WAYANA’dan önceki işletmemiz BEPPE döneminde başladığını hatırlayacaksınız şarap yolculuğumuzun. Daha o zamandan başlayarak Türkiye’nin zorlu bürokratik koşullarında şarap üretmeye çalışanlara şarap menümüzde yer vermeye, seslerini duyurmaya çalıştık. Daha sonra Asmadan olacak işletmenin o zamanki adı Kayalıtepe’ydi. Kurucusu Turgay Hoşkal’ın sözleriyle “İstanbul’dan kaçmak için yaptıkları plan geri tepmiş ve üstelik İstanbul’dan kaçılamadığı gibi bir de bağcılık ve şarap gibi bambaşka faaliyetlerin yükü omuzlarına binmişti”. Sonunda Turgay Bey şaraptaki bayrak yarışındaki kendi etabını tamamladı ve bayrağı Asmadan’a teslim etti.
Asmadan, ürün gamı içinde Kayalıtepe adını hâlâ koruyor ve geçmişin anısını canlı tutuyor.

Asmadan’ın Kuruluşu
Ülkemizin yakın dönem şarap tarihine baktığımızda, 1990’lardan başlayarak sektörde bir hareketlenme olduğunu görürüz. Bu hareketlenme, 2015’e kadar ivmesini arttırarak sürdürdü. Şimdilerde durma noktasına gelen bu hareketli dönemin son demlerinde, Asmadan’ın Manisa bölgesindeki bağlarıyla şarap dünyasına adım attığını görüyoruz. Köprübaşı mevkiindeki bağlara komşu alanlarda ayrıca kendilerine ait zeytinlik ve lavanta tarlaları olduğunu da hatırlatalım.
2017 yılında, bu kez bir başka girişimcinin, Turgay Hoşkal’ın, hayali olarak ortaya çıkan Eceabat bağları Asmadan tarafından alınmış ve bugünkü çerçeve ortaya çıkmış. Bugünkü Asmadan derken yalnızca şarap imal eden bir üreticiden değil örnek bir önoturizm merkezine dönüşmüş olan ve bağları, oteli, restoranları, şaraphanesi, peynirhanesi ve müzesi olan kompleks bir kuruluştan söz ediyoruz.
Asmadan’ın Bağları
Asmadan, Manisa’da ve Eceabat’ta yaklaşık 600 dönümlük bir bağ alanına sahip. Özellikle Manisa bağlarında yerel ve uluslararası üzümlerden oluşan mozaik bir üzüm çeşitliliği görüyoruz. Sonradan edinilen Eceabat bağlarında ağırlıklı olarak Cabernet Sauvignon dikili. Üzüm tedarikinde kendi bağlarının yanı sıra Tekirdağ ve Bayramiç bölgesindeki anlaşmalı bağlardan da alım yapıyorlar.
Asmadan’ın Şarapları
Asmadan, şarap serilerini isimlendirirken hem bağların ortaya çıkmasında emeği olanlara hem de bağlara hayat verenlere vefa borcunu dile getirmeye özen göstermiş. BAĞBAN serisi, anlaşmalı üzüm aldıkları bağlara emek verenlerden alıyor adını. Bağban, bağı işleyen, bağcı anlamını taşıyor. Bu serideki şarapların hasat edildiği asmalar 50 yaşından büyük. Uluslararası normlarda 35 yaşın üstündeki asmalar “Old Vine/Yaşlı Asma” sınıfında kabul ediliyor. Bu serideki şarapların ortak özelliği Old Vine statüsünde olmaları.
Bağban serisinde dört üzümden yapılan tek üzüm şarapları var: Semillon – Sıdalan – Karasakız – Gamay. Semillon ve Gamay Tekirdağ Şarköy’e bağlı Güzelköy’den, Karasakız ve Sıdalan Çanakkale’nin Bayramiç bölgesinden alınıyor.
GÖNÜLDEN serisi, Eceabat’taki bağların kurucusu ve eski sahibi Turgay Hoşkal’ın eşine ithaf edilmiş. Bu seride Cabernet Sauvignon’dan bir blush ile Syrah’dan bir roze şarap yer alıyor.
VALS seri adını taşıyan beyaz şarapların Sauvignon Blanc üzümleri Denizli Güney platosundan geliyor. Macabeo-Narince kupajı olan üçüncü beyaz şarap, Asmadan’ın Manisa bağlarının üzümlerinden yapılıyor.
KOR serisinde meşe fıçıda olgunlaştırılmış şaraplardan yer alıyor. Bu serideki şaraplardan yalnızca birisi, blend, fıçıyla tanışmamış, diğerlerinin hepsinde uzun süreli fıçı kullanımı var.
FİGEN, Asmadan’ın şimdiki sahibinin kaybettiği eşinin anısına adlandırdıkları bir Anı Şarabı. Şaraphanenin bugünkü hale gelmesinde Figen Hanım’ın büyük emeği olduğunu söylüyor ekip arkadaşları.
Bir Önoturizm Destinasyonu Olarak Asmadan
Asmadan, şato tipi üretimi yaklaşımını Bengodi Butik Otel ile bütünleştirerek bir şarap turizmi kompleksi yaratmayı başarmış. Bu kompleksin en can alıcı parçası, Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi.
Bağları, şaraphaneyi, oteli ve restoranı bir arada olan şarap destinasyonları bulmanız çok kolay olmasa da mümkündür ama bunların bir de müze içeren örneğini kolay kolay bulamasınız. Asmadan’ı farklı kılan en önemli yanı bu.
Truva Müzesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren müzenin hayata geçmesini Murat Yankı’nın çalışkanlığına ve ona inanarak bu projenin hayata geçmesini sağlayan Asmadan’ın kurucu ailesine borçluyuz. Müze, vaat ettiğini fazlasıyla karşılayan ve kompakt yapısıyla gezenleri yormadan geçmişe zaman yolculuğu yapmalarına imkân sağlayan ideal ölçekte.
Müze, hem gerçek arkeolojik buluntulara hem de başka müzelerde bulunan şarap objelerinin replikalarına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca kuruluş amacı gereği bağcılık ve şarap tarihine yoğunlaştığı için hem sergilenmek üzere seçilen objeler hem öne çıkarılan ören yerleri, tarihte şarap ve bağcılıklarıyla iz bırakanlar arasından seçilmiş.
Ülkemizin şarap turizmi konusunda parlak bir karnesi yok. Ama Türk şaraplarının uluslararası bilinirliğini sağlamada Anadolu’nun şaraptaki akıl almaz zenginliğinin çok büyük katkısı olacağı kesin. Anadolu’nun, yabani üzümlerin insan eliyle yetiştirilen kültür üzümlerine evrilmesindeki ana coğrafya olduğunu düşünecek olursak, Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi’nin bu gerçeğin algılanmasında üslendiği görevin ne kadar değerli olduğu kolayca anlaşılır.
Sözün Özü
18 Ocak Pazar günü ÜRETİCİLER WAYANA’DA etkinliğinde Asmadan’ı konuk edeceğimiz için çok mutluyuz.
Bu etkinlik serisinin kendine özgü bir formatı var. Etkinlik, iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Asmadan’ın yedi şarabını WAYANA mutfağının yedi tapasıyla birlikte tadacağız. İlk bölümdeki tadımın anlatımını Murat Yankı’yla birlikte yapacağız.
Etkinliğin ikinci bölümü olan açık tadımda da katılımcılarımız Asmadan’ın altı farklı şarabıyla daha tanışmış olacaklar. Bu bölüm aynı zamanda derin sohbetlere daldığımız bölüm.
Eğer takviminiz uygunsa 18 Ocak Pazar günü bekleriz.