Dünyada Türk Şaraplarının Algısının Değişmesinde Turizmin Rolü

D ü n y a d a T ü r k Ş a r a p l a r ı n ı n A l g ı s ı n ı n D e ğ i ş m e s i n d e T u r i z m i n R o l ü

Facebook
Twitter
LinkedIn

Şarap üretiminde söz sahibi olan Batı Avrupa ülkelerinin güçlü pozisyonlarına bakarak ülkemiz için bir yol haritası çıkarmaya çalışmak çok anlamlı değil. Yüzyıllarca kesintisiz üretim yapan bu ülkelerin, son iki yüz yılda baş döndürücü hızla büyüyen dünya ticareti sayesinde yerleştikleri güçlü pozisyonları, bu dönemin konjonktürü sayesinde, şimdilik başka bir lig gibi görünüyor.

Ama iki sınır komşumuzun, Yunanistan ve Gürcistan’ın son 10-15 yıl içindeki performanslarından çıkarabileceğimiz pek çok ders var. Ayrıca onların yol haritalarında yer almayan ama bizim kendi rotamıza koyabileceğimiz kimi özgün fırsatlarımız da yok değil. Şimdi komşularımızın nasıl bir değişim yaşadığına ve bunun arkasında yatan sebeplere birlikte göz atalım.

GÜRCİSTAN ve YUNANİSTAN’IN ŞARAP İHRACAT RAKAMLARI

Gürcistan’ın şarap sektöründeki dönüşümü 2013 yılında başlıyor. 2012 yılında 71 milyon dolar olan şarap ihracatı Rusya pazarının açılmasıyla 2013’te 128 milyon dolara, 2014’te 185 milyon dolara sıçrıyor. Bölgesel krizlerle 2015’te 96 milyon dolara düşen şarap ihracatı izleyen yıllarda düzenli olarak artarak 2024 yılında 276 milyon dolara ulaşıyor.

Batı komşumuz Yunanistan’ın USD cinsinden şarap ihracatı değerlerine baktığımızda 2013 yılında 78,5 milyon USD iken küçük iniş-çıkışlarla, ama genel yükselme trendini koruyarak, 2023 yılında 108 milyon USD düzeyine ulaştığını görüyoruz.

Şimdi Türkiye’nin şarap ihracatı değerlerine bakalım. Bizde de büyüme var. 2013’te yaklaşık 9 milyon dolar olan ihracat tutarının 2023’te 17 milyon dolara yükseldiğini görüyoruz.

Yani üç sınır komşusu ülke arasında küçükten büyüğe doğru 2023 yılı şarap ihracat tutarları şöyle:

Türkiye                17 milyon USD

Yunanistan     108 milyon USD

Gürcistan        276 milyon USD

GÜRCİSTAN’IN ŞARAP İHRACATININ ARTIŞINDAKİ FAKTÖRLER:

  • Ticari İlişkiler Açısından:
    • Rusya pazarının ambargolardan sonra 2013 yılında açılması ve sürmesi
    • Avrupa Birliği ile Serbest Ticaret Anlaşması
    • ABD, Almanya, İngiltere pazarlarına Qvevri şaraplarıyla odaklanması
  • Devlet Politikaları Açısından:
    • Ulusal Şarap Ajansı kurulması, sektörün desteklenmesi ve denetlenmesi
    • Üreticiyi hem taban fiyat dalgalanmasına hem rekolte kaybına karşı koruması
    • Uluslararası Standart Uyumlarıyla AB pazarlarında rekabet gücünü arttırması
  • Turizm ve Kültür Politikaları Açısından
    • 2013 yılında UNESCO’nun Qvevri Şarap Yapımını Kültür Mirası olarak tescili
    • Batı’da yükselen Natürel Şarap trendinin qvevri ile bütünleşmesi
    • Ülkenin yaklaşık 500 çeşit üzüme ev sahipliği yapması

YUNANİSTAN’IN ŞARAP İHRACATININ ARTIŞINDAKİ FAKTÖRLER

  • Şarapların Segmentlere Göre Yeniden Konumlanması
    • Ucuz şarap üretme algısının terk edilmesi
    • ABD ve İngiltere pazarlarına premium ürünlerle niş satışların özendirilmesi
    • Uluslararası yarışmalarda Yunan şaraplarının öne çıkmasının desteklenmesi
  • Yerel Üzüm Çeşitlerinden Bir Seçkinin Markalaşması
    • Assyrtiko, Xinomavro, Agiorgitiko gibi üzümlere özel olarak odaklanılması
    • Teruvar odaklı ürünlerin bu özelliklerinin öne çıkarılarak pazarlanması
  • Avrupa Birliği Kimliği
    • 2009 yılındaki ekonomik krizle daralan iç pazarın ihracat artışını tetiklemesi
    • Avrupa fonlarıyla sağlanan pazarlama desteği
  • Kurumsal Uygulamalar
    • Ürünlerin Coğrafi Menşei tescillerinin üreticiler tarafından kullanılması
    • Nitelikli kadroların yarattığı dönüşüm

BİZ NE YAPABİLİRİZ?

Ülkemizde iktidarın şaraba yönelik genel yaklaşımının nasıl olduğunu biliyoruz. Bu açıdan Gürcistan’da gördüğümüz devletin düzenleyici ve koruyucu yaklaşımın ülkemizde oluşması mümkün gibi gözükmüyor. Ama sektör içinde olmanın kurumlara ve profesyonellere sağladığı hareket alanları ve sorumluluklar var. Bizim bunları yapmak için yalnızca kararlı ve gayretli olmamız gerekiyor. Bunlar neler?

Tescil Süreçleri

Üzüm ve şarapların Coğrafi İşaret Tescili süreçlerinde herhangi bir tıkanıklık yok. Buradaki çalışmalar çok hızlı olmasa da sürüyor, geçtiğimiz yıllarda Avşa menşeili Adakarası üzümünün ve sonrasında şarabının ulusal ve uluslararası alanlardaki tescili bunun işareti. Bu alandaki çalışmalar işletmeler, hatta bireyler tarafından bile yapılabilir ve yapılmalıdır. Burada görev bizlere, yani sektör paydaşlarına düşüyor.

Devletin Turizm Politikaları Kapsamındaki Örtülü Desteği

Şarap sözcüğünün geçmesi konusunda bile rahatsızlığı bilinen siyasi yapının, ülkemizin Avrupa Konseyi şemsiyesi altındaki ITER VITIS Şarap ve Bağ Rotaları kapsamında yer almasını desteklemesi ilginçtir. WAYANA’nın da üyesi olduğu bu yapı, uluslararası arenada şarap üreticilerinin ve sektör paydaşlarının sesini duyurmaları açısından önemli bir pencere özelliği taşır. Bu yapı, aynı zamanda var olan ve kurulmakta olan yerel Şarap ve Bağ Rotalarının uluslararası bilinirliğine de görünürlük kazandıracaktır.

Türkiye’nin Nitelikli Şarap Üreticileri Olması

Türkiye’nin sayıca az olan şarap üreticilerinin ürün kalitesinin düzeyi, yabancı üreticilerin düzeyinden daha geride değildir. Türk şaraplarının uluslararası yarışmalarda elde ettiği sonuçlar, şarapların düzeyini zaten göstermektedir. Ancak Türk şarapları, yabancı tüketicinin ürün gamında ya yoktur ya da çok gerilerdedir. Dolayısıyla yabancı bir şarap severin seçimleri arasında Türk şarabına şans verme olasılığı çok düşüktür. Ama ülkemizi ziyaret eden yabancı bir şarap severde iz bırakan bir deneyim ve bunu izleyecek kişiselleştirilmiş pazarlama çalışmaları oyunu değiştirebilir.

Türkiye’nin Turizm Destinasyonu Olmasının Sağladığı Avantaj

Türk şarabı konusundaki farkındalığı devlet politikasıyla yukarıya taşıma imkânımız olmasa da Türkiye, turizmde dünyanın en çok ziyaretçi alan yerlerinden birisi konumundadır ve bizim bu gücümüzü kullanmamız gerekir.

Türkiye’ye gelen turistler arasında şarap tüketicisi olanların arayışındaki öncelik, ülkemizin yerel şaraplarıdır. Bizim WAYANA’daki deneyimimiz bunu çok net olarak ortaya koymaktadır. Aslında misafir ettiğimiz her yabancı konuğun Türkiye’deki şarap çeşitliliği ve niteliği konusunda uğradığı şaşkınlık görmeye değerdir. Bu açıdan Türk şarabı algısının güçlenmesinde ağırlama sektörüne önemli bir görev düşmektedir. Buradaki kilit unsur işletmeler ve nitelikli personeldir. Yerel şarabı iyi tanıyan ve iyi tanıtan işletmeler, devlet desteğiyle yapılması mümkün olmayan Türk Şarabı algısının sözcüsü ve elçisi olmak durumundadır.

Türkiye’nin Muazzam Şarap Çeşidi Zenginliği

Türkiye koleksiyon bağlarında yer alan üzüm çeşidi sayısı 1.459’dur. Böylesine bir zenginliğe bizden başka sahip olan bir ülke yok. Henüz üzüm çeşitlerinin şaraba uygunluğu konusundaki çalışmaları tamamlayamamış olsak da şu ana kadar 82 yerel üzümümüz şarap yapımında kullanılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu sayının artacağı konusunda da kimsenin kuşkusu yoktur. Bu zenginliğin “keşfetmeye değer bir macera” olarak konumlandırmak bile “Türk Şarabı” algısının güçlenmesinde önemli bir oynayacaktır.

Anadolu’nun Antik Şarap İşlikleri Konusundaki Akıl Almaz Zenginliği

Üzümün evcilleşmesinden başlayarak Anadolu toprakları hem bağcılığın geliştiği Bereketli Hilalin hem de şarabın ilk ortaya çıktığı Kafkasya bölgelerinin bir parçasıdır. Ülkemizin neredeyse her yerinde, binlerce yıl önce kullanılmış şarap işlikleri yer alır. Bu yanıyla bakıldığında şarap arkeolojisi, Anadolu coğrafyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Ülkemizin “Türk Şarabı” algısının yerleşmesinde, başka ülkelerden çok azının sahip olduğu bir şarap tarihi geçmişi vardır.

Ülkemizin Müze Envanterindeki Şarap Objeleri Zenginliği

Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan ve “Şarap Arkeolojisinin Babası” kabul edilen Patrick McGovern, şarap objeleri açısından dünyadaki en zengin müzenin Ankara’daki Anadolu Uygarlıkları Müzesi olduğunu söyler. Her ne kadar etiketlerde şarap sözcüğünün geçmemesi gibi absürt bir gerçekle karşı karşıya kalsak da eserler oradadır ve bir bölümü de teşhirdedir. Bu da “Türk Şarabı” algısına güç katacak unsurlardan birisidir.

SÖZÜN ÖZÜ

İçinde bulunduğumuz dönemin estirdiği nahoş rüzgârlar olsa da ülkemiz bütün zenginlikleriyle ayaklarımızın altında. Bir gün bütün bunların geçmesini beklemektense şimdiden turizm sektöründe faaliyet gösteren oteliyle, acentasıyla, rehberiyle, şarap üreticisi, şarap satıcısı, şarap evi işletmesiyle herkesin gönüllü olarak bir parçası olmayı kabullendiği bir tanıtım seferberliğini hayata geçirebiliriz. Kamu bazen yol gösterir, bazen de takip etmeye mecbur olur. Bizler, rolümüzün ne olacağına kendimiz karar vermek zorundayız.

Enseyi karartmayalım, sorumluluklarımıza talip olalım.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir