Bir ülkenin şaraplarını dünyaya tanıtmanın en etkili yollarından biri reklam değil, şarap turizmidir. Türkiye şarap turizmi açısından da geçerli. Şarap üretiminde söz sahibi olan Batı Avrupa ülkelerinin güçlü pozisyonlarına bakarak ülkemiz için bir yol haritası çıkarmaya çalışmak çok anlamlı değil. Yüzyıllarca kesintisiz üretim yapan bu ülkelerin son iki yüz yılda baş döndürücü hızla büyüyen dünya ticareti sayesinde yerleştikleri güçlü pozisyonları, bu dönemin konjonktürü sayesinde, şimdilik başka bir lig gibi görünüyor.
Türkiye şarap turizmi için iki sınır komşumuzun, Yunanistan ve Gürcistan’ın son 10-15 yıl içindeki performanslarından çıkarabileceğimiz pek çok ders var. Ayrıca onların yol haritalarında yer almayan ama bizim kendi rotamıza koyabileceğimiz kimi özgün fırsatlarımız da yok değil. Şimdi komşularımızın nasıl bir değişim yaşadığına ve bunun arkasında yatan sebeplere birlikte göz atalım. Önce küçük bir tabloyla konuya ısınalım.
| Ülke | Şarap Turizmi Gücü | Güçlü Yön |
|---|---|---|
| Gürcistan | ★★★★★ | 8000 yıllık miras |
| Yunanistan | ★★★★☆ | Yunan Adaları ve Yunan Gastronomisi |
| Bulgaristan | ★★★☆☆ | Fiyat / kalite |
| Türkiye | ★★☆☆☆ | Büyük potansiyel, düşük görünürlük |

Gürcistan ve Yunanistan’ın şarap ihracat rakamları:
Georgia’s transformation began in 2013. Wine exports, which stood at 71 million USD in 2012, jumped to 128 million USD with the reopening of the Russian market in 2013, then to 185 million USD in 2014. Despite regional turbulence that pushed exports down to 96 million USD in 2015, the upward trend resumed, reaching 276 million USD by 2024.
Greece’s wine export data, measured in USD, shows a more modest but steady rise: from 78.5 million USD in 2013 to 108 million USD in 2023.
Greece’s wine export data, measured in USD, shows a more modest but steady rise: from 78.5 million USD in 2013 to 108 million USD in 2023.
Which means that, among the three neighbours, the 2023 export values line up as follows:
Türkiye 17 milyon USD
Yunanistan 108 milyon USD
Gürcistan 276 milyon USD
Gürcistan’ın Şarap İhracatının Artışındaki Faktörler:
Trade and Market Access
Reopening and continuation of the Russian market after the 2013 embargo
Free Trade Agreement with the European Union
Targeted focus on the US, German and UK markets with qvevri wines
Government Policy
Establishment of the National Wine Agency and consistent regulatory support
Protection of producers against price volatility and yield fluctuations
Alignment with international standards, boosting competitiveness in EU markets
Tourism and Cultural Positioning
UNESCO’s recognition of traditional qvevri winemaking as Intangible Heritage (2013)
Global natural wine movement aligning perfectly with Georgia’s identity
A genetic treasure chest of roughly 500 indigenous grape varieties
Yunanistan’ın Şarap İhracatının Artışındaki Faktörler
Repositioning of Greek Wine
Moving away from the “cheap wine” perception
Promotion of premium, niche wines in the US and UK
Support for Greek wines’ visibility in international competitions
Branding of Key Indigenous Varieties
Strategic focus on Assyrtiko, Xinomavro and Agiorgitiko
Marketing built around terroir-driven identities
The EU Advantage
Shrinking domestic market after the 2009 financial crisis pushing producers toward exports
Marketing support through EU funds
Institutional Practices
Active use of geographical indications by producers
Professionalization across the sector
Türkiye neden geride?
- Uluslararası tanıtım eksikliği
- Şarap rotalarının sınırlı görünürlüğü
- Dijital içerik eksikliği
- Yerel üzümlerin yeterince anlatılamaması
- Turizm ile şarap sektörünün birlikte hareket edememesi
Türkiye Şarap Turizmi İçin Biz Ne Yapabiliriz?
Ülkemizde iktidarın şaraba yönelik genel yaklaşımının nasıl olduğunu biliyoruz. Bu açıdan Gürcistan’da gördüğümüz devletin düzenleyici ve koruyucu yaklaşımının ülkemizde oluşması mümkün gibi gözükmüyor. Ama sektör içinde olmanın kurumlara ve profesyonellere sağladığı hareket alanları ve sorumluluklar var. Bizim bunları yapmak için yalnızca kararlı ve gayretli olmamız gerekiyor. Bunlar neler?
1. Geographical Indication (GI) Registrations
Üzüm ve şarapların Coğrafi İşaret Tescili süreçlerinde herhangi bir tıkanıklık yok. Buradaki çalışmalar çok hızlı olmasa da sürüyor. Geçtiğimiz yıllarda Avşa menşeli Adakarası üzümünün ve sonrasında şarabının ulusal ve uluslararası alanlardaki tescili bunun işareti. Bu alandaki çalışmalar işletmeler, hatta bireyler tarafından bile yapılabilir ve yapılmalıdır. Burada görev bizlere, yani sektör paydaşlarına düşüyor.
2. Indirect Support Through Tourism Policy
Şarap sözcüğünün geçmesi konusunda bile rahatsızlığı bilinen siyasi yapının, ülkemizin Avrupa Konseyi şemsiyesi altındaki ITER VITIS Şarap ve Bağ Rotaları kapsamında yer almasını desteklemesi ilginçtir. WAYANA’nın da üyesi olduğu bu yapı, uluslararası arenada şarap üreticilerinin ve sektör paydaşlarının sesini duyurmaları açısından önemli bir pencere özelliği taşır. Bu yapı, aynı zamanda var olan ve kurulmakta olan yerel şarap rotaları ve bağ rotalarının uluslararası bilinirliğine de görünürlük kazandıracaktır.
3. The Strength of Turkey’s Quality Producers
Türkiye’nin sayıca az olan şarap üreticilerinin ürün kalitesi düzeyi, yabancı üreticilerin düzeyinden daha geride değildir. Türk şaraplarının uluslararası yarışmalarda elde ettiği sonuçlar, şarapların düzeyini zaten göstermektedir. Ancak Türk şarapları, yabancı tüketicinin ürün gamında ya yoktur ya da çok gerilerdedir. Dolayısıyla yabancı bir şarap severin seçimleri arasında Türk şarabına şans verme olasılığı çok düşüktür. Ama ülkemizi ziyaret eden yabancı bir şarap severde iz bırakan bir deneyim ve bunu izleyecek kişiselleştirilmiş pazarlama çalışmaları oyunu değiştirebilir.
4. Turkey as a Global Tourism Destination
We cannot count on national policy to elevate awareness of Turkish wine, but Turkey’s tourism power is already immense. This is our leverage.
Foreign visitors who drink wine are primarily looking for local products. Our experience at WAYANA proves this over and over again. The surprise on their faces when they encounter Turkey’s diversity and quality is almost universal. This makes the hospitality sector the frontline of perception building. Businesses and trained staff who understand and present local wines well become the de facto ambassadors of “Turkish Wine,” accomplishing something the state itself cannot or will not do.
5. Turkey’s Astonishing Grape Diversity
Turkey’s national grape repositories hold 1,459 grape varieties. No other country comes close. While not all have been fully evaluated for winemaking potential yet, 82 indigenous varieties are already used to produce wine, and that number will grow. Positioning this diversity as “an adventure worth discovering” alone can significantly strengthen the perception of Turkish wine.
6. Anatolia’s Extraordinary Archaeological Wine Heritage
From the domestication of the vine onward, Anatolia has been part of both the Fertile Crescent and the cradle of winemaking in the Caucasus. Ancient wine presses lie scattered across the entire country. In short, wine archaeology is inseparable from the Anatolian landscape. Very few countries can root their wine identity in such deep history. This heritage is a powerful asset for the “Turkish Wine” narrative.
7. Rich Collections of Wine-Related Artefacts in Turkish Museums
Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan ve “Şarap Arkeolojisinin Babası” kabul edilen Patrick McGovern, şarap objeleri açısından dünyadaki en zengin müzenin Ankara’daki Anadolu Uygarlıkları Müzesi olduğunu söyler. Her ne kadar etiketlerde şarap sözcüğünün geçmemesi gibi absürt bir gerçekle karşı karşıya kalsak da, eserler oradadır ve bir bölümü de teşhirdedir. Bu da “Türk Şarabı” algısına güç katacak unsurlardan biridir.
IN SUMMARY
WAYANA’da yıllardır yalnızca Türk şaraplarını anlatmaya çalışmamızın temel nedenlerinden biri de budur. Bir ülkenin şarap kültürü önce kendi insanı tarafından keşfedilir; ardından dünyaya açılır. Türkiye şarap turizminin izlemesi gerek yol da budur.
İçinde bulunduğumuz dönemin estirdiği nahoş rüzgârlar olsa da, ülkemiz bütün zenginlikleriyle ayaklarımızın altında. Bir gün bütün bunların geçmesini beklemektense şimdiden turizm sektöründe faaliyet gösteren oteliyle, acentasıyla, rehberiyle, şarap üreticisiyle, şarap satıcısıyla, şarap evi işletmesiyle herkesin gönüllü olarak bir parçası olmayı kabullendiği bir tanıtım seferberliğini hayata geçirebiliriz. Kamu bazen yol gösterir, bazen de takip etmeye mecbur olur. Bizler, rolümüzün ne olacağına kendimiz karar vermek zorundayız.
Let’s stay committed. Let’s take responsibility.
Bu yazımız ilginizi çektiyse, aşağıdaki yazılara da üzerlerine tıklayarak göz atabilirsiniz.