ERCİŞ KARASI

E R C İ Ş K A R A S I

Facebook
Twitter
LinkedIn

WAYANA’yı hayata geçirmemizdeki en önemli motivasyonlardan birisi, belki de birincisi, ülkemizin olağanüstü çeşitlilikteki endemik üzümlerinden yapılan şaraplarla kendisine sağlayacağı zenginliğe duyduğumuz inanç olsa gerek. Bu nedenle iyi bir şarap evi olmaktan ibaret bir menü hazırlığı yapmadık. Bizim menümüzün ülkenin zenginliğini yansıtan bir güce sahip olması daha önemliydi yola çıkarken. Bu yaklaşımımızı hâlâ koruyoruz. Hatta bir adım ileriye giderek bütün şarapları kadehe açmayı tercih etmemizin sebeplerinden birisi de bu zenginliğin ulaşılır olmasını sağlamaktır.

Ercis Karası şarabı da bu yaklaşımın doğal sonucu olarak bizi en çok sevindiren gelişmelerden birisi oldu. Bu sevincimiz bir yanıyla yok olmadan fark edilerek geri kazanılmasından beslenirken öte yandan da tarihsel bir açılıma fırsat vermesinden ileri geliyor. Erciş Karası üzümü Van yöresine ait olduğu için söze kısaca Van’dan başlayalım.

Haritaya baktığınızda kapladığı geniş alanla hemen önce çıkan Van Gölü, etrafı yüksek dağlarla çevrili Van Gölü ovasında yer alır. Deniz seviyesinden oldukça yüksekte (1725 metre) yer alan bölgede karasal iklim hüküm sürer. Hem mevsimler arasında hem de gündüz ve gece arasında sıcaklık farkı yüksektir. Ancak gölün ve ovayı çevreleyen dağların etkisiyle ovada daha ılıman bir mikro klima alanı oluşur. Bu mikro klima sayesinde hayat bulan değerli bitkilerden birisi de Erciş Karası asmasıdır.

Erciş Karası morumsu siyah renkte yuvarlak tanelere sahiptir. Genellikle Eylül ortalarında olgunlaşır, tanesinin saptan ayrılması için orta kuvvet uygulanması gerekir. Genellikle 2 çekirdekli tanelerin 600-700 gram aralığındaki salkımlarda yetiştiği gözlenir.

Erciş Karası asmasından elde edilen üzümün şarap imalatında kullanılmasının yanı sıra yapraklarının da yemeklik sarma olarak yaygın biçimde tercih edildiği görülür. Bu yanıyla Erciş Karası, Narince, Göküzüm ve Yapıncak gibi yaprakları da yemekte kullanılan asmalar grubunda yer alır.

Erciş Karası üzümünden kırmızı şarapların ortalamasına göre yüksek asit seviyesine sahip, orta gövdeli, tanen düzeyi düşük şaraplar elde ediliyor. Şaraplar yakut kırmızısı gibi koyu olmayan kırmızı bir renge sahip oluyor. Damakta dolgun meyve tadı hissediliyor. Henüz iki üreticinin işlediği Erciş Karasının önümüzdeki yıllarda çok güzel örnekleriyle karşılaşacağımıza inanıyoruz.

Erciş Karası üzümünün tarihsel yanından da söz etmiştik. Arkeolojik kazılarda sınırlı da olsa ele geçen üzüm çekirdekleri, bölgede bağcılığın geçmişinin binlerce yıl geriye gittiğinin gösteriyor. Van Gölü üzerindeki Akdamar (Ahtamar) Adası’ndaki ünlü kilisenin dış yüzey süslemelerinde, sarmaşık asma bitkisi duvarları boydan boya dolaşır. Ayrıca bölgedeki Urartular döneminden kalan taş yazıtların üzerinde dikilen bağlardan söz edilir ve bu bağlara zarar vereceklerin Tanrıların gazabına uğraması temenni edilir.

Erciş Karası, toprağın derinliklerinden aldığı güçle hem bize nefis şaraplar vermeyi sürdürecek hem de bu coğrafyanın kadim uygarlıklarıyla olan bağlarımızı güçlendirecek. Bu satırları okuyanları bundan sonraki ilk WAYANA ziyaretinde Erciş Karası şarabını tatmaya bekliyoruz.

Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir