Almanya’da hem özel hem kamu sektöründen katılımcıların yürüttüğü bir proje, Yapay Zekânın şarapla ilgili değerlendirme amacıyla kullanımı konusunda bir dizi önemli çalışma yaptı ve elde ettikleri ilk sonuçlar, projenin gelecek açısından umut verdiğini ortaya koydu.
2019 yılında Genie adlı kuruluş bir ‘Yapay Zekâ Sommelier’ geliştirmek için Önoloji Profesörü Dominik Durner’la bağlantıya geçer. O tarihlerde yavaş yavaş kafasını kaldırmaya başlayan yapay zekâ çalışmalarının aromaların tanımlanmasında nasıl kullanılabileceği konusunda Prof. Durner’a danışırlar. Bu konunun araştırmaya değer olduğunu düşünen Durner, Trier Üniversitesi ve Fraunhofer Enstitüsü gibi iki akademik kurum ve üç özel şirketle işbirliği yapar ve sonradan Alman Tarım Bakanlığı da projeyi ‘Tarımda Yapay Zekâ’ kapsamına alarak destekler.

Başlangıçtaki hedef elektromanyetik sensörlerin algılayabileceği kokuların neler olabileceğini ve insanın koku alma duyusuyla karşılaştırılabilir düzeyde olup olmadığını saptamaktır. İlk çalışmalarda elde edilen sonuçlar hayal kırıklığı yaratır. Etanol, ölçümde kullanılan araçları duman eder. Bunun üzerine çalışmanın çerçevesinde düzenleme yapılır ve sensörlerin şarap kusurlarını tespit etmek için görevlendirilmesi yoluna gidilir. Bunun için izlenen yolda belirli bir ortak kusuru olan 100 şarap seçilir. Buradaki ortak kusur ‘çürük yumurta kokusu’ dediğimiz kükürt etkisidir. Bu aşama tamamlanınca sensörler, bu kusuru olmayan şaraplarla buluşturulur ve aradaki farkın tespit edilmesi hedeflenir. Prof. Durner bu süreci mitolojideki Sisifos öyküsüne benzetiyor. Hatırlayacaksınız, Zeus tarafından cezalandırılan Sisifos her gün dağın zirvesine kadar kaya taşır, ertesi gün aynı kayaları tekrar taşır ve bu böyle sürer gider. Yapay Zekâ eğitimi de aslında defalarca tekrar edilen ölçümlerle yıllardır sürüyor. Ama üç yıllık çalışmanın sonucunda vardıkları yerin umut verici olduğunu söylüyor Prof. Durner. Üstelik bu uygulamanın yalnızca şarapla sınırlı olmayacağının da altını çiziyor ve “İnsan burnu her an aynı şekilde değerlendirme yapamaz; bu bizim önemli kusurlarımızdan birisi. Ama sensörlerin algıladığı koku datasını yorumlayan eğitimli bir Yapay Zekâ sistemi, her zaman aynı performansla değerlendirme yapabilir.” diyor.
Çalışmanın bugün ulaşmış olduğu noktada Yapay Zekâ sistemi, insan burnunun onda biri kadar duyarlılığa sahip. Ama yazının başında belirttiğimiz ‘çürük yumurta kokusu’ benzeri kükürt kusuru, henüz insan burnu tarafından algılanmayacak aşamadayken bile Yapay Zekâ sistemi yanılgıya düşmeden saptayabiliyor. Araştırmayı sürdüren ekip çalışmanın ilerleyen aşamalarında son derece güvenilir sonuçlar elde edecekleri yetkinliğe erişileceğinden şüphe duymuyorlar. O aşamaya ulaşıldığında da fermantasyonun başlangıç aşamalarındayken sistemin yapacağı uyarılarla çok sağlıklı bir üretimin planlanabileceğini, şarabın değerlendirme sonucunda oluşacak bir çeşit parmak izinin, ilerleyen dönemlerdeki performansıyla karşılaştırılıp çok efektif sonuçlar alınacağı konusunda umutlular. Ama profesyonel şarap uzmanlarının nitelik değerlendirmeleri gibi bir yetkinlik için daha uzun süre beklemek gerektiği aşikâr.
Yapay Zekânın ihtiyaç duyduğu en önemli unsur data. Dolayısıyla yüzlerce değil yüzbinlerce data elde edilmesi sağlıklı sonuçlar alınmasının temel şartı. Bunu sağlamak için Kaliforniya Üniversitesi’ne bağlı Davis’le (UC Davis) iş birliği yaparak Amerikalıların da projenin bir parçası olmasını ve data zenginliğine destek vermesini istemişler.
