DNA Testiyle Buluşan Kardeşler: Kolorko ve Furmint

D N A T e s t i y l e B u l u ş a n K a r d e ş l e r : K o l o r k o v e F u r m i n t

Facebook
Twitter
LinkedIn

Bazen bir üzüm çeşidinin hikâyesi, yalnızca bağda değil, arşivlerde, laboratuvarlarda ve e-posta kutularında da yazılır. Kolorko’nun hikâyesi de tam olarak böyle ilerledi. Güney Trakya’da neredeyse unutulmuş bir yerel çeşit olarak bilinen Kolorko, bugün artık yalnızca yerel bir üzüm adı değil; uluslararası bağcılık literatürüyle doğrudan bağ kuran canlı bir örnek olarak karşımızda duruyor.

Bu hikâyenin dönüm noktası ise DNA analizi ve sonrasında yapılan bilimsel yazışmalar oldu.

Kolorko ve Furmint Üzümleriyle Tanışıklığımız

Şarap servisi yapmaya başladığımız ilk yıllarda Melen Şarapları’ndan aldığımız şaraplardan birisi Kolorko üzümündendi. Ancak şarabın devamı konusunda endişeli olduklarını, üzümü tedarik etmelerinde sıkıntılar olduğunu söylemişlerdi. Nitekim ilerleyen yıllarda Paşaeli’nin ürettiği Kolorko şarabına kadar bulmamız mümkün olmadı.

Kolorko’ya gönül veren Seyit Karagözoğlu’nun ağzından üzümü hayata döndürmek için harcanan emeği dinleyince katlanılan fedakârlığı daha iyi anladık. Üstelik Paşaeli’nin son sektörel tadımında tadına baktığımız Macar Furmint şaraplarının beyaz şaraplar arasındaki gözdemiz olması ve şimdilerde Kolorko’yla akrabalığını öğrenmemiz bizi çok şaşırttı.

Şimdi bir hafta önceye, 9 Şubat 2026 günü yapılan açıklamayla öğrendiğimiz Kolorko-Furmint kardeşlik sürecini hızlıca gözden geçirelim.

Neredeyse Kaybolan Bir Üzüm

Kolorko, uzun yıllar boyunca Tekirdağ’ın güneyindeki köylerde, küçük parsellerde yaşayan yaşlı asmalar üzerinden varlığını sürdürdü. 1960’lardan sonra giderek azaldı ve neredeyse yok olma noktasına geldi. Resmî üzüm listelerinde yer almaması, kökeninin ve kimliğinin belirsiz kalmasına yol açtı. Kendi başına özgün bir çeşit miydi, yoksa başka bir üzümün yerel adı mıydı, kimse net konuşamıyordu.

2005 yılında Paşaeli’nin kurucusu Seyit Karagözoğlu’nun başlattığı kurtarma çalışması bu noktada belirleyici oldu. Uçmakdere’den Şarköy’e uzanan hat üzerindeki köylerde hâlâ yaşayan yaşlı asmalar tespit edildi, çelikler toplandı ve Hoşköy’de yeni bir bağ kurulmaya başlandı. Marmara Denizi’nden gelen rüzgârlara açık, kireçli ve besince fakir topraklarda Kolorko yeniden kök saldı.

2009 yılında yalnızca 276 şişelik ilk tek çeşit üretim yapıldı. Küçük hacimli ama büyük anlam taşıyan bir başlangıçtı bu.

İlk Tadımlar ve İlk İşaretler

Kolorko’nun erken dönem örnekleri, uluslararası tadımcıların da dikkatini çekti. Bitkisel ve narenciyemsi aromalar, belirgin mineral yapı, dolgun doku ve uzun bitiş gibi özellikler öne çıkıyordu. Bu üzümün yalnızca “yerel bir merak unsuru” olmadığı, karakterli bir beyaz şarap potansiyeli taşıdığı görülüyordu.

Ancak hâlâ temel soru ortadaydı: Kolorko gerçekte kimdi?

Bu sorunun yanıtı için tek güvenilir yol DNA profillemesiydi.

DNA Testi ve Çarpıcı Sonuç

Kolorko’dan alınan yaprak örnekleri üzerinde yapılan DNA analizleri beklenmedik bir sonuç verdi. Genetik profil, Macaristan’ın Tokaj bölgesinin ünlü üzümü Furmint ile birebir örtüşüyordu. Analiz farklı örneklerle tekrarlandı ve sonuç değişmedi.

Bilimsel olarak bakıldığında tablo netti: Kolorko ile Furmint aynı üzüm çeşidiydi.

Bu sonuç yeni bir soruyu doğurdu. Tokaj’ın simge üzümü olarak bilinen Furmint, Trakya’da Kolorko adıyla nasıl varlık göstermişti?

Tarihsel Bağlantı İhtimali

Bu noktada tarih devreye giriyor. 18. yüzyılın başında Macar bağımsızlık hareketinin lideri II. Ferenc Rákóczi, yenilginin ardından Osmanlı topraklarına sığınıyor ve Tekirdağ’da uzun yıllar sürgünde yaşıyor. Yanında soylular ve takipçilerden oluşan kalabalık bir Macar topluluğu bulunuyor. Bölge, o dönemde ciddi bir Macar yerleşimine sahne oluyor.

Tokaj’dan Trakya’ya asma çeliği taşındığını gösteren doğrudan bir belge yok. Ancak bağcılık tarihinde benzer örnekler oldukça yaygın. Göç eden toplulukların tarımsal bitki materyalini de beraberinde taşıdığı biliniyor. Bu nedenle Furmint’in bu dönemde Trakya’ya gelmiş olması güçlü bir tarihsel olasılık olarak değerlendiriliyor.

Vouillamoz ile Yazışma: Bilimin Fren Pedalı

Kolorko–Furmint eşleşmesini, üzüm genetiği alanının en saygın isimlerinden biri olan José Vouillamoz ortaya çıkardı. Anlaşılan araştırmadan elde edilen sonuç o kadar ilginçti ki, açıklamak için doğru zamanı beklemeyi tercih ettiler. Türkiye’nin on iki üreticiyle katıldığı 2026 Paris Şarap Fuarı’nın açıldığı gün düzenlenen bir oturumda açıklanan rapor aynı gün JancisRobinson.com platformunda erişime açık olarak paylaşıldı.

Haberi duyar duymaz bizdeki heyecan da doğrusu görmeye değerdi. Adrenalinin ilk etkisi geçtikten sonra aklımıza gelen soru şu oldu:

Acaba Kolorko, Furmint’in atası olabilir miydi?

Asmaların yayılım yönüne tarihsel olarak baktığımızda, ilerlemenin doğudan batıya doğru olduğunu araştırmalar gösteriyor. Yani genetik olarak aynı görünseler bile tarihsel köken Trakya olabilir miydi? Sorularımızı José Vouillamoz’a ilettik.

Vouillamoz’un yanıtı bilimsel titizlik örneğiydi. Bu olasılığı tamamen dışlamadığını, ancak mevcut verilerin en rasyonel yorumunun ters yönü işaret ettiğini belirtti.

Gerekçeleri açıktı:

Tokaj bölgesinde Furmint yüksek biyolojik çeşitlilik gösteriyor. Çok sayıda klon ve varyant tanımlanmış durumda. Bu, genellikle bir üzümün köken merkezinin göstergesi kabul edilir. Kolorko tarafında ise böyle bir çeşitlilik gözlenmiyor.

Bilimsel literatürde Furmint’in ebeveyn ilişkileri ve genetik akrabaları Macaristan ve çevre bölgelerle bağlantılı görünüyor. Bu akraba çeşitlerin Trakya’da tarihsel kaydı bulunmuyor.

En eski yazılı Furmint kayıtları 17. yüzyıla uzanırken, Kolorko adı çok daha geç dönem belgelerinde ortaya çıkıyor.

Bu çerçevede Vouillamoz, mevcut kanıtların Furmint’in Tokaj kökenli olduğu, Kolorko adının ise Trakya’daki yerel adlandırma olduğu yönünde daha güçlü bir tablo çizdiğini ifade etti.

Bilimin dili burada elbette net: Olasılıkları konuşabiliriz, ama sonuçları kanıt ağırlığına göre sıralamak şart.

Aynı Üzüm, Farklı Şarap

Genetik eşleşmeye rağmen Kolorko ve Tokaj Furmint’inden yapılan şaraplar birebir aynı karakteri göstermiyor. Bunun iki temel nedeni var.

Birincisi teruar farkı. Şarköy–Tekirdağ hattı Marmara kıyısında, daha yumuşak ve denizin etkisi çok belirgin. Topraklar çoğunlukla kireçli. Tokaj ise karasal iklimli ve volkanik toprak yapısıyla biliniyor. İklim ve toprak, üzümün kimyasal bileşimini ve aroma profilini doğrudan etkiliyor.

İkinci neden ise uzun coğrafi ayrılığın yarattığı bağ içi mutasyonlar. Yüzyıllar boyunca farklı bölgelerde yetişen aynı üzüm, küçük genetik varyasyonlar geliştirebiliyor. Bu da tane yapısı, verim davranışı ve aroma bileşenlerinde fark yaratabiliyor. Bu nedenle Kolorko ve Furmint için “aynı çeşit, farklı biyotip” olasılığı bilimsel olarak masada duruyor.

Bugün ve Sonrası

Bugün Kolorko adıyla üretim yapan iki Türk üretici var: Paşaeli ve Melen. Üretilen örnekler genellikle sek beyaz stilinde, paslanmaz çelik fermantasyonlu ve kısa süre tortu temaslı. Açık altın renk, mineral ve baharat çağrışımları, balmumu ve narenciye kabuğu notaları, diri asidite ve dolgun gövde ortak özellikler arasında.

Kolorko’nun kimliğinin netleşmesi, onu sıradanlaştırmadı. Aksine, bağcılık tarihine bağlanan daha geniş bir hikâyenin parçası haline getirdi. Tokaj ile Trakya arasında kurulan ve üç yüzyılı aşan bir bağ, bugün kadehlerimizde farklı kimlikleriyle yan yana yer alabilliyor.

Ve belki de en önemlisi şu: Bu topraklarda kayıt altına alınmış binden fazla yerel üzüm çeşidi daha var. Her biri benzer bir hikâye saklıyor olabilir. Bazıları laboratuvar sonucunu, bazıları meraklı bir üreticiyi, bazıları da doğru soruyu bekliyor.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir