Likya Şarapları’yla ilişkimiz, şarap dünyasına adım attığımız ilk günlere kadar geri gidiyor; on yıldan biraz daha eskiye, yani. Bizim servis etmeye başladığımız ilk şaraplar arasında Acıkaranın yer aldığını düşünürsek, Likya Şarapları’yla gönül bağımızın neden güçlü olduğunu anlamak zor değil.
2025’in ilk yarısında Elmalı’ya yaptığımız gezide, 10 Aralık’ta Likya Master Class’ta yer alan şarapları tatma fırsatımız olmuştu. Gerçi o zaman henüz tank numunelerinden tatmamız gerekmişti ve DNA sonuçları belli olmadığı için üzümlerin kimlikleri henüz kesin değildi, ama şarapların potansiyelleri kendilerini belli ediyordu. Ziyaretimizden üç ay sonra DNA sonuçları açıklandığında Burak Özkan’ın telefonla heyecanını paylaşması unutulur gibi değildi bizim için. Şimdi gelelim Master Class’a ilişkin gözlemlerimize.

Göknur Gündoğan’ın “Likya Şarapları Master Class” Giriş Konuşması
Likya Şarapları’nın kurumsal iletişiminde artık deneyimli şarap profesyoneli Göknur Gündoğan’ı görüyoruz. Göknur’un yaptığı açış konuşması Burak Özkan’ın yirmi yılı aşkın çalışmalarının oturduğu düzlemi ve bundan sonra ilerleyeceği yolu özetlemeye odaklanmıştı.
Anlatıma eşlik eden sunumun ilk slaydı bir infografik olarak tasarlanmıştı ve hayata döndürülen asmaların ürüne dönüşme sürecini çok güzel özetliyordu. İnfografik anlatımda yer alan sekiz aşamalı süreci aşağıda inceleyebilirsiniz:
Doğada Asmaların Keşfi:
Dağınık veya ağaca sarılarak büyümüş asmaların (married vine) bulunması ve aşı yapmak için kullanılacak çubuk alınması
İnceleme ve Meyve Tadımı:
Yaprakların görsel olarak incelenmesi, asmanın üzümlerinin tadım profillerinin tespiti
Eleme ve Çoğaltma:
Şarap potansiyeli olan asmaların seçilip çoğaltılması
AR&GE Bağlarında Yetiştirilmesi:
Sürecin en uzun kısmı. Likya’nın deneyimi bu sürenin on yıl kadar sürdüğünü gösteriyor.
Deneme Şarabı ve Karar:
Dördüncü yılda deneme şarabının üretilmesi ve şaraba uygunluğun karara bağlanması.
Uygun Bulunan Asmaların Aşılanması:
Şarap potansiyeli olduğu saptanan çeşitlerin Amerikan asmalara aşılanarak çoğaltılması.
Analiz ve Tadımların Yapılması:
Şarap niteliğinin laboratuvar ve duyusal analizlerinin yapılması
Ürüne Dönüşme ve Piyasaya Sürülmesi:
Şarapların şarap severlerle buluşması ve piyasa sınavı
Göknur Gündoğan’ın altını çizdiği bir de paralel süreç var. Deneme şarabının yapılması ve devam kararı alınmasıyla birlikte asmanın uluslararası standartlara sahip laboratuvarlarda DNA ve ampelografik analizlerinin yapılması, ortaya çıkan sonuçlara göre örtüşen genetik eşi varsa adının bulunması, yoksa bu özgün çeşide ad verilmesi gibi önemli bir süreç bu.
Eğer üzümün dünyadaki gelişmiş veritabanlarında (en zenginleri Fransa’da Montpellier’de ve İsviçre’de José Vouillamos’ta) kaydına rastlanmamışsa, ad verilmesi aşamasına geliniyor. Adlandırma işlemi şöyle yürüyor:
- Öncelikle asmaya bulunduğu yörede ayırt edici bir ad yakıştırılmışsa ve başka yörelerde benzer bir kullanım yoksa, o ad veriliyor. Örneğin, Likya’nın Acıkara üzümünün adı böyle bir ad.
- Eğer asmanın yörede adı yoksa, bu kez bulunduğu yörenin ad olarak kullanılmasına öncelik veriliyor. Likya’nın Fersun üzümünün adı böyle verilmiş.
- Eğer bu süreçlerle bir yere varılmamışsa, bu kez asmayı keşfedip geliştiren bir isim veriyor. Likya’nın verdiği isimlerden bazıları böyle: Likya Işığı, Vera Özkan, Arda Özkan.
Likya Şarapları Bilgi Kutusu:
- 20 yılı aşkın araştırma
- 13 yerel asmanın kayıt altına alınması
- Genetik doğrulama çalışmaları
- Arkeo serisinin oluşturulması
- Kaybolmaya yüz tutmuş üzümlerin yeniden şaraplaştırılması
Asmaların Kâşifi Burak Özkan’ın Ağzından
Likya Şarapları bir aile işletmesi. Ağabey Burak Özkan, yirmi yılı aşkın süredir asmaların peşinde koşan ve üretim tarafını sırtlayan Likya Şarapları’nın kurucusu. Doruk Özkan’ın bu iş bölümündeki rolü, şirket faaliyetlerini yürütmek. (Bugünkü koşullarda Allah Doruk’a kuvvet versin.)
Burak Özkan konuşmasına bağlarını Elmalı’da kurma kararını nasıl verdiğini anlatarak başladı. 1990’larda bağ bölgesi olarak bilinmeyen Elmalı’yı geçmişe doğru giderek incelediğimizde, Anadolu’nun birçok yöresi gibi, bağcılık ve şarapçılık bölgesi olduğunu görüyoruz. Hatta Likya’nın şimdi bulunduğu yerin 1900’lerin başında çizilen maden haritasındaki yöre adı “Manastır Bağları”, komşusu da “Avşar Bağları”. Yani bölgenin geçmişinde zaten bağcılık var.
Burak Özkan Toroslar Bölgesi’nin endemik çeşit zenginliğinin farkına varınca ilk ipucu, önüne, Likya’da çalışan bir yöre insanının bir asmadan bahsetmesiyle geliyor. Sonrasında Acıkara üzümünün keşfi ve bu motivasyonla, kaybolan asmaların ortaya çıkarılmasının önce bir misyon, sonra da Likya Şarapları için iş modeli haline gelmesinin hikâyesini Burak Özkan’ın ağzından dinledik.
İşin özeti şu: Likya Şarapları’nın bu yirmi yılı aşkın emeğinin sonucunda 13 özgün asma yok olmaktan kurtarılıp kayıt altına alındı. Artık bu asmalar Dünya Kültür Mirası’nın parçaları.
Seçilen Sekiz Üzümün Şarapları:
Şarap tadımını bütün zarafetiyle yine Tuba Işık yaptı. Tadımda yer alan şarapların yalnızca birisi, Likya Işığı, beyaz şarap. Likya Işığı şarabının parlak bir geleceği olacağında hepimiz hemfikiriz.
Kırmızı şarapların ilki olan Likya Ateşi hafif kırmızılar kategorisinde şansı çok yüksek bir aday.
İkinci kırmızı, daha önceden Altıncı His olarak geçici isim verilen üzümün genetik analizleri sonucunda Gemre Siyahı üzümü olduğu anlaşılınca, yeni adıyla kullanılan şarap. Üçüncü kırmızı şarap Fersun ve dördüncü kırmızı da daha önceden Likya Bilgesi geçici adıyla bildiğimiz ama tetkikler sonucu Oğlakkarası olarak kayıtlı olduğu anlaşılan üzümün şarabı. Gemre Siyahı, Fersun ve Oğlakkarası orta seviyeli alkole sahip olan ve serin tüketilebilecek kırmızılar. Düşük alkol oranları, değişen iklim koşulları için avantaj sağlayabilir.
Vera Özkan, Acıkara ve Arda Özkan çok güçlü kırmızılar. Alkol dereceleri maksimuma yakın, güçlü tanenleri olan ve yıllanma potansiyelinin yüksek olduğunu düşündüğümüz şaraplar.

Son Söz:
Likya Şarapları’nın etkinliğinin iki boyutu vardı.
Birincisi, 25 yıllık bir serüvenin özet raporunu sektör paydaşlarına aktarmak. Böylece bizler Likya Şarapları’nın bir ticari işletme olarak varlığını korumak ve geliştirmek için harcadığı emeklerin, kaybolmaya yüz tutmuş asmaların hayata döndürülmesiyle entegre olmasının sağladığı kazanımları görme ve birinci ağızdan dinleme fırsatına sahip olduk.
İkincisi, işin asmaları bulmaktan belki de daha zor olan kısmının kayıtlarının tespiti ve tescili aşaması olduğunu, bu sürecin sağlıklı yürütülmesi için Likya Şarapları’nın nasıl bir yol izlediğini ve Türkiye’de bu işi yapmanın kendine özgü sıkıntılarını yaşayanların ağzından dinledik.
Son günlerde karşımıza gelen ve şarap etiketlerinde üzüm adlarının yer alması konusundaki kısıtlayıcı kararın hayata döndürülen asmalar konusunu olumsuz etkileyeceğinden çok endişeliyiz. Sektörün örgüt, kurum ve birey olarak tüm bileşenlerinin bu ortak sorunun çözülmesi konusunda öncelikle mücadele etmesi gerektiğinin bir an önce farkına varmalıyız. Hepimize bu konuda görev düşüyor.
Likya Şarapları’nın yürüttüğü çalışmalar, yalnızca yeni şaraplar üretmekten çok daha büyük bir anlam taşıyor. Her yeniden keşfedilen üzüm çeşidi, Anadolu’nun binlerce yıllık bağcılık mirasının eksik kalmış bir sayfasını yeniden görünür hâle getiriyor. Bu nedenle bu çalışmalar, ticari başarının ötesinde, kültürel ve bilimsel bir sorumluluğun da ifadesi olarak değerlendirilmeyi hak ediyor.
Bu yazımız ilginizi çektiyse, aşağıdaki yazıların üzerlerine tıklayarak göz atabilirsiniz.
Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü: Üzümlerimiz ve Asmalarımız Emin Ellerde
Unutulmuş Bir Teruarın Yeniden Canlanışı: Elmalı