Roze ve Blush: İkisi de aynı mı?
Şarabın varlığının farkında olan herhangi bir yetişkine kaç çeşit şarap var diye sorsak, büyük olasılıkla üç çeşit diye cevap alırız: kırmızı, beyaz, rosé. Bu cevap tam olmamakla beraber yanlış da olmaz. En azından bu üç renk, şarabın gruplamasında evrensel olarak kabul gören grupların da adıdır.
WAYANA Wine Bar, İstanbul Kadıköy’de yalnız Türk şarapları servis ettiğimiz şarap evimiz. WAYANA Şarap Menüsü’ndeki bölümlerden bir tanesi, roze şaraplara ayrılır. Ama menüde blush için ayrılmış ayrı bir bölüm yok. Bu açıdan baktığımızda en azından kategorik olarak roze şarapların kendilerine özgü tartışmasız bir bölümü var. Blush başlığını taşıyan şaraplar bu bölümde misafir ediliyorlar.
Dilerseniz roze ve blush şaraplar için otoritelerin ne dediğine kısaca göz atalım. Rengi pembenin hemen her tonu olabilen roze şaraplar aslında üretim esnasında renginin koyulaşmasına izin verilmeden kabuklarının içinden alınan kırmızı şaraplardır. Teknik ayrıntılara boğulmadan söylemek gerekirse, siyah üzümlerin suyu sıkıldığında sıvı rengi griye çalan sarı renkte olur. Bizim kırmızı şaraptan alışık olduğumuz renk tonlarının ortaya çıkması için üzüm kabuklarının üzüm suyunun içinde tutulması gerekir (bu olayın teknik adı maserasyondur).
Eğer üzüm kabuklarının üzüm suyunda bırakılma süresi kısa tutulursa, kırmızı değil, roze şarap elde edilir. Özetlersek, roze şaraplar, üzüm kabuklarının temas süresi kısa tutulan kırmızı şaraplardır. Roze şarapların renkleri hem üzüm cinsine hem de üzüm şırasında kalma sürelerine bağlı olarak çok açık pembeden açık kırmızıya kadar değişiklik gösterebilir.
Blush has become an alternative for very light pink wines, put forward by American producers. In fact, it is a marketing response to the decline in sales of rosé wine in the 1980s. The best example in this field is the White Zinfandel wine. Zinfandel, a grape suitable for red wine, has been produced with the white wine technique and has become the pioneer wine of this field with its very light pink color.
Blush şaraplar, roze şaraplardan biraz daha tatlı, daha açık renkli ve bazıları mini hava kabarcıklı olur. Bu özellikleri sayesinde blush şarapların kendi başlarına içimi daha kolaydır. Roze şaraplar arasında da çok açık renkli olanlar vardır, ama tanenleri daha çok hissedilir. Bu özellikleriyle roze şarapları yemeğe daha iyi eşlik eden şaraplar olarak tercih ederiz.
İlginizi Çekebilir
Roze ve Blush stillerinin arkasındaki o ferahlatıcı enolojik dünyayı keşfettikten sonra, şarap kimyasındaki asit dengesini, yerel kırmızı varyetelerin potansiyellerini ve en yeni tapas eşleşmelerimizi ele aldığımız diğer yazılarımız da ilginizi çekebilir:
Pembe şarapların damakta bıraktığı o ferahlatıcı, diri ve tazeleyici hissin arkasındaki en temel enolojik dinamiği öğrenmek için Şarapta Asitlik Kavramı: Canlılık, Tazelik ve Teruar Dengesi kavramsal kılavuzumuza göz atabilirsiniz.
Türkiye’de roze şarap üretiminde (özellikle blush tarzı açık renkli üretimlerde) sıklıkla tercih edilen Ege’nin o asil kırmızı varyetesinin sektörel geleceğini okumak için Denizli Bağlarının Geleceği: Çal Karası Sempozyumu tarihsel analizimizi ziyaret edebilirsiniz.
Bu ferahlatıcı pembe kadehlerin yanına çok yakışacak, yerel malzemelerin yaratıcı uyumuyla mutfağımıza taşıdığımız en yeni gastronomi hikayemiz için Yeni Tapasımız “Partowar”: Kavrulmuş Narince Yaprağı ve Kurutulmuş Sultaniye Taneleri içeriğimizi keşfedebilirsiniz.
Jargonlardan ve pazarlama kelimelerinden arınmış, üzüm tanesinden kadehe uzanan tüm o üretim stillerini en yalın dille kavramak için WAYANA 101: Temel Şarap Eğitimi ve Keşif Rehberi monografimize bakabilirsiniz.