1976’dan Endüstriyel Gıda Eleştirisi: Kanat mı But mu?

1 9 7 6 d a n E n d ü s t r i y e l G ı d a E l e ş t i r i s i : K a n a t m ı B u t m u ?

Facebook
Twitter
LinkedIn

1960’lı ve 1970’li yıllarda izlediğimiz filmler arasında Fransız filmlerinin payı, bugünkünden çok daha fazlaydı. Özellikle Fransız komedilerinde karşımıza çıkan sanatçılar arasında Louis de Funes başı çekerdi. Fantoma dizisi, Funes’in canlandırdığı Komiser Juve karakteriyle farklı bir polisiye kimliği kazanmıştı.

1976 yapımı L’aile ou la cuisse (Kanat mı, but mu?), ilk bakışta Louis de Funès’in son dönem filmlerinden birisidir ve Funes’in alışıldık hızlı temposuna yaslanan bir komedi gibi görünür. Oysa film, yemek kültürü üzerinden modernleşmeye, endüstriyel üretime ve “lezzetin seri üretimi” fikrine yöneltilmiş şaşırtıcı derecede bilinçli bir eleştiridir.

Louis de Funès’in canlandırdığı Charles Duchemin, Fransa’nın en etkili gastronomi rehberinin editörüdür. Onun kalemi, restoranların kaderini belirler. Ancak Duchemin bu gücü bir statü aracı olarak değil, “gerçek mutfağı” savunmak için kullandığına inanır. Ona göre yemek, yalnızca karın doyurmak değil; emek, malzeme, yerellik ve kültürel süreklilik meselesidir.

Hikâye, Duchemin’in karşısına çıkan dev gıda şirketi Tricatel ile şekillenir. Tricatel, dondurulmuş ve seri üretilmiş yemekleri restoranlara pazarlayan, verimlilik ve kâr odaklı bir endüstriyel mutfak düzenini temsil eder. Dışarıdan “modern” görünen bu sistem, Duchemin için gastronominin ruhuna karşı işlenmiş bir suçtur. Şirketin mutfaklarının arkasındaki sahte lezzet mekanizmalarını ortaya çıkarmaya çalışırken, film hem fiziksel komedinin zirvesine ulaşır hem de izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakır:
Yediğimiz şey gerçekten yemek mi, yoksa yemek taklidi mi?

Duchemin’in oğlu Gérard (Coluche), bu mücadelenin insani tarafını temsil eder. Baba, oğlunun da kendi yolundan gitmesini ister; oysa Gérard, bu seçkin gastronomi dünyasına mesafelidir. Baba–oğul arasındaki çatışma, filmde yalnızca kuşak farkını değil, “elit mutfak” ile “gündelik mutfak” arasındaki gerilimi de yansıtır. Komedi tam da bu noktada derinleşir: Film, hem yüksek mutfağı hem de kitle tüketimini aynı anda sorgular.

Finale gelindiğinde Tricatel’in “lezzet” anlayışının yapaylığı ifşa edilir. Ama film, nostaljik bir “eskiye dönüş” çağrısından çok daha akıllıca bir mesaj verir:
İlerleme, insanî olanı, yerelliği ve emeği silerek gerçekleşiyorsa, gerçekten ilerleme midir?

Filmin Yaratıcıları

Claude Zidi (Yönetmen)
Fransız popüler sinemasının en üretken yönetmenlerinden biri olan Claude Zidi, özellikle 1970’ler ve 80’lerde geniş kitlelere ulaşan komedileriyle tanındı. Zidi’nin sineması, “hafif” gibi görünen türlerin içine toplumsal gözlemler yerleştirmesiyle dikkat çeker. L’aile ou la cuisse de bu yaklaşımın tipik bir örneğidir: Eğlenceli, hızlı, erişilebilir… ama arka planında güçlü bir kültürel eleştiri barındırır.

Louis de Funès
Fransız sinemasının en ikonik komedi oyuncularından olan de Funès, abartılı mimikleri, bedensel oyunculuğu ve neredeyse patlama noktasına gelen sinir hâlleriyle tanınır. Ancak onu yalnızca “komik” yapan şey bu değildir; de Funès, otorite figürlerini, küçük iktidar sahiplerini ve düzen takıntılı karakterleri ustalıkla canlandırarak, modern toplumun zaaflarını görünür kılar. Saint-Tropez Jandarması, Fantômas ve La Grande Vadrouille gibi filmlerle milyonlara ulaşan oyuncu, bu filmde gastronomiyi bir kültürel kimlik alanı olarak sahiplenir.

Coluche
Coluche, Fransız sinemasında “halktan gelen” mizahın en güçlü temsilcilerinden biridir. Stand-up kökenli oyunculuk tarzı, doğrudanlık ve samimiyetle karakterizedir. L’aile ou la cuisse’de canlandırdığı Gérard karakteri, seçkin gastronomi dünyasına mesafeli duruşuyla filmin toplumsal dengesini kurar. Coluche’un oyunculuğu, de Funès’in yüksek tempolu performansına karşı daha sade, daha dünyevi bir karşılık üretir.

Gösterildiği Dönemde Nasıl Karşılandı?

Film, 1976’da gösterime girdiğinde gişede büyük başarı yakaladı ve geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Dönemin eleştirileri ise ikiye bölünmüştü. Bir kısım eleştirmen, filmi “klasik bir de Funès komedisi” olarak görüp hafif bulurken; bazıları, özellikle gastronomi ve tüketim kültürü üzerinden yaptığı eleştiriyi dikkat çekici buldu.

Zaman içinde film, yalnızca bir komedi değil, endüstriyel gıda sistemine erken bir eleştiri olarak yeniden değerlendirildi. Bugün “fast food kültürü”, yapay aromalar, seri üretim gıda ve yerel mutfakların kaybı gibi başlıkların gündemde olduğu bir dünyada, L’aile ou la cuisse şaşırtıcı biçimde güncel görünüyor.

Bir Yemek Filmi mi, Bir Kültür Filmi mi?

Fransa, çok yönlü, derin ve köklü bir gastronomi kültürüne sahip. Şarabı da gastronominin en önemli parçalarından birisi olarak gören ve bunu günlük yaşama güçlü bir biçimde entegre etmeyi başarmış bir toplumsal kimliğe sahip. “Kanat mı? But mu?”, gastronomi dünyasındaki endüstriyel dönüşümü erken sorgulayan filmlerden birisi.

Bizim filmin içinden çekip paylaştığımız bölüm, elbette şarapla ilgili olan müstesna bir parça. Ama filmin bütünü gıda sektöründeki değişimin neler pahasına gerçekleştiğini ell yıl öncesinden bize hatırlatmış.

Filmin hem yönetmeni Claude Zidi hem de oyuncuları Louis de Funes ve Coluche artık aramızda değiller. Hepsini sevgiyle anıyoruz.

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir