OLD VINES-YAŞLI ASMALAR NİÇİN DEĞERLİ?

O L D V I N E S - Y A Ş L I A S M A L A R N İ Ç İ N D E Ğ E R L İ ?

Facebook
Twitter
LinkedIn

Şarap dünyası içinde yaşlı asmalara gösterilen ilginin her geçen gün arttığını gözlüyoruz. Bu konudaki ilginin somut örneklerinden birisi olan Old Vine Registry girişimini de bir süre önce WAYANA Bülten’de duyurmuştuk. Eskilerin sözlerinden birisi olan “Eskiye rağbet olsaydı Bit Pazarı’na nur yağardı” deyişinin tamamen ters yüz olması anlamına gelen bu ilginin nelerden kaynaklandığına ve yansımalarının neler olduğuna yakından bakalım.

Old Vine-Yaşlı Asma tanımında belirlenmiş resmî bir standart yok. Ama yaşlarına göre asmaların dört başlıkta toplanması konusunda fikir birliği oluşmuş:

  • Old Vines-Yaşlı Asmalar – 35 yaşından büyük
  • Survivor Vines-Ayakta Kalan Asmalar – 70 yaşından büyük
  • Centenarian Vines-Asırlık Asmalar – 100 yaşından büyük
  • Ancestor Vines-Ata Asmalar – 125 yaşından büyük

Bağcılıktan gelir elde edilmesinde birinci sıraya verimin konması elbette anlaşılır bir öncelik. Verimliliğin artması, elde edilen mahsulün artması ve kazancın artması anlamına geliyor. Asmanın 25-40 yıl arasında değişen en verimli olduğu dönem tamamlanınca fidanların yenilenmesi ve verimliliğin korunması baskısıyla eski, yaşlı asmaların sökülerek bağın gençleştirilmesi yaygın bir uygulama.

Ama yaşlı asmalar da yıllar içinde geliştirdikleri kimi ayırt edici özellikleriyle öne çıkıyorlar. Örneğin uzun yıllardan güç alan, ağaca dönüşmüş gövde ve dallardan oluşan bitkisel yapıları sayesinde besin rezervleri daha güçlü oluyor. Genç asmalar budama, yaprak ve salkım seyreltmesi gibi yapılması zorunlu olan işlemler için harcanan zaman yaşlı asmalarda çok daha az. Ayrıca geride bıraktıkları yıllar boyunca kökleri daha da derinlere uzanan yaşlı asmalar kurak geçen dönemlere daha kolay karşı koyuyorlar. Yaşlı asmaların bir başka avantajı hastalıklara karşı dayanıklı olmaları; ilerleyen yıllar boyunca yaprak sayılarının azalması, yaşlı asmalara bir avantaj sağlıyor.

Artılarına ve eksilerine baktığımız zaman, yaşlı asmalardan daha iyi şaraplar yapılır diyebilir miyiz? Bu sorunun kolay bir cevabı yok. Her şeyden önce bugün yaşlı kabul ettiğimiz asmaların dikim koşulları ve büyürken görmüş olduğu bakım titizliği konusunda çok iyimser olmamakta fayda var. Yıllar içinde denenerek geliştirilen bağcılık tekniklerinin pek çoğu eski asmaların dikim zamanlarında büyük olasılıkla uygulanmamış. Eski bağlarda asmalar arasındaki mesafelere özen gösterilmediğini, dikildikleri dönemde ürün verimliliğinden başka bir faktörün dikkate alınmadığını görüyoruz.

Ama yeni nesil şarapçıların kendi ürünlerine bakışında daha büyük bir hassasiyet olduğunu, yaşlı asmalara sevdalarının arttığını görüyoruz. Eskiden umarsızca sökülüp atılan asma kütüklerine daha sevecen yaklaşan bağ sahipleri ve şarap üreticileri olduğunu, bu yaklaşımla ürettikleri şaraplara şarap-severlerin de saygıyla yaklaştıklarını görüyoruz. İçimizi ısıtan bu gözlemler bile yarın için sönen umutlarımızı tekrar canlandırıyor.

Artık üreticilerin, yaşlı asmaların üzümlerinden yaptıkları şarapları etiket üzerinde belirtmelerine daha sık rastlıyoruz. WAYANA’nın Şarap Menüsünde yaşlı asmaların üzümleriyle yapılan şarap sayısı git gide artıyor. Elbette bu şarapları da hem şişe hem kadehle servis ediyoruz. Bir sonraki ziyaretinizde ekip arkadaşlarımıza yaşlı asmaların şarapları konusunda danışın, sizi mutlaka damağınıza uygun, denemeye değer örneklerle buluşturacaklarınızdan kuşkunuz olmasın.

Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir