Üstü Elektrik Santrali, Altı Bağ
İklim değişiminin dramatik etkisi akşam yatıp sabah kalkınca anlaşılmıyor. Bizi alıştıra alıştıra ilerliyor, bu sinsi ve yavaş ilerleyişi biz “yeni normal” kabul ediyoruz. Ama ancak anne-babaların dünyasıyla çocukların ve torunların dünyasının standartlarını karşılaştırdığımızda olayın vahim boyutlarını anlayabiliyoruz.
İklim değişiminin en kolay fark ettiğimiz yanı sıcaklıklarda gözlediğimiz yükseliş. Bunun bağlardaki etkisini hasat tarihlerindeki değişim, güneşin yakıcı etkisinin üzüm tanelerinde yarattığı yakma etkisiyle kolayca görüyoruz. İklim değişikliğinin insan eliyle durdurulmasından ümidini kesenler, bu defa yeni koşullarla barışık çözümlerin peşinde koşmaya başlıyorlar. Bu yazımızı böyle bir projeye ayırdık.

Hochscule Geisenheim Üniversitesi
Hochschule Geisenheim Üniversitesi, Almanya’nın Rheingau bölgesinde, bağların tam ortasında konumlanmış, “masa başı akademi” olmayı baştan reddeden bir üniversite. Şarapçılık, bağcılık, içecek teknolojileri, gıda ve peyzaj alanlarında Avrupa’nın en yetkin araştırma merkezlerinden biri kabul ediliyor. Teoriyle yetinmeyip bağda, mahzende ve laboratuvarda çalışan; üzümleri, özellikle kendi bölgelerinin yerel incisi Riesling’i ciddiye alan insanların kurumsallaşmış hâli adeta.
Bir Geisenheim Projesi: Vitivoltaic
Asmanın Latince adı olan vitis vinifera ile güneş enerjisini anlatan photovoltaics sözcüklerinden elde edilen melez sözcük “vitivoltaic”, bu projelerin grup adı. Proje çok basit bir fikirden yola çıkarak geliştirilmiş, başarılı olma şansını da aslında bu basitliğine borçlu.
Geisenhem Üniversitesi araştırmacıları bölgenin simgesi haline gelmiş beyaz üzüm Riesling’in, iklim değişikliği koşullarında fotovoltaik (PV) paneller yardımıyla nasıl sürdürülebilir biçimde yetiştirilebileceğini test eden bir deneme tesisi kurdu.
Paneller, bağların ve tarım makinelerinin altında rahatça çalışabilmesi için oldukça yüksek bir seviyeye monte ediliyor. Bu yapı, hassas asmalara dolu, şiddetli yağmur ve yoğun güneş ışığına karşı koruma sağlıyor. Güneşli havalarda yarı saydam paneller, zeminde dama tahtasını andıran bir ışık-gölge deseni oluşturuyor. Otomatik bir takip sistemi ise panelleri sürekli olarak güneşe yönlendirerek ışığın en verimli şekilde toplanmasını sağlıyor.
Riesling tehlike altında
HGU Genel ve Organik Bağcılık Bölümü Başkanı Manfred Stoll, “Bağcılıkta bugüne kadar korumalı yetiştiricilik görmedik,” diyor. Üzümler seralarda ya da plastik örtüler altında olgunlaşmaz; bu nedenle PV panellerinin dolu ve şiddetli yağmura karşı pasif bir koruma sağlaması oldukça yeni bir yaklaşım.
Ancak iklim değişikliği, Almanya’nın en popüler üzüm çeşidi olan Riesling’i zor durumda bırakıyor. Asmalar artık daha erken sürgün veriyor ve geç donlara karşı çok daha hassas hale geliyor. Üzümler daha fazla güneşe maruz kaldığı için şeker oranı yükselirken asit düşüyor; bu da alkol düzeyini ve tad profilini değiştiriyor. Üniversitenin “Watt şarabı” olarak adlandırılan Riesling’inin şimdiye kadar iki rekoltesi üretildi. Bu şaraplar, geçmişte olduğu gibi daha hafif ve daha meyvemsi bir karakter sergiliyor.
Donlara karşı ısıtma kabloları
Proje kapsamında HGU, mikroiklimler konusunda da önemli deneyimler kazandı. Avrupa Birliği ve eyalet fonlarıyla finanse edilen, 350.000 avroluk deneysel tesiste; toprak nemi, sıcaklık ve ışığı ölçen çok sayıda sensör bulunuyor. Panellerin altındaki bağlarda güneş yanığı ya da şiddetli yağmur kaynaklı zarar görülmezken, bitişikteki kontrol parseli ciddi şekilde etkilendi.
Bağ sıraları boyunca hem ısıtma kabloları hem de damla sulama hortumları yerleştirildi. Isıtma kabloları, Nisan 2024’te üç gece süren bir geç don sırasında kendini kanıtladı. O sırada yaklaşık 10 cm uzunluğa ulaşmış, son derece hassas sürgünler; depolanmış yeşil elektrikle çalışan kablolar sayesinde ısıtıldı. Stoll, geleneksel olarak bağcıların bu tür donlarda büyük mumlar yaktığını, bunun hem zahmetli olduğunu hem de yoğun dumanla çevreyi kirlettiğini hatırlatıyor.
Üretilen elektrik ayrıca tesisin işletilmesinde, tarım araçları, otomobiller ve e-bisikletlerin şarj edilmesinde; pompaların ve toprağı işleyen, alt örtüyü yöneten ve bitki koruma ürünleri uygulayan otonom bir paletli robotun çalıştırılmasında kullanılıyor.
“Bir şaraphanenin üretim, depolama ve lojistik için yıl boyunca enerjiye ihtiyacı vardır,” diyor Stoll.
VitiVoltaic teknolojisi, şarap sektörünün çoklu sorunlarla boğuştuğu bir dönemde dikkat çekiyor. Bazı bölgelerde hasatlar zayıf geçerken, değişen tüketici alışkanlıkları, gümrük tarifeleri ve arz fazlası küresel pazarı zorluyor. Elektrik üretimi, bağcılık işletmeleri için ikinci bir gelir kaynağı olabilecek olmasına rağmen, yatırım için yeterli finansman her zaman bulunamıyor.
Geçen yıl Geisenheim’de çok daha küçük ve mobil bir PV sistemi de kuruldu. Mevcut bağ direklerine tente gibi bağlanan bu paneller, fırtına ya da dolu durumunda küçük bir motor yardımıyla otomatik olarak toplanabiliyor. Bu yapı daha uygun maliyetli olsa da sunduğu koruma ve elektrik üretimi daha sınırlı. Buna rağmen HGU, en uygun çözümleri bulmak için testlere devam ediyor. Stoll’un ifadesiyle, “Artık bekleyecek vaktimiz kesinlikle yok.”
Terk edilen bağlar
Mühendis ve amatör bağcı Christoph Vollmer de fotovoltaik sistemlerle çalışan isimlerden biri. Stuttgart’ın güneybatısındaki Oberkirch’te yer alan küçük bağında, yüzde 30’u aşan eğime sahip, kısmen teraslanmış dik yamaçlar nedeniyle tarım makineleriyle çalışmak oldukça zor.
Aynı zamanda agrivoltaik sistemler konusunda uzmanlaşmış aile şirketi Intech Clean Energy GmbH’nin genel müdürü olan Vollmer, bu tür dik araziler için bazı cam panellerin çelik kablolara asıldığı özel bir tasarım geliştirdi. Şimdi bu sistemi kendi bağında kuruyor.
Genç bağcı, mantar hastalıklarına dayanıklı yeni üzüm çeşitleriyle iki hektarlık bir alanı güneş panellerinin altına dikmeyi ve yılda yaklaşık 1,5 megavat-saat elektrik üretmeyi hedefliyor. Üretilen elektrik için belediyeye bağlı enerji sağlayıcılarla sözleşme görüşmeleri sürüyor. Ayrıca yamaçlardaki zahmetli işleri hafifletmek için otonom bir paletli traktör şarj etmeyi planlıyor.
Dik eğimlerde fotovoltaik sistem kurmak teknik olarak daha zor, ancak bir mühendis için son derece heyecan verici bir meydan okuma, diyor Vollmer. Aynı zamanda bunun zorunlu bir adım olduğunu da ekliyor. Bir zamanlar bağcılık için çok cazip olan güneşli yamaçlar, küresel ısınmayla birlikte artık Almanya’nın daha düz ovalarında da başarıyla değerlendirilebiliyor.
“Birçok bağ, artık kimse işlemek istemediği için terk edildi,” diyen Vollmer, asgari ücretteki artışların da bağcıların kazancını düşürdüğü takdirde bu sayının artacağını söylüyor. Oysa üzüm bağlarıyla kaplı yamaçlar, kültürel peyzajın bir parçası, turistik bir cazibe unsuru ve biyolojik çeşitlilik için de büyük önem taşıyor.
Projenin Güzelliği:
Güneş Yanması, Don, Dolu ve Yağmura Çözüm — Üstelik Elektriğini Kendin Üretiyorsun
Vitivoltaic Projesi, okuduğunuz zaman bile içinizde heyecan yaratan bir proje. Bağcılığın korkulu rüyaları olan bütün doğal sıkıntılarla başa çıkılmasına hizmet eden çok yönlü yanına hayran olmamak mümkün değil. Bakalım şarap dünyasındaki ilerleyişi nasıl olacak? Yatırım maliyetlerinin finansmanı için geliştirilecek çözümler, projenin sahaya inmesini sağlayabilecek mi?