Tahmine Dayalı Analizler ve Mikro-Teruarın Dijital İkizi
Yapay zekânın bağcılık dünyasındaki en devrimsel dokunuşu, doğanın o kaotik ve öngörülemez değişkenlerini matematiksel bir kesinliğe dönüştüren tahmine dayalı analiz modelleridir. Bağ sıralarına yerleştirilen IoT sensörlerinden, dronlardan ve meteorolojik uydulardan saniyede akan milyonlarca veri parçacığı (nem, rüzgar, toprak ısısı, yaprak stresi), yapay zeka algoritmaları tarafından işlenerek bağın adeta dijital bir ikizini (digital twin) yaratır. Bu devasa veri işleme kapasitesi sayesinde üreticiler; mildiyö veya külleme gibi ölümcül mantar hastalıklarının başlama anını günler öncesinden tespit edebilir, hasat zamanlamasını milimetrik olarak optimize edebilir ve iklim krizinin yaratacağı kuraklık stresine karşı asmanın su ihtiyacını yapay zekâ destekli damlama sistemleriyle otonom olarak yönetebilir. Toprağın hafızası, artık dijital bulut sistemlerinde korunmaktadır.
Algoritmik Harmanlama ve Tüketici Duyusunun Modellenmesi
Yapay zekânın etki alanı sadece bağ sıralarıyla sınırlı kalmayıp, mahzenin kalbine, yani o en kutsal enolojik süreç olan harmanlama (blending) aşamasına da uzanmaktadır. Eskiden yalnızca baş önoloğun yıllara dayanan kişisel tecrübesine ve damak hafızasına emanet edilen harmanlama işlemi, bugün “Machine Learning” (Makine Öğrenimi) algoritmalarıyla yeniden tasarlanmaktadır. Yapay zekâ, farklı fıçılardaki şarapların asidite, tanen, pH ve uçucu bileşen matrislerini analiz ederek, hangi fıçıların yüzde kaç oranında karıştırıldığında hedeflenen o kusursuz rekolte profilini yakalayacağını binlerce farklı senaryo üzerinden saniyeler içinde simüle eder. Dahası, küresel pazarın değişen tat tercihlerini (örneğin daha düşük alkollü, daha meyvemsi trendleri) veri madenciliğiyle okuyan yapay zekâ, üreticiye doğrudan hedef kitlenin damak zevkine uygun “algoritmik reçeteler” sunabilmektedir. Enoloji, sanat ve bilimin ardından şimdi de kod yazımıyla şekilleniyor.
Projenin ortaya çıkarmayı amaçladığı taşınabilir bir cihazla üretim esnasında yapılacak ölçümlerin anında sonuç vermesi, böylelikle laboratuvar sonuçlarının beklenmesi sürecinin ortadan kaldırılması hedefleniyor. Projenin şarap dışına taşacak uygulamalarından birisinin günümüzde eğitimli köpeklerin kullanıldığı uyuşturucu ve patlayıcıların tespit edilmesi uygulamasında köpeklerin yerini yapay zekâ sistemlerinin alması olduğunu söylüyor araştırma ekibindekiler. Öte yandan Prof. Durner bu araştırmalarla ortaya çıkacak değerlendirme araçlarının şarapların standartlaşmasına sebep olacağı endişesini taşımadığını, şarapların terzi usulü kimliklerinin gerektirdiği biçimde kullanımın hep mümkün olacağına inandığını belirtiyor.
Bu yazı Kristine Bader’in wein.plus sitesindeki yazısının geniş bir özetidir.
Bağ sıralarındaki otonom veri akışları ve mahzendeki algoritmik harmanlama simülasyonlarıyla şekillenen bu fütüristik yapay zeka devrimi ilginizi çekiyorsa, blogumuzdaki diğer nitelikli teknoloji ve endüstri araştırmalarımıza da göz atabilirsiniz:
Yapay zekâ sistemlerinin yalnızca veri analizinde kalmayıp, bağ sıraları arasında dolaşan ve asmaları milimetrik bir hassasiyetle budayan otonom mekanik sistemlere nasıl entegre olduğunu okumak için Asmaların Dünyasında Robotlar: Akıllı ve Otonom Bağcılık Teknolojisi teknik monografimizi ziyaret edebilirsiniz.
Yapay zekanın getirdiği bu devasa endüstriyel standardizasyonun ve teknolojik otomasyonun, butik zanaatkarlığın o müdahalesiz teruar felsefesiyle yaşadığı o kaçınılmaz felsefi çatışmayı derinlemesine incelemek için Modern Şarap Üretim Süreçleri ve Değişen Endüstriyel Dengeler sektörel analizimize göz atabilirsiniz.
Algoritmaların damak zevkimizi tahmin etmeye başladığı bu dijital çağın bir başka uç noktasını; laboratuvar ortamında alkolü uzaklaştırarak şarabın duyusal dengesini baştan inşa etmeye çalışan o endüstriyel işlemin tadım sonuçlarını görmek için Dealkolize Şarap Analizi: Alkolsüz Örneklerle Karşılaştırmalı Tadım çalışmamıza bakabilirsiniz.
Yapay zekanın ve robotların tamamen dışında, insanlığın bağcılık tarihine ait o en ilkel etnografik aletleri, cendereleri ve somut kültürel mirası günümüze taşıyan kurumsal hafıza mekanlarını keşfetmek için Asmadan Bağcılık Müzesi: Şarap Kültürü ve Yaşayan Tarih Mirası kültür yazımızı okuyabilirsiniz.