kaynak derlemek için kolları sıvadık ama o da ne? Hiçbir kaynak yok. Üzümün daha önce adını duyan, tadına bakan, kazara şarap yapan herhangi bir şarap dostuna ulaşmamız mümkün olmadı.

We turned to the Mor Salkım team to ask if this grape had any other known names. They told us that it is also referred to as Akpüskül in the region. A respected wine expert we consulted confirmed that they had heard of Akpüskül before but had never come across it being used for winemaking. However, among the scattered pieces of information we managed to collect, some intriguing details stood out.

Aksümbül: A Rare and Untamed Vine

One of the first things we noticed about the vines in these vineyards was that they were not trained on trellises, as we are accustomed to seeing in modern viticulture. Instead, they were grown in the gobelet (bush vine) style, close to the ground. Even more exciting was the fact that these vines were growing on their own original roots, without being grafted onto American rootstocks. This alone makes Aksümbül, also known as Akpüskül, an incredibly intriguing grape variety.

In our initial research, we found very little additional information beyond what we have already shared. However, the Tekirdağ Viticulture Institute, one of the most significant institutions of the Republican era, has played a crucial role in documenting and preserving Turkish grape varieties by cultivating them in collection vineyards and sharing them with viticulturists. At first, when we inquired about this grape, we received no definitive answer. However, after further investigation, we found a clue—Akpüskül may actually be listed under the name Akbüzgülü, a possible synonym in their records. We hope to uncover more details in the coming days, and as we do, we will be sure to share them with you!

Turkey’s Extraordinary Grape Diversity: A Growing Legacy

Turkey is home to nearly 1,500 grape varieties, yet we are still in the early stages of DNA analysis for these grapes. Experts working in this field estimate that after filtering out similar varieties, around 850 unique indigenous grape types remain. However, we have yet to complete the necessary studies to determine how many of these are suitable for winemaking.

In our e-book, “Endemic Turkish Grapes and Wines in the WAYANA Menu,” we initially featured 74 wine-producing Turkish grape varieties. With the addition of Aksümbül, this number has now reached 75. Moreover, two more newly identified grapes have been included in our portfolio: CİMİN and DİŞİ MERCAN. When we first began our journey in wine, there were only about 30 known Turkish wine grapes. Over the past 10 years, this number has expanded to 77. Such remarkable growth in grape diversity is unparalleled in any other wine-producing country in the world.

Beypazarı Teruarı ve Mikroklimatik Bölge Avantajı

Aksümbül üzümünün İç Anadolu’nun o sert karasal iklim kuşağında, Beypazarı gibi spesifik bir havzada hayatta kalabilmesi tesadüf değildir. Kirmir Çayı’nın suladığı ve etrafı sarp dağ yollarıyla çevrili olan Beypazarı havzası, çevresindeki yaylalara kıyasla çok daha ılıman, adeta Akdeniz ardı geçiş iklimi sergileyen korunaklı bir mikroklimaya sahiptir. Bu coğrafi sığınak, asmanın kış donlarından korunmasını sağlarken, yaz aylarında nehir yatağından yükselen nem dengesiyle yaprak kalitesini ve asidite yapısını optimize eder. Aksümbül’ün buram buram hissettirdiği o narenciye, limon kabuğu, beyaz şeftali ve taze biçilmiş ot aromaları, bu alüvyonal toprak yapısının ve gece-gündüz arasındaki keskin mikroklimatik sıcaklık dalgalanmalarının asma genetiğine vurduğu eşsiz birer coğrafi imzadır.

Nadir Varyetelerin Ampelografik Değeri ve Gelecek Projeksiyonu

Küresel şarap endüstrisinin tek tipleştiği ve birkaç uluslararası üzüm çeşidinin tahakkümü altına girdiği modern dünyada, Aksümbül gibi lokal endemik değerlerin tespiti ve mikro şaraplaştırma denemeleri hayati bir öneme sahiptir. Ampelografik açıdan incelendiğinde, kalın kabuk yapısı ve hastalıklara karşı gösterdiği dirençle dikkat çeken Aksümbül, gelecekte iklim krizine karşı geliştirilecek dayanıklı bağcılık stratejilerinde çok kritik bir genetik rezerv sunmaktadır. Bu nadir varyetenin bağ sıralarından sökülüp yok olmasını engellemek, yalnızca bir tarım faaliyetini kurtarmak anlamına gelmez; aynı zamanda Anadolu’nun binlerce yıllık gastronomi ve teruar hafızasını geleceğe miras bırakmaktır. Beypazarı’nın bu sürpriz beyazı, doğru enolojik dokunuşlarla birleştiğinde yerel şarapçılığın en özgün başarı hikâyelerinden birine dönüşme potansiyeline sahiptir.

A Journey That Begins with Aksümbül

Sözde Aksümbül üzümüyle başladık; yazımızın içeriği daha geniş bir perspektife doğru genişledi. Elbette bu konuda konuşacaklarımız tükenecek gibi değil. Önümüze yeni başlıklar geldikçe sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Beypazarı’nın o korunaklı havzasında küllerinden doğan Ak Sünbül üzümü, Anadolu’nun nadir endemik varyeteleri ve yerel teruar mucizeleri ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli saha araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:

  • Aksümbül gibi İç Anadolu’nun karasal sınırlarında hayatta kalan nadir bir beyazın tam aksine; Kapadokya’nın o meşhur volkanik tüf topraklarında seksen yılı aşkın bir tecrübeyle tescilli beyaz varyete Emir’i işleyen o en köklü çınarı okumak için Turasan: Kapadokya’nın En Deneyimli Üretici Firması ve Tarihi üretici monografimizi ziyaret edebilirsiniz.

  • Beypazarı’ndaki bu özel geçiş ikliminin asma köklerine sunduğu mikroklimatik avantajların bir benzerini; Strabon’un “Katakekaumene” (Yanık Ülke) adını verdiği Ege’nin o simsiyah bazaltik lav topraklarında modern butik yatırımlarla canlandıran öncüleri keşfetmek için Lidya Antik Bağ Rotasındaki Üreticiler gezi yazımızı inceleyebilirsiniz.

  • Anadolu’nun bu vadi ve ova tabanlarındaki saklı mikroklimalarının tam aksine; küresel ısınmaya meydan okuyarak canlı meyve asiditesini asmanın hücrelerinde dondurmak adına bin metreyi aşan dağ platolarına tırmanan o koruyucu coğrafi ekolü okumak için Bağların Yüksekte Olması Şarabı Etkiler Mi? Yüksek Rakım ve Bölge Yapısı teknik kılavuzumuza göz atabilirsiniz.

  • Bağ bozumu zamanlamasında Ak Sünbül gibi nadir varyetelerin potansiyel şeker ve asidite dengelerini milimetrik yöneterek, alkolü tırmandırmadan da damakta ipeksi gövdeler inşa edebilmenin o modern bilimsel formüllerini incelemek için Erken Hasat ve Gövdeli Şarap Mümkün Mü? Enoloji Çözümleri enolojik analizimize bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir