
Uzun süredir yapmak isteyip Murat Yankı’yla zamanı ayarlayarak yapamadığımız Asmadan Bağcılık Müzesi ziyaretimizi sonunda yapabildik. Bu yazıyı bu şaraba değer veren şarap severlerin bu önemli girişime dikkatini çekmesi arzusuyla kaleme aldık, umarım bu arzumuz gerçekleşir.
Asmadan, şaraplarını zevkle servis ettiğimiz üreticilerden birisi. WAYANA menüsünde çok sayıda şaraplarına yer veriyoruz. Fiyat ve nitelik performansları son derece güçlü şarapları var. Ama bizim gönlümüzü fethettikleri esas yer Asmadan Bağcılık Müzesi.

Şarap tarihini yazarken Türkiye topraklarını bu çalışmanın merkezine yerleştirmek gerekir. 800 yıl öncesine kadar şarabın merkezinde yer alan Anadolu ve Trakya toprakları son dönemde bu merkezi rolünü kaybetmiş olsa da son yüz yıllık dönemde açığını kapatmak için yine büyük gayret gösterdiği hummalı bir çalışma içine girdi. Türkiye’nin şarap tarihindeki merkezi rolünün en önemli göstergelerinden bir tanesi, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin dünyanın şarap objeleri açısından en zengin müzesi olmasıyla kolayca anlaşılır.
Her ne kadar ülkemizin basit siyasi kaygılarla şaraba yüklediği olumsuz bakış açısı, bu konuda çalışma yapılmasını duraksatmış olsa da sahip olduğumuz bu hazine bizim ve zamanı gelince bu konuda çok ses getirecek çalışmaları yapacak akademik kadrolarımız da var. Dileriz zaman bizi haklı çıkarır.
Asmadan Bağcılık Müzesi, böyle bir müzenin hayaliyle yaşayan Murat Yankı’nın küratörlüğünde hayat bulan bir proje. Bu projenin bir sivil hizmet olarak hayata geçmesini de Asmadan Şarapları’nın desteği sağlamış. Asmadan, üretim tesislerinin, butik otelinin ve restoranının bulunduğu komplekse bu müzeyi ekleyerek dünyada bu kapsamda bir tesisi hayata geçiren ilk kurum olmuş.
Müze, Anadolu’da şarabın tarih içerisindeki seyrini son derece derli toplu anlatan nefis bir yerleşime sahip. Müzede yer alan eserlerin yaklaşık yarısı, asılları diğer müzelerde bulunan replikalardan oluşuyor, kalanlar da müzenin kendi olanaklarıyla satın aldığı gerçek arkeolojik eserler. Yasalar gereği Asmadan Bağcılık Müzesi, Truva Müzesi’ne bağlı bir tüzel kişilik.

Bir salondan oluşan müze Anadolu’da şarap tarihinin ilk somut buluntuları olan Neolitik (Cilalı Taş) Dönemden başlayarak tarihin farklı dönemlerine topluca bakmamızı sağlıyor. Müzenin sağladığı en önemli hizmetlerden birisi, bu tarihsel dönemlerde ülkemizin sınırları içinde şarapla ilgili buluntu veya kayıtlara ulaşılan antik yerleşim yerlerinin nereler olduğunu gösteren haritalar. Bu haritalara baktığınızda Anadolu ve Trakya’nın nasıl her devirde bir şarap diyarı olduğunu görüp heyecanlanmamanız mümkün değil.
Ülkemizde en eski yabani üzüm çekirdekleri Çayönü adını taşıyan yerleşim yerinde bulunmuş. Çayönü’ndeki ilk yerleşimin günümüzden neredeyse 10.000 yıl öncesine kadar uzandığını düşünürsek asmanın yolculuğunun nasıl bir geçmişe sahip olduğunu kolayca anlarız. Ancak şarabı, insanın kendisinin düzenlediği bağlarda yetiştirdiği evcil asmalarla yapmasına bakacak olursak bizdeki en eski buluntular Kurbantepe Höyüğünden elde edilmiş. Orada bulunan üzüm çekirdekleri bizi, günümüzden 6000 yıl öncesine götürüyor.
Müzenin bulunduğu yer Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde. Buranın tarihteki geçmişine uzandığımızda eski yerleşim yerinin adının Maydos olduğunu görüyoruz. Maydos, halen kazıların devam ettiği bir arkeolojik alan. İlginç olan yanlardan birisi kazılar sayesinde Maydos antik kentinin sekiz farklı tarihsel döneme uzanan zengin geçmişi. Truva’nın dokuz katmanına benzer bir yaşamı sergileyen Maydos’tan elde edilen buluntuların bir bölümü önümüzdeki günlerde Asmadan Bağcılık Müzesi’nde sergilenecek.
Şarap Turizmi, kendi başına güçlü bir ilgi odağı olma gücüne sahip. Bu cazibeye bir şarap müzesi ziyaretini eklediğiniz zaman sizi çok daha derinden etkileyen, zengin bir deneyime kavuşuyorsunuz. Gezi planlarınızı yaparken içine hem şarabı hem şarap müzesini katmak için Asmadan’da bir durak vermeyi ihmal etmeyin.