Kasım ayında Old Vines-Yaşlı Asmalar başlıklı konferansların yedincisi yapıldı. Kaliforniya’da düzenlenen konferans şarap dünyasının etkili isimlerinin de katılmasıyla yılın en önemli etkinliklerinden birisi olarak hafızalarımıza yerleşti. 12 ülkeden şarapların tadıldığı etkinlikte ülkemizden Paşaeli’nin bir şarabının yer aldığını gördük.
Konferansın açılış konuşmasını bu yıl şarap yazarlığında 50. Yılını kutlayan Jancis Robinson yaptı ve Yaşlı Asma şaraplarının kayda değer yanlarına değinip onları “en büyük kaynaklarımız” diye nitelendirdi.
Konferansın kapanış konuşmasınıysa Güney Afrikalı Rosa Kruger yaptı. 2002 yılında Güney Afrika’da başlattığı ‘Old Vine Project’ hareketinin nasıl olup da dünya çapında farkındalık yaratan bir dönüşümü gerçekleştirdiğini anlattı. Kapanış cümlesini de kendi ağzından aktaralım:
“Dünyanın dört bir yanındaki yaşlı asmalara değer veren topluluğumuza çağrım şu: Sadece yaşlı asmalarımıza değil, onlara emek veren insanlara da özen gösteren bir kültür inşa edelim.”

Konferansta Sunulan Araştırma Projeleri
Konferansta iki önemli araştırma projesinin sunumları yapıldı, ikisi de dikkat çekiciydi.
Birinci proje İspanya’nın Navarra ve Zaragoza Üniversiteleri’nin desteklediği CRDO Campo de Borja’nın projesiydi ve üç yıl boyunca süren yaşlı Garnacha (Fransa’da bilinen adıyla Grenache) asmalarından yapılan şarapların değerlendirilmesi hakkındaydı. CRDO, İspanya’nın üzüm tescil işlemlerinin bölgeler için yapılmasından sonra bu sürecin devamlılığını denetlemek üzere yetkilendirilen bir konsey.
Proje yürütücüsü Prof. Vicente Ferreira proje kapsamında üç ayrı üreticiden hem yaşlı hem genç Garnacha asmaları kullanıldığını ve yaptıkları karşılaştırmalarda yaşlı asma şaraplarının daha kompleks ve daha yoğun fenolik performans gösterdiğini, yaşlanmaya çok daha uygun şaraplar verdiğini gördüklerini dile getirdi. Bir başka avantajlarının da teruvar özelliklerini çok daha belirgin bir biçimde yansıtmaları olduğunu ekledi.
İkinci önemli araştırma Navarra Üniversitesi’nin yaşlı asmaların yaşlarının tespitiyle ilgili bir çalışmasıydı. Bu projeyi yürüten Prof. Santesteban yaptıkları çalışmayı şöyle özetledi:
“İnsanlar genellikle asma yaşının resmî kayıtlardan kolayca doğrulanabileceğini ya da bir dalın halkalarına bakılarak (tıpkı ağaçlarda olduğu gibi) yaşın hesaplanabileceğini düşünür. Oysa asmalar ağaçlarla aynı şekilde büyümez ve resmî bağ kayıtları da ancak 1994’ten itibaren doğru kabul edilebilir. Yani gerçek, sanılandan çok daha karmaşık.
Biz ise farklı bilgi kaynaklarını bir araya getirdik: tarihsel dönemlerde çekilmiş hava fotoğrafları, asmaların göreli büyüme ölçümleri, asma ve anaçların genetik analizleri… Böylece asma yaşını değerlendirmek için ampirik bir yöntem oluşturduk.”
Konferansı Gördük; Şimdi Sıra Sahada:
Neredeyse bütün segmentlerde satış zorlukları yaşayan şarap sektörü Yaşlı Asma şaraplarına farklı bir yerden bakıyor:
“Yaşlı Asma” şarabı olduğu için satışı kolaylaşıyor mu?
ABD şarap müşterisi üzerinde araştırmalar yapan “Wine Opinions” anketlerinden çıkan sonuçları şöyle özetleyebiliriz:
- %47 şarap profesyoneli “Old Vines” ifadesini güçlü bir kalite göstergesi olarak görüyor.
- Tüketicilerde bu oran %34.
- Buna karşılık “Historic Vineyard” etiketi %45 ile daha fazla değer görüyor.
Bu sonuçlara bakıldığında tüketici asmanın yaşından çok bağın yaşıyla ilgili. Toprak güçlü bir etmen, hikâyenin gücü çok belirgin değil.
Yaşlı asmalar gerçekten daha iyi şarap mı üretir, yoksa bu sadece hikâyenin romantizmi midir?
Bu sorunun cevabı kimden duyduğunuza göre değişiyor. Meselâ konferansın salonundaki herkes için gerçek böyle. Yüzyılı devirmiş asmaların gövdelerindeki o kıvrımlar, köklerin toprağın derinliklerine uzanması, üreticilerin kuşaklar boyu emek verdiği parseller… bunların hepsi güçlü bir hikâye.
Yaşlı Asmalar Şarabı Gerçekten Değiştirir mi?
Evet, değiştirir. Ama “daha iyidir” cümlesi tamamen görecelidir.
Bilim ne diyor?
Giriş kısmında yapılan araştırmalardan söz etmiş ve özetlemiştik. Tekrar hatırlatmak gerekirse yaşlı asma şarapları:
- Daha yoğun siyah meyve aromaları,
- Daha yüksek aromatik derinlik,
- Daha karmaşık fenolik yapı
gibi farklı karakteristikler taşıyor. Yani yaş sadece bir sayı değil; kimyasal gerçekliği var.
Ama sahadaki sektör profesyonelleri şunları işaret ediyor:
Karmaşıklığı herkes istemiyor.
Bugünün dünyasında insanların önemli bir kısmı Pinot Grigio’nun sek, nötr, risksiz tadını istiyor. “Vodka-tonic insanı” dediğimiz profil büyüyor. Bu kitle için yoğunluk, derinlik ve hatta “köken” gibi kavramlar ek bir değer sunmuyor.
Peki değer veren kesimde satış neden yüksek değil?
1) Verim düşük, maliyet yüksek
Yaşlı asmalar az ürün verir. Bu da şarabın fiyatını otomatik olarak yansır. Yaşlı Asma şaraplarının fiyatı, genç bağlarınkinin iki katı gibidir. Ortalama tüketici tarihi değer için iki kat ödemek istemez.
2) Hikâyeyi anlatmak kolay değil
Etikete “Old Vine” yazmak yetmiyor. Ama daha somut bir referans satışı çok etkiliyor. Örneğin Güney Afrika’daki proje kapsamında etikete güvenilir referansla eklenen “1932’de Ekilen Bağlardan” ibaresinin etkisi çok büyük. Önemli olan bu bilgiye sahip olmak.
3) Kategori olarak görünür değil
Şarap listelerinde “Old Vines” diye bir kategori yok. İş Sommelier’nin hikâye anlatmasına kalıyor, yoksa şarap kaybolup gidiyor.
4) “Küresel Isınma” oyunu yeniden yazıyor
100 yıl önce doğru yer olan bağ, değişen iklim koşullarıyla değersizleşebiliyor. Yalnız Yaşlı Asma olması bir süre sonra yeterince anlamlı olmayabilir.
Peki Güçlü Yanları Neler?
Romantizmi bir kenara koyalım. Sektör açısından yaşlı asmaların üç büyük artısı var:
1) Direnç ve sürdürülebilirlik
Derin kökler sayesinde kuraklığa dayanıklıdır. Gübre ve kimyasala daha az ihtiyaç duyar. Düşük müdahaleli bağcılık için ideal bir yapı sağlar.
2) Tarihsel ve kültürel değer
Bir bağın 120 yıldır hayatta kalması, insan emeğinin yaşayan bir arşividir. Bu değer bugün sürdürülebilir turizm, bağ gezileri ve marka kimliği için güçlü bir avantaj.
3) Markalaşma fırsatı
Hikâyesi olan şarap her zaman satılabilir. Bu bilgiyi belgeleyip etikete taşıyan üreticilerin yüksek bedel ödemeyi göze alan şarap severlere ulaşması mümkün. Bunu Güney Afrika’daki hareket göstermiş durumda.
Sonuç: Yaşlı Asma Şaraplarının Geleceği Nasıl Şekillenecek?
Yaşlı asmalar, dünyanın birçok bölgesinde tehdit altında. Sebebi dramatik ama basit:
Daha az verim = daha az gelir.
Üreticiyi bağları söküp yenisini dikmeye zorlayan ekonomik bir gerçeklik var. Önümüzdeki dönemin ana sorusu şu:
Sektör bu bağları korumaya yetecek ekonomik modeli yaratabilecek mi?
Bunun yaratılması mümkün ama koşulları var:
- Şeffaf bilgi (dikim yılı etiketi)
- Hikâye anlatımı
- Gastronomi dünyasının desteği
- Sürdürülebilir tarım vurgusu
Son Söz:
Yaşlı asma şarabının geleceği, kalitesinden çok hikâyesinin kim tarafından ve nasıl anlatıldığına bağlı. Şarap gibi içimi kadar, hatta bazen ondan da daha çok, hikâyesiyle gönülleri fetheden içecekte, şarabın yaratacağı algıya yapılacak yatırım öne çıkıyor.
İyi anlatılan şarap tercih ediliyor.