ŞARAPLIK ÜZÜMLERİMİZİN ÜLKE TURİZMİNE KATKISI OLUR MU?

Ş A R A P L I K Ü Z Ü M L E R İ M İ Z İ N Ü L K E T U R İ Z M İ N E K A T K I S I O L U R M U ?

Facebook
Twitter
LinkedIn

WAYANA’yı hayata geçirmeye ilk karar verdiğimizde heyecanımız doruktaydı elbette. Bir yol haritası da yapmıştık ve o haritanın gerektirdiği bütün hazırlıkları tamamlayıp kapılarımızı öyle açmıştık. Ama yol haritamızın yolculuk esnasında değişime uğrayacağını içten içe tahmin ediyorduk. Aradan üç yılı aşkın bir süre sonra geriye dönüp baktığımızda yol haritamızda nasıl değişikler olduğunu daha iyi görüyoruz. Bu değişikliklerden bir tanesinin başlığı, ülkemizdeki şaraplık üzüm çeşidinde meydana gelen artış. Bu artışın WAYANA’da yarattığı değişim ve bu mikro göstergeden yola çıkarak Türk şarap ve turizm sektörleri açısından yaratabileceği avantajlar da bu yazının konusu.

Türkiye’de Turizm Sektöründe Yaşanan Değişim

“Güneş-Deniz-Kumsal” üçlemesiyle kendisine turizm destinasyonu kapılarını aralayan Türkiye, bu başlığın gerektirdiği turizm yatırımlarını hayata geçirmeyi başardı. Ülkemizde turizm alanında meydana gelen değişimi onar yıllık periyotlarla pandemiye kadar bir tabloda toplarsak nasıl baş döndüren bir değişim yaşandığını görürüz.

YılToplam Turizm Geliri (milyar dolar)Toplam Ziyaretçi Sayısı (milyon kişi)
19800,331,3
19903,235,4
20007,6410,4
200518,2321,2
201024,9331,4
201531,4641,2
201942,8551,75

2020 yılında bütün dünyaya kâbus gibi çöken pandemi, Türk turizmini de kesintiye uğrattı. Ama izleyen yıllarda hızlı bir toparlanma yaşadık.

YılToplam Turizm Geliri (milyar dolar)Toplam Ziyaretçi Sayısı (milyon kişi)
202130,3129,81
202249,3651,37
202354,356,7
202461,162,2

1980 yılını baz kabul edersek gelen turist sayısı 50 kat artmış. Turizm sayesinde elde edilen gelir de 180 kat artmış. Bu sayılara bakıp da “Vay canına” dememek zor.

Şarabın Turizm İçindeki Yeri

Aslında Türk turizmi içinde şarabın bir yeri olduğunu söylemek çok mümkün değil. İktidarın siyasi öncelikleri bu kadar belirgin olmadan önce de turizm hedefleri arasında şarap turizminin herhangi bir yeri yoktu. Trakya Bağ Rotası (şarap sözcüğü içinde yer almıyor) için yapılan Kalkınma Ajansı projesinden sonra bu konu hızla hükümet icraatları arasından çıkarıldı. O kadar ki bugün müze ziyaretleri yaptığınızda arkeolojik buluntular arasında yer alan hiçbir objenin etiketinde şarap açıklamasını göremezsiniz.

Ama Türk turizmi açısından gastronominin öneminin fark edildiği bir dönemdeyiz. Devletin özendirmesiyle Michelin gibi örgütlerin son birkaç yıldır Türkiye için hareket etmeye başladığını ve etki alanlarının genişlediğini görüyoruz. Gastronominin ayrılmaz bir parçası olan şarabın içki değil yemeğin bir parçası olarak kabulü konusunda belirgin bir değişim olduğunu da gözlüyoruz. Nitekim Avrupa Konseyi Kültür Rotalarından birisi olan Iter Vitis Avrupa Şarap ve Bağ Rotaları Örgütü, artık ülkemizde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından destekleniyor.

Trakya Bağ Rotasından sonra sivil inisiyatiflerle kurulan Urla, Çal ve Lidya ile sayısı dörde ulaşan bağ rotalarının sayısı, üzerinde çalışılan Kapadokya ve Truva ile daha da çoğalacak. Üstelik bu rotalarda yeniden Kalkınma Ajanslarının işin bir parçası olmaya başladığını görüyoruz ki bu önemli bir değişimin habercisi. Yani Türk şarapçılığı açısından bu yeni dönemde turizmin paydaşı olarak yer almak için asgari şartlar ortaya çıkıyor.

Bir Mikro Deneyim: WAYANA ne yaptı?

WAYANA olarak şarap sektörünün dünyada benimsediği servis anlayışının, giderek, şarap severlerin beklentisini karşılamadığını fark ederek yola çıktık. Şarap servisi yapan işletmelerin sektörün tamamı tarafından doğru ve geçerli yol olarak kabul ettiği temel anlayışı kabul etmedik: Şarap şişeyle servis edilmelidir, yalnızca birkaç şarap kadehle servis edilebilir, o kadar.

Bu yaklaşım şarap severin beklentisini karşılamaktan çok uzaktı, çünkü şarap sever olan bizler bu yaklaşımdan son derece rahatsızdık. WAYANA’nın ilke olarak menüsündeki bütün şarapları kadehle servis etmesinin doğru olacağını düşündük, bunun da şarap severler tarafından kabul göreceğini ümit ettik. Yanılmadık ama umduğumuz kadar hızlı olmadı. Kapılarımızı açtıktan iki yıl sonra bu hizmetimizin benimsendiğini ve WAYANA’nın farklı bir yere konumlanmasını sağladığını yaşayarak deneyimledik.

WAYANA’nın ikinci önemli önceliği Türkiye’nin kendine özgü bir talihsizliğini bizim fırsat gibi görmemizle ortaya çıktı. Ülkemiz, üzüm çeşitliliği konusunda dünya lideri. Koleksiyon bağlarımızda 1459 çeşit üzüm kayıtlı. Ama biz hâlâ bunların kaçının şarap yapımına elverişli olduğunu bulabilmiş değiliz. Bugün için eksiklik olarak gördüğümüz bu gecikme, aslında WAYANA için bir fırsat oldu. Çok eski değil, daha 2022 yılında 50-60 aralığında şarap yapılan üzümün bulunduğu ülkemizde bu sayı şimdi 83. Biz Türkiye’de şarap yapılan bu 83 üzümün 75 tanesinden yapılan şaraba menümüzde yer veriyoruz (diğerlerinin şu anda rekoltesi olmadığı için yok). Aslında bu başlık, Türk turizmi açısından da önümüzde duran bir fırsatı görmemizi sağlıyor.

Değişen Şarap Sever ve Turist Profili

Şarabın dünya genelinde düşüş yaşadığını herhalde duymayan yok. Daha önceki yıllarda iyi yönetilmeyen arz-talep miktarlarının dünya genelinde yeni bir denge arayışında olduğu aşikâr. Bu yeni denge sağlanınca bugünkü karamsar hava da elbette dağılacak. Ama şarap severlerin arayışlarında da farklılaşma görüyoruz. Tüketim miktarlarını azaltma, daha düşük alkol içeriğini tercih etme gibi eğilimler öne çıkıyor. Benzer değişimi turizmde de görüyoruz: bir önceki jenerasyonun kendini denize atma eğiliminin yerini kültürel değerleri keşfetmek önceliği alıyor.

Şarap İçmek Değil Yeni Üzüm ve Şarap Keşfetmek

Geçen haftaki bültende iki sınır komşumuzun, Yunanistan ve Gürcistan’ın şarap ihracatı rakamlarını paylaşmıştık. Onların şarap sektörü deneyimleri elbette bizim için bir ders kitabı değeri taşıyor. Ama bizde onlarda olmayan başka bir zenginlik var: Kimsenin bilmediği yüzlerce keşfedilmeyi bekleyen üzüm ve bunlardan her yıl önümüze çıkan yepyeni şaraplar.

Türkiye, artık deneyimin peşinde koşan ve keşfetmeyi yaşam biçimi olarak gören yeni jenerasyonun tam aradığı özelliklere sahip. Şarabı alkollü bir içecek olarak değil gıdasının tamamlayıcısı olarak kabul eden bir anlayışla büyüyen, yeniliklerin peşinde koşan, uzaktan çalışan, uzaktan çalışırken bulunduğu ülkeyi keşfeden yeni nesil turistler için Türk şarapları çok güçlü bir mıknatıs.

Bunu, WAYANA olarak biz, yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Turistik bir bölgede olmadığımız halde bu deneyimi önemseyerek plan yapan, karşılarına çıkan üzüm ve şaraplarla şaşkına dönen konuklarla karşılaşıyoruz neredeyse her gün. Bunun hakkını vermek için çok çalışıyoruz ama bundan hiç pişmanlık duymuyoruz.

Son Söz

Türkiye, bugüne kadar kıymetini bilmediği, önemsemediği bir üzüm ve şarap ülkesi. Ama bu işe gönül veren üreticileri var. Bu üreticiler yeni üzümleri ortaya çıkarmanın hem kendi işletmeleri için hem ülkenin zenginliği için önemli olduğuna inanıyorlar.

Dünyadaki değişimin yarattığı bu fırsatı Türk şarapçılığı ve turizmi için kullanabiliriz.

Kullanacak mıyız?

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir