Genişletilmiş Alkol Yasakları ve Türkiye’nin Kaçırdığı Katma Değer

G e n i ş l e t i l m i ş A l k o l Y a s a k l a r ı v e T ü r k i y e n i n K a ç ı r d ı ğ ı K a t m a D e ğ e r

Facebook
Twitter
LinkedIn

Yeni düzenleme ne getiriyor?

Alkollü içeceklerin reklamı, tanıtımı ve özendirilmesine ilişkin kısıtlamaları genişleten düzenleme kanunlaştı.

Türkiye’nin diğer ülkelerle kıyaslandığında çok daha düşük miktarlarda bir alkol tüketimi olduğunu OIV raporlarından biliyoruz. Alkolden kaynaklanan hastalıklar konusunda da Türkiye’nin endişe veren bir konumda olduğunu gösteren istatistikler yok.

Türkiye’de gerçekten alkol kaynaklı bir halk sağlığı krizi var mı?

Peki Türkiye neden bu kadar kapsamlı ve ağır yaptırımlarla desteklenen yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duydu?

Kanunların güç almaları gereken ve yeni getirilecek yasal düzenlemelerle çözmeyi vaat ettikleri sorunlar olması gerekir. Mevcut veriler, böyle bir düzenlemeyi zorunlu kılan yaygın bir halk sağlığı krizine işaret etmiyor. O zaman kanunun gerekçesini başka yerlerde aramak gerekiyor.

Bir Bakışta Türkiye’nin Potansiyeli

Turizm

Dinyanın 5. büyük turizm ülkesi

Bağcılık

Dünyanın 5. büyük bağ alanı

Miras

Dünyanın en eski bağcılık kültürlerinden biri

Uluslararası Ağ

Avrupa Konseyi Iter Vitis üyesi

Sonuç

Buna rağmen kişi başı turizm geliri ve şarap ihracatında potansiyelinin gerisinde

Türkiye'nin 2024 yılında 62,3 milyon ziyaretçiyle dünyanın beşinci büyük turizm ülkesi olduğunu gösteren infografik.
Türkiye, turist sayısında dünyanın beşnci büyük ülkesi

Turizm açısından tablo ne söylüyor?

Türkiye’nin ekonomik sıkıntısının çözümünde turizmin önemli bir payı ve görevi var. 2024 verilerine göre ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 62,3 milyon, bu da Türkiye’yi dünyanın beşinci büyük turizm ülkesi yapıyor. Ancak ziyaretçi sayısındaki bu başarı, kişi başına turist harcamasına aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye hâlâ yüksek hacimli fakat görece düşük gelirli bir turizm modeliyle yoluna devam ediyor.

Kitle turizmi ile şarap turizmi ziyaretçilerinin günlük ortalama harcamalarını karşılaştıran grafik.
Kitle turizmi ile şarap turizmi ziyaretçilerinin ortalama harcamaları.

Bağcılıkta da aynı çelişki

Benzer bir tablo bağcılıkta da karşımıza çıkıyor. OIV verilerine göre Türkiye, bağ alanı bakımından dünyanın beşinci büyük ülkesi. Buna rağmen katma değeri en yüksek üzüm ürünlerinden biri olan şarapta üretim ve ihracatta çok daha gerilerde yer alıyor.

Kitle turizmi ile şarap turizmi ziyaretçilerinin günlük ortalama harcamalarını karşılaştıran grafik.
Kitle turizmi ile şarap turizmi ziyaretçilerinin ortalama harcamaları.

Şarap turizmi neden önemli?

Kök-Köken-Toprak-2026 konferansındaki şarap turizmine ayrılan oturumunda Göknur Gökdoğan’ın paylaştığı rakamlar düşündürücüydü. Türkiye’ye kitle turizmiyle gelen turistin ortalama 2 gece-3 günlük hafta sonu harcaması yaklaşık 115 Euro. Buna karşılık şarap turistinin aynı dönem için ortalama harcaması 920 Euro; yani bunun sekiz katı.

Peki kanun yapıcı devlet bunun farkında değil mi? Elbette farkında. İroni de burada başlıyor.

Iter Vitis örneği

WAYANA’nın da bir parçası olduğu Iter Vitis, Avrupa Konseyi Kültür Rotalarından biri ve Avrupa ülkelerini şarap rotalarıyla birbirine bağlamak üzere kurulmuş bir ağ. Türkiye de bunun üyesi. Ancak dünyanın her yerinde “Wine Route” olarak bilinen bu kültür rotası, Türkiye’de “Bağ Rotası” adıyla anılıyor.

Sorun kaynak eksikliği mi, bakış açısı mı?

Türkiye’nin sahip olduğu tarihsel mirası ve bağ varlığını yüksek katma değerli turizme dönüştürmesinin önündeki en büyük engel fiziksel değil, yaklaşımla ilgili görünüyor.

Bu mesele yalnızca bir içecek meselesi değil; kültürel mirasın, tarımsal üretimin ve yüksek katma değerli turizmin nasıl değerlendirildiğiyle ilgili bir kalkınma meselesi.

Okumaya Devam Edin

Bu yazıda değindiğimiz konuları daha ayrıntılı incelemek isterseniz aşağıdaki içerikler ilginizi çekebilir:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir