TOROS DAĞLARI’NIN UNUTULMUŞ ÜZÜMLERİ

T O R O S D A Ğ L A R I N I N U N U T U L M U Ş Ü Z Ü M L E R İ

Facebook
Twitter
LinkedIn

Elmalı teruvarıyla ilgili ikinci yazımızı, bölgede yeniden gün ışığına kavuşan unutulmuş üzümlere ayırdık. Son 10 yıl içinde şarap dünyasında yer edinen yeni üzümlerin şaraplarına baktığımız zaman azımsanmayacak sayıda çeşidin Likya Şarapları tarafından üretilen Toros bölgesi üzümlerine ait olduğunu görüyoruz. Ayrıca Elmalı’dan doğuya doğru ilerlediğimizde yine Toros yaylalarında yetişen ve artık şarap menülerinin ayrılmaz parçalarından olan örnekler de kendilerini gösteriyor. İşin hikmeti Toroslar’da mı? Yoksa bu üzümleri bulmaya odaklanan arayış sürecinde mi? Bu yazımızda bu sorunun cevabı için elimizde hangi bilgiler var, bunlara bakacağız.

Elmalı Teruvarındaki (Şimdilik) Tek Üretici: Likya Şarapları

Emalı’nın kendine özgü bir teruvar kimliği taşıdığını bir başka blog yazısında ele almış ve toprak yapısı, klimatik özellikleri, tarihsel geçmişinden çıkarımlarımızı uzun uzun anlatmıştık. Elmalı’nın bu özelliklerini yaklaşık 30 yıl önce fark eden Özkan Ailesi, Burak Özkan’ın önayak olmasıyla uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vererek Likya Şarapları’nı kurmuş. Bu yazıda üretici firmadan çok unutulmuş üzümlerin ortaya çıkarılmasındaki süreçlere ve yaşanan deneyimlere  odaklanacağız. Üzümlerin fark edilmesi, çoğaltılması, kayıt altına alınması gibi aşamalar Likya Şarapları tarafından yapıldığı için hikâyenin merkezinde Likya bağları ve üretim tesisi var.

Likya Şarapları’nın Bağları:

Likya, farklı segmentlerde yaklaşık 40 çeşit şarap üretiyor. Şarapların tümünü kendi bağlarının üzümlerinden yapıyor. Bağ alanları 600 dönümün üzerinde. Bu bağ alanının yaklaşık 1/3’ü deneysel üzümler için ayrılmış. Yaklaşık 200 dönümlük bu alan, ticari üretim bağı olarak kullanılmıyor. Aslında böylesine büyük bir alanın bir anlamda laboratuvar gibi kullanılması, Likya için bu çalışmaların ne denli değerli olduğunu gösteriyor. Kaba bir hesapla 400 dönümlük bağ alanı, diğer 200 dönümün büyümesi, iyi yetişmesi ve eğitimi için var gücüyle çalışıyor. Tıpkı hepimizin çocukları için çalışması gibi.

Unutulmuş Üzümlerin Gündeme Gelmesi:

Bugünden geriye bakıldığı zaman sanki Likya’nın tek işi kaybolan üzümleri bulmak gibi bir izlenim yaratsa da elbette süreç böyle işlememiş. Ama Likya karşısına çıkan ipuçlarının anlamını daha iyi yorumlamış ve kendilerinin üretici camiası içinde farklılaşıp niş bir yere konumlanmasında bu unutulmuş üzümlerin bir kaldıraç görevi göreceğini fark etmiş. Bu sürecin en başında karşılarına çıkan üzüm, artık şarap severlerin yakından tanıdığı Acıkara olmuş. Acıkara’yı duyup izini süren Burak Özkan’ın bu yaşlı bebeğin yeniden ıslahı için geçirdiği sürenin neredeyse 10 yıl olduğunu düşünecek olursanız, aslında üzümün de neredeyse insan yavrusu kadar uzun bir sürede ortaya çıktığını kolayca anlayabilirsiniz.

Aslında Acıkara’nın ortaya çıkışı Likya için de bir dönüm noktası olmuş. Bu unutulmuşluğun tek örneğinin Acıkara olamayacağını düşünerek bulundukları yörede iz sürmeye başlamışlar. İşte bu uzun yolculuk sayesinde bizler, bu bölgenin bizlere armağan ettiği ama bizim zaman içinde varlığını unuttuğumuz üzümlerimizle yeniden buluşma şansına sahip olduk.

Hangi Üzümler Ortaya Çıkarıldı?

Unutulmuş üzümlerin sayısı belli bir düzeye erişince Likya Şarapları ARKEO adını verdiği yeni bir seri oluşturmuş. Bu seride halen yer alan ve satışı yapılan 6 şarap var. Bu şaraplardan 5 tanesi yörenin yeniden hayata döndürülen üzümleri. Adları şöyle:

  • Acıkara
  • Fersun
  • Arya Özkan
  • Likya Ateşi
  • Likya Işığı

Bu şaraplardan yalnızca Likya Işığı beyaz, diğerleri kırmızı. Seride yer alan altıncı şarabın üzümü Merzifon Karası. Merzifon Karası üzümünün yeniden hayat bulmasını da Tayyar Öztürk’e borçluyuz. Merzifon Karası hikâyesini bir başka blog yazımızda işlemiştik. Meraklı dostlar okuyabilirler.

Arkeo serisinde yer almayan ama Likya’nın başka serilerinde kullanılan iki üzüm daha var:

  • Çalıbağ (diğer adıyla Margaz)
  • Tilki Kuyruğu

Hayata Dönüş Süreçleri Süren Üzümler:

Bizim ziyaretimiz esnasında tatma fırsatı bulduğumuz yeni üzümler de var, iyileştirme çalışmalarıyla yetkinleşen örnekler de var. Henüz ticari üretim aşamasına gelememiş olan yeni üzümler şunlar:

  • Tesadüf
  • Likya Bilgesi
  • Vera Özkan
  • Likya Aşkına
  • Pisidyalı
  • Alitarık

Çalışması devam eden ama şaraplık performansı uygun olmayan üzümlerin de ıslahı sürüyor. Bu üzümlerin nasıl değerlendirileceğini zaman gösterecek.

Üzümlerin Adlandırılması

Unutulup yeniden ortaya çıkarılan üzümlerin yörelerinde kullanılan adları kayıt altına alınıyor. Yeni ele geçirilen üzümlerin genetik taramalarının büyük bir bölümü Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü’nde, kalan küçük kısmı da özel bir laboratuvarda yapılıyor. Ülkemizde kayıt altına alınmış üzümlerle genetik karşılaştırması yapılan üzümlerin özgün olduğu tespit edilirse, o zaman isimler veriliyor ve isimler de tescil ediliyor. Tescil işlemi Ankara Üniversitesi’nin kontrolunda yapılıyor.

Ancak bu çalışmanın bir sonraki adımı uluslararası genetik karşılaştırmaların yapılması. O zaman dünyanın başka ülkelerinde genetik kardeşlerinin olup olmadığı anlaşılacak. Eğer böyle bir gelişme olursa burada verilen ve yerel olarak kullanılan diğer isimler birlikte kullanılacak. Daha bu aşamaya gelinmemiş.

Toroslar mı Üzüm Çeşitliliği Açısından Çok Zengin?

Bu soru uzmanların cevaplaması gereken bir soru. Biz önümüzdeki verilerle bu konuda ancak spekülasyon yapabiliriz doğrusunu isterseniz.

Ülkemizde kayıt altına alınmış 1.459 üzüm çeşidi var. Sinonim yani farklı adlar taşıyan üzümler çıkarılınca bu sayı yaklaşık 850 adede düşüyor. Bu üzümlerden şu ana kadar şarap yapımında kullanılan 78 çeşidini WAYANA’nın ‘Türkiye’nin Endemik Üzüm ve Şarapları’ e-kitabında derledik. Bunlar arasında henüz yukarıda yer alan ve hayata dönüş süreçleri süren üzümler yok. Onların ticari örnekleri çıkınca listemizi güncelleyeceğiz ve sayı 84’e yükselecek.

Bu sayının içinde Likya tarafından eklenenlerin 13 tane olduğunu görünce insanın aklına Toroslarla ilgili soru geliyor. Ayrıca Göküzüm ve Patkara gibi Orta Toroslar üzerinde yetişen üzümlerle sayı yükseliyor.

Ama benzer zenginliğin Kapadokya’da ve Hüyük’te de olduğunu görüyoruz. O zaman da insanın aklına acaba bu işe gönül verenler sayesinde mi üzümler ortaya çıkıyor sorusu geliyor. Yani bu işe gönül veren, baş koyan yeni cengâverlerle biz acaba başka bölgelerde de Toroslar kadar zengin üzümlere ulaşabilir miyiz?

Bu toprakların üzümlerine gönül veren bizlere verilebilecek en müjdeli haber, böyle yeni şövalyelerin ortaya çıkması ve başka bölgelerde gölgede kalan üzümlerle tanışmamızı sağlaması.

Teşekkür

Burak’la olan geçmişimiz yaklaşık 10 yıl. Biz kendi işletmemizde şaraba yer verdikten sonra şarabın büyüsüne kapıldık. Bizim bu işte geçirdiğimiz yıllarda Likya Şarapları bizim heyecanımızı besleyen en önemli işletmelerden birisi oldu. Likya sayesinde tanıdığımız yeşil ve siyah üzümler hayatımıza hem lezzet hem de yaşama sevinci kattı. Bu emeklerinin karşılıksız kalmamasını gönülden diliyoruz.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir