
HZ. İSA’NIN SON YEMEĞİNDEKİ ŞARAP: BEYAZ MI YOKSA KIRMIZI MIYDI?
Tarih boyunca dinsel törenler içinde şarap kendisine yer bulmuş. Hatta başka içecekler olsa bile şarap baş köşeye kurulmuş. Şarabın insanda

Tarih boyunca dinsel törenler içinde şarap kendisine yer bulmuş. Hatta başka içecekler olsa bile şarap baş köşeye kurulmuş. Şarabın insanda

WAYANA’nın kuruluş aşamasında tesadüfen ailemizin büyük oğlu İstanbul’daydı. Aslen akademisyen olan Uluğ (Kuzuoğlu) ister istemez kuruluş sürecinin çok önemli bir paydaşı oldu ve hayatımızı çok kolaylaştırdı. O dönemde Uluğ’un bir tespiti önemliydi. Yaşı kemâle ermiş benim gibi, üstelik içkiyle de pek arası olmayan, bir adamın şarap evi açmasındaki şaşırtıcı çelişki can alıcı bir noktaydı. O zaman gülüp geçtiğim bu tespiti kafamda evirip çevirmeye de başladığımı fark ettim, doğruydu, oldum olası içkiyle bir mesafem vardı. Bunun sebebinin aslında zihnimin berraklığını korumak konusundaki yaklaşımım olduğunu keşfettim. Ama öte yandan şarapla ilgili bu faaliyet de beni çok heyecanlandırıyor ve mutlu ediyordu. Üstelik bunun kazançla da ilgisi yoktu, bırakın para kazandırmayı bizi nefessiz bırakıp bırakmayacağını bile bilmiyorduk. İşte o zaman ‘Şarap Kâşifi’ kavramı zihnimde belirmeye başladı: Şarap Kâşifinin prototipi bendim.

Tamamlayıcı bir menü kimliğiyle tasarladığımız WAYANA Natürel Şaraplar Menüsünü Haziran ayında güncelledik. Yeni haliyle menüde 15 beyaz, 3 roze ve 18 kırmızı olmak üzere toplam 36 şaraba yer veriyoruz. Üstelik geç fark ettiğimiz iki şarabımız daha var, onları da şimdilik sözlü olarak ekliyoruz. WAYANA Natürel Şaraplar Menüsündeki şaraplar ve üreticilere hızlıca göz atalım.

Kök Köken Toprak, ülkemizde üvey evlat muamelesi gören şarap endüstrisinin yoluna devam etmesini yüreklendiren bir sivil oluşum. Bu sivil oluşumun bir araya getirdiği farklı formasyonlardaki profesyonellerin sahip oldukları birikimleri şarap dünyasının mensuplarıyla paylaşmaları katılımcıların en büyük kazancı oldu. Bunlar arasından iki tanesini daha geniş bir çerçevede ele alacağız. İlki Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karataş’ın liderliğinde yürütülen bir proje.

Kerasus’la ilgili ilk bilginin bir sosyal medya yazışmasında karşıma çıktığımı hatırlıyorum. Genç bir şarap tutkununun şarabın neden Karadeniz bölgesinde de üretilmediğini sorgulamasıyla başlayan ve yaptığı çalışmalarla bunun pekâlâ olabileceğini gösteren cesur bir girişim olarak kaydetmiştim. Bu yılın Nisan ayında Gelveri’nin ev sahipliğinde yapılan Diyonisos Sempozyumu’nda Gizem’le kısa bir sohbet etmiş, yeni ürünlerle ilgili görüşmek üzere ayrılmıştık. Haziran ayı başında Kerasus’un Melez 1 ve Melez 2 olarak adlandırdığı iki şarabının hazır olduğunu öğrendik. Şaraplar elimize ulaştıktan sonra da detayları Gizem’den dinlemek üzere bir görüşme gerçekleştirdik. Bu yazıda bu sohbette aldığımız bilgilerin bir özeti var.

Adında fermantasyon geçse de inanmayın, aslında bu işlem bir asidin başka bir aside dönüşmesinden ibaret bir kimya işlemi. Bugün fermantasyonun ne olduğunu biliyorsak, bu bilgiyi Louis Pasteur’e borçluyuz. Yaklaşık 150 yıl önce yaptığı çalışmalar sayesinde fermantasyonda mayanın görevinin ne olduğunu anladık, o gün bu gün sağlanan gelişmelerle şarap üreticileri daha güvenle üretim yapabilecekleri koşullara sahip oldular. Pasteur’ün açmış olduğu yoldan ilerleyen bilim insanları ilerleyen araştırmalarda hem biriken bilginin rehberliği hem de giderek gelişen teknolojik donanım sayesinde bu alanda pek çok başka sürecin de açıklamasını yapabildiler. Bu araştırmalar arasında bugünkü konu başlığımız olan malolaktik fermentasyon ya da daha doğru ifadeyle malolaktik dönüşüm de var.

WAYANA 301 tadım etkinliğinde yer verdiğimiz deneysel müzik-şarap ilişkisinin değerlendirmesine devam ediyoruz. Aşağıdaki tabloda tadımda yer verdiğimiz şaraplar ve eşlik etmesi için seçtiğimiz müzik eserlerini görebilirsiniz. Yazının izleyen kısmında katılımcıların yaptıkları değerlendirmelerden çıkan sonuçları başlıklar halinde paylaşacağız.

862 yılında Benedikt rahipleri tarafından kurulan Stavelot Manastırı’nın sakinlerinin şarap üretmeye yaklaşık 1000 yılı civarında başladıkları tahmin ediliyor. Bu tarihin ne anlama geldiğini anlamak için kısa bir tarih yolculuğu yapmaya ne dersiniz?

WAYANA 301, özel etkinlikleri hariç tuttuğumuzda biletli girişle düzenlediğimiz ellinci etkinlik oldu. WAYANA markasıyla kapılarımızı 18 Temmuz 2022 tarihinde açtık. Henüz iki yılı doldurmadığımız halde bu denli yoğun bir tadım portföyüne sahip olduğumuz için doğrusu çok mutluyuz. Her tadım, yeni şarap severlerle tanışmamızı sağladı. Bizim yaptığımız işe ne kadar değer verdiğimizi bu etkinliklerde bizzat yaşadılar. Hepsi WAYANA’yı kendi zihin haritalarında doğru yere oturttular. Bizi seçerek hem motivasyonumuzu arttırdılar hem de insana ‘yeter artık’ dedirten ülke koşullarına rağmen yola devam etme arzumuzu canlı tuttular. Onun için yazının ilk kısmını bize verdikleri destekten ötürü tüm tadım katılımcılarımıza teşekkür etmek için ayırdık.

İçinde bulunduğumuz dönem, artık küresel ısınmanın olasılık değil günümüzün gerçeği olduğunu bilimsel olarak hepimize gösterdi. Bu konuda yaratılmış olan farkındalığa rağmen başarılı bir mücadele verilemeyeceği de aslında ortaya çıktı. İnsan türünün doymak bilmeyen iştahına uygun olarak geliştirdiği düzenin hep daha çok üretmek ve daha çok tüketmek olduğunu ve gelişmenin ölçümünü de bu bağlamda yaptığımızı düşünecek olursak kısa süreli kazanımlarımızdan vazgeçemeyeceğimiz ortaya çıkıyor.