KAVAKLIDERE TADIMI

K A V A K L I D E R E T A D I M I

Facebook
Twitter
LinkedIn

ÜRETİCİLER WAYANA’DA serimizin içindeki dokuzuncu etkinliğimizin konuğu Kavaklıdere Şarapları’ydı. Yaşı Türkiye Cumhuriyeti’ne yakın olan Kavaklıdere esasen Ankaralı, adını da Ankara’nın aynı adı taşıyan semtinden alıyor. Ama üreticimizin cesametini anlamamız için aslında bizimki gibi bir tadıma ve bu tadımda Kavaklıdere’yi anlatacak Yasemin Taşlıca gibi bir rehbere ihtiyaç varmış. Biz yaşayarak bunu anladık.

Açılış cümlesinde dokuzuncu tadım dedik ama bir düzeltme yapmakta fayda var. Bu tadımların üçüncüsünde bir istisna yapıp üreticiye değil Lidya Antik Bağ Rotasına yer açmıştık. Kavaklıdere tadımını Ekim ayında yapma fikri de o zaman ortaya çıkmıştı. Çünkü Kavaklıdere’nin Pendore Bağları rotanın üyesiydi, o tadım esnasında Sina ve Yasemin, bu tadımın çerçevesinin temelini atmışlardı.

Kısaca Kavaklıdere

1929 doğumlu Kavaklıdere, Ankara’nın metropole dönüşmesiyle şehrin dışına gitmeye mecbur kalmış. Bugünkü Akyurt yerleşkesi, o zaman yaşanan bu zorunlu ve radikal dönüşümün sonucu. Halen de burası üretimin en büyük kısmının gerçekleştiği yer.

Ama ilerleyen zaman, başka adımlar atılmasını da zorunlu kılmış. Bunların ilki Kapadokya’daki Cote d’Avanos bağları ve üretim tesisi olmuş. Kapadokya’nın bej renginin tonlarıyla süslenen bölgeye Cote d’Avanos zümrüt yeşili bağlarıyla canlılık ve bereket getirmiş. Kapadokya’nın volkanik toprak yapısının asma ve üzümler üzerinde belirgin bir etkisi var.

Üçüncü durak Manisa’daki, yörenin eski adını taşıyan Pendore Bağları ve üretim tesisi olmuş. Burada birbirinden çok farklı toprak çeşitlerine rastlanıyor, aralarında Kula’nın volkanik toprağı da var. Pendore’nin bir başka özelliği de asma fidanı yetiştirilen bir bölümünün olması. Sertifikalı fidan üreten fidanlık hem Kavaklıdere’ye hem de diğer üreticilere hizmet ediyor.

Bu üç ana merkeze yeni dikilen bağların bulunduğu Trakya’yı eklememiz gerekiyor. Bir de Kavaklıdere’nin Fransa’daki Şato Şarapçılığı yapılan iki lokasyonunu eklemek gerekiyor.

WAYANA’daki Kavaklıdere Tadımı

Kavaklıdere tadım içeriği hazırlanırken birden çok amaca hizmet etmesi amaçlandı. Bunlardan birincisi coğrafî çeşitlilik, yani bütün bölgelerin örneklerine yer verilmesiydi, öyle de oldu.

Etkinliğin ilk bölümünde yer alan şaraplar Cote d’Avanos ve Prestige serisindendi. Tadım, Emir üzümünün farklı şarap stilleri için yapılmış örnekleriyle başladı: hem beyaz şarabı hem de köpüklü şarabı tattık.

Sonraki adımda Kalecikkarası üzümünü hem roze olarak tattık hem de izleyen iki şarapla bir mini dikey tadım yaptık. Prestige serisinin 2019 ve 2022 rekolteli Kalecikkarası şarapları bu görevi üslendi. Birinci bölümün altıncı ve son şarabı Fransa’daki bağlardan gelen bir Bordo kupajı oldu

İkinci bölüm açık tadım formatındaydı ve katılımcılarımız ellerinde kadehlerle bu bölümdeki şaraplardan istediklerini tattılar. Bu bölümde Vin-Art serisinden bir beyaz şarap, Egeo serisinden bir roze ve bir kırmızı, Selection serisinin beyazı, Pendore ve Prestige serilerinden de birer kırmızı yer aldı.

Kavaklıdere’nin Şarap Segmentasyonu

Kavaklıdere şaraplarını beş ana segmentte topluyor:

  • Signature: 1929 ve Cote d’Avanos Doğal Köpüklü
  • Super Premium: Pendore-Cote d’Avanos-Prestige-Tatlı Sert-Altın Köpük
  • Premium: Egeo-Selection-Misket-Emir-Vin&Art
  • Popular: Ancyra-Çankaya-Yakut-Lâl-Primeur-Rosato-Pembe Köpük-İnci Damlası
  • Basic: Angora-Myrina-Dikmen-Kavak-Roza-Tigris-Leyla-Amore

Kavaklıdere Ziyaretlerimiz

ÜRETİCİLER WAYANA’DA serisinde konuğumuz olan üreticilerin üretim tesislerini ziyaret etmeyi hem alışkanlık haline getirdik hem de bundan çok zevk alıyoruz. Bunu yapmak istememizin en önemli sebebi aslında işimizi daha iyi yapmamıza doğrudan etki etmesi. Tadım etkinliklerinin bize yüklediği sorumluluk gereği, katılımcılara konuk üreticiyi verebileceğimiz en iyi içerikle tanıtmayı hedfliyoruz. Bunu da yapmanın yolu bizim üretici konuğumuzu çok iyi tanımamızdan geçiyor.

Kavaklıdere Pendore Bağları’na Nisan ayındaki Lidya Antik Bağ Rotası tadımı öncesinde bi çalışma ziyareti yapmıştık. Geniş arazide bağlar arasında uzunca bir tur atmış, tam da o günlerde bütün ülkeyi etkileyen don felaketinin etkilerini konuşmuştuk. Pendore farklı farklı toprak çeşitlerine sahip bir teruvarlar bütünü. Üretim tesisi, bağları, fidanlığıyla göz dolduran bir işletme.

Kavaklıdere Cote d’Avanos ziyaretiniyse tadımın hemen öncesinde yaptık. Bizi, uzun yıllardır Kavaklıdere’de wine-maker’lık yapan Sanem ve Faruk arkadaşlarımız misafir etti. Caner ve Ahmet’in de katılmasıyla sohbet birden derinleşti ve odağımız önce bağlara doğru çevrildi. Kavaklıdere’nin son otuz yıldaki bütün bağlarının kuruluşunda görev alan Ahmet’in renkli hikayeleri hem işleyişi hem de yaşayarak öğrenmenin kurumsal yapılar için ne büyük bir zenginlik kaynağı olduğunu anlamamızı sağladı. Nesiller boyunca bilgilerin birikmesiyle oluşan kadim bağcılık tekniklerinin bir çırpıda modern tekniklere feda edilmesinin bedelini, Cote d’Avanos bağları ilk kurulduğunda asmaları kaybederek nasıl ödediklerini ve sonra gobleyle telli sistemin sentezi gibi görülebilecek ara formülü nasıl geliştirdiklerinin hikayesi dinlemeye değerdi.

Daha sonra üzümün tesis içindeki yolculuğunu, adeta kendimiz üzüm tanesi gibi yuvarlanarak, üretim bölümünde yaşadık. Bu denli büyük alanlarda hasat edilen üzümlerin parsel parsel işlenmesi ve Kavaklıdere’nin geniş şarap segment çeşitliliğine uygun biçimde dağıtılmasının operasyonel yükü dikkat çekiciydi. Gezinin son durağında henüz şişeye girmeyen örnekleri hazırlamıştı ev sahiplerimiz tadım için. Çok renkli bir geziyi tamamlayıp tatlı bir yorgunlukla ekibe veda ettik.

Tadım Günü

ÜRETİCİLER WAYANA’DA serisinin anlatımını layıkıyla yapmak için çok çalışıyoruz. Ama ne olursa olsun, konuğumuz olan üreticinin kendi ağzından duyulacak hikâyenin etkisi bambaşka oluyor. Kavaklıdere tadımında Yasemin Taşlıca’nın bulunması bu etkiyi yarattı. Konusuna ve ürünlerine hâkim bir ev sahibi olarak aktardığı bilgiler, katılımcılarımızın Kavaklıdere’yi çok daha iyi tanımasına olanak sağladı.

Tadıma Cote d’Avanos’un tank metoduyla üretilen bir köpüklüsüyle hoş geldin diyerek başladık. İzleyen altı şarabı asit ve tat profillerine göre tapaslarımızla eşleştirdik. İkinci bölümde bu kez farklı serilerden seçilen altı şarapla açık tadım yaptık ve katılımcılarla bol bol sohbet ettik. Sanırım yanıtlanmamış soru bırakmadık.

Son Söz

ÜRETİCİLER WAYANA’DA etkinlik formatını çok seviyoruz. Üreticileri yalnızca şarap yapan mekanik yerler olarak değil yaşayan, dinamik ve duygusal yanlarıyla da görmemize fırsat veren önemli bir format bu.

Bugüne kadar bu etkinliklere katılmadıysanız mutlaka katılın.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir