Pompeii’de Yeni Bağlar

P o m p e i i d e Y e n i B a ğ l a r

Facebook
Twitter
LinkedIn

Vezüv Yanardağı’nın külleri altında donup kalan topraklar, bugün deneysel arkeoloji projeleri sayesinde antik bağcılık kültürünün yaşayan bir laboratuvarına dönüşüyor. Arkeoloji dünyasının en etkileyici ziyaret noktalarından birisi olan Pompeii, bu kez şarap dünyasını heyecanlandıran yeni bir girişime ev sahipliği yapıyor.

Deneysel Arkeoloji ve Antik Roma Bağ Projesi

Roma dönemi şarapçılığının yeniden hayata geçirilmesini amaçlayan projenin şarap sürecinin sorumluluğunu taşıyan iş ortağı, Campania Bölgesi üreticilerinden Feudi di San Gregorio Şaraphanesi.

Projenin amacı bağdan başlayan ve mahzene kadar uzanan sürecin tamamını kapsayan bir şarap hattının hayata geçirilmesi ve Pompeii Arkeoloji Parkı içinde Roma döneminin koşullarını esas alan bir yaklaşımla üretim yapılması.

Proje ortağı olarak seçilen şaraphane, uzun yıllardır Campania bölgesinin endemik üzümleri üzerindeki çalışmalarıyla tanınıyor. Üretimin başında yer alan Pierpaolo Sirch ve projenin üniversite ayağını temsil eden Profesör Attilio Scienza, kadim üzümlerden elde edilebilecek en nitelikli şarapları şarap severlerle buluşturmanın peşinde.

Proje ortağı şaraphanenin bağlı olduğu grubun Başkanı Antonio Capaldo projenin kültür ve tarım arasındaki güçlü ilişkisine dikkat çekiyor:

Antik

“Pompeii Arkeoloji Parkı, dünyanın en önemli kültür miraslarından birisi ve yaşadığımız bölgenin en önemli simgesi. Hayata geçirilen bu önemli projenin bir parçası olmak bizim için gurur verici.”

Girişimin uzun vadeli olduğuna ve ciddi yatırımlar gerektirdiğine dikkat çeken Capaldo, kısa vadeli geri dönüşlerin peşinde olmadıklarını, gelecek kuşaklar için yapacakları bu çalışmanın sürdürülebilir kimliğinin en büyük kazanç olacağının altını çiziyor.

Pompeii Arkeoloji Parkı bünyesinde 1990’lı yıllarda hayata geçirilen Araştırma Merkezi, site bünyesindeki tarihi bağ alanları üzerinde yaptığı botanik araştırmaları o tarihten bu yana sürdürüyor. Bu araştırmalar iki yönlü: hem bölgenin eski üzüm çeşitlerini ortaya çıkarmak hem de o dönemde bağ yetiştiriciliğinde kullanılan uygulamaları yeniden hayata geçirmek.

Pompeii Arkeoloji Parkı’nın başındaki Gabriel Zuchtriegel projenin tarım esaslı arkeoloji programına dikkat çekiyor. Projede bağcılık ve şarapçılık önemli bir yer tutsa da zeytincilikle ilgili bir paralel çalışmanın da devam ettiğini gözden kaçırmamak gerektiğini hatırlatıyor. Elbette bunların hepsinin bir parçası olacağı sosyal ve kültürel projeler belki de en önemli kazanımlar olacak.

Deneysel Arkeoloji ve Villa dei Misteri Projesi

Pompeii surlarının içinde ve çevresinde yükselen bu yeni bağ projesi, sadece romantik bir turizm hamlesi değil, dünya çapında bir deneysel arkeoloji ve ampelografi başarısıdır. İtalyan Kültür Bakanlığı ve Campania bölgesinin köklü üreticilerinden Mastroberardino iş birliğiyle yürütülen bu restorasyon çalışmasında bilim insanları, antik şehrin küller altında kalmış villalarında (özellikle meşhur Villa dei Misteri’de) asma köklerinin bıraktığı boşlukları alçı kalıplarla doldurarak iki bin yıl önceki dikim sıklıklarını ve terbiye sistemlerini milimetrik olarak tespit ettiler. Antik döneme ait fresklerden ve Plinius gibi Romalı yazarların metinlerinden yola çıkılarak, o dönem Pompeii bağlarında baskın olan antik Piedirosso ve Sciascinoso üzüm varyeteleri tam olarak aynı noktalarda yeniden toprakla buluşturuldu. Bugün bu antik bağlardan elde edilen şaraplar, iki bin yıllık bir genetik ve coğrafi hafızanın modern kadehlerdeki yaşayan en somut kanıtıdır.

Antik Bağların Dönüşü Üzerine: Zamanı Tatmak

Pompeii’de yeniden doğan bu antik bağlar ve Mastroberardino’nun muazzam projesi üzerine konuşurken, şöyle bir soru geliyor insanın aklına: “İki bin yıl önceki topraktan, aynı antik yöntemlerle bugün üretilen bir şarabı tatmak nasıl bir duygu? Gerçekten zaman yolculuğu gibi mi?”

Bu soru, aslında WAYANA olarak bizim de her kadehte aradığımız o teruar felsefesinin tam kalbine dokunuyor. Pompeii’nin o meşhur volkanik küllerle harmanlanmış zengin mineralli toprağında yeniden hayat bulan Piedirosso üzümleri, bugün antik Roma’da olduğu gibi pişmiş toprak amforalarda ve olgun gövdeli yapısıyla işleniyor. Kadehe dolan sıvı; ahududu, erik ve koyu baharat tonlarının yanı sıra, Vezüv’ün o dumanlı, tütsülü ve tuzlu karakterini buram buram taşıyor. Bu bağlardan çıkan şarabı yudumlamak sadece bir içki tüketmek değil, M.S. 79 yılında zamanın donduğu o taverna sofralarına oturup Plinius ile aynı kadehi paylaşmak, yani zamanın ve toprağın kendisini tatmaktır.

Anlaşılan bu girişimle Pompeii’yi artık yalnızca Vezüv yanardağının püskürmesiyle küller altında donup kalap bir ölü şehir gibi değil, zamana yenik düşmemeyi başaran yaşayan bir merkez gibi görme şansımız olacak. Harika değil mi?

Pompeii surları içinde iki bin yıl sonra yeniden yeşeren bu antik bağ projesi, volkanik teruarların yaşayan hafızası ve deneysel arkeolojinin büyüleyici gücü ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:

  • Bu yazının devamı niteliğindeki Vezüv’ün patladığı o trajik günde mahzenlerin, taşlaşmış amforaların ve antik Campania şarap ticaret ağlarının nasıl aniden donup kaldığını ele aldığımız temel metnimiz için Pompeii Antik Şarap Kültürü ve Vezüv’ün Külleri Altındaki Mahzen çalışmamızı ziyaret edebilirsiniz.

  • Pompeii’nin volkanik Campania topraklarının kadehe üflediği o tuzlu ve dumanlı mineral gücün bir benzerini; bugün Kapadokya’nın volkanik tüf topraklarında gömülü antik küplerde vahşi mayalarla yaşatan o avangart üretici ekolünü okumak için Gelveri VIII. Dionysos Sempozyumu ve Amfora Şarapçılığı saha monografimizi inceleyebilirsiniz.

  • Antik çağların o yoğun, ballı ve amforalarda saklanan felsefesinden, modern laboratuvarların milimetrik ölçümlerine kadar uzanan kadehteki o görsel dönüşümü izlemek için Şarapta Renk Kavramının Tarihsel Seyri araştırmamıza göz atabilirsiniz.

  • Çevresel dengelerin hoyratça bozulmasının, tarımsal yıpranmanın ve ekolojik krizlerin antik çağlarda koskoca bir Akdeniz medeniyetini ve onun bağcılık kültürünü nasıl trajik bir çöküşe sürüklediğini rasyonel derslerle okumak için Truva: Çevresel Yıpranma, Çöküş ve Çıkarılacak Dersler tarihsel analizimize bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir