Küçük Buz Çağı ve Fransa’nın ‘Şarabın Kralı’ Olması
Dünyada dondurucu soğukların egemen olduğu ‘Buz Çağları’nın var olduğunu, gezegenimizin jeolojisini ve klimatolojisini inceleyen bilim insanlarının araştırmalarından biliyoruz. Milyonlarca yıl süren bu buz çağlarından sonra ‘Sera Çağları’ adı verilen sıcak dönemler yaşanıyor. İçinde bulunduğumuz ve insanlığın büyük bir değişimi gerçekleştirdiği dönem, buz çağları arasındaki bir geçiş dönemi olarak kabul ediliyor.
Ama bu milyonlarca yıl süren dönemlerin dışında, daha kısa süreli ve daha küçük ısı farklarıyla oluşan dönemleri de var dünyanın. Bunlardan bir tanesi sıcaklık ortalamasının yaklaşık 1oC yükseldiği 950-1250 yılları arasındaki dönemdir ki bu döneme ‘Ilıman Orta Çağ Dönemi’ adı veriliyor. Bu dönem boyunca üzüm bağları Baltık kıyılarına kadar uzanan geniş bir alana yayılmış. Bugünkü Danimarka ve Norveç topraklarında şarap üretilmiş. İngiltere’deki kayıtlar 1048 yılında ülkede 42 bağ olduğunu gösteriyor. 1. Kraliçe Elizabeth’in hüküm sürdüğü yıllarda Windsor bağlarında 16.000 asmadan elde edilen üzümlerle şarap yapıldığını biliyoruz. Ama yaklaşık 1450 yılından itibaren dünya yeni bir döngünün içine giriyor ve bu kez sıcaklıklar genel ortalamanın 1oC altına düşüyor. Yaklaşık 400 yıl devam eden ve ‘Küçük Buz Çağı’ adı verilen bu dönem, İngiltere’de bağcılığın sonunu getiriyor. Buna karşılık Fransa’da Paris’ten başlayıp İspanya’da Valencia’ya kadar uzanan bölge, bağcılığın gelişmesi için en uygun koşullara sahip oluyor.
Yukarıda özetlediğimiz son bin yılın iklim değişikliklerine bakınca, öne çıkan birkaç önemli başlık var. Bunlardan birinci başlık, 1°C değişimin nasıl dramatik değişimler yaratabildiği. Güney Norveç’te dahi bağcılık ve şarapçılık yapılmasını sağlayabilen 1°C’lik bu artış, genel ortalamadan 1°C düşüşle bu kez İngiltere’de bağcılığın sonunu getirebiliyor. Bu değişim Fransa’nın şarap alanında rakipsiz kalarak lider şarap ülkesi olmasını sağlıyor. Bu da ikinci başlık.
Yukarıda okuduklarımız bizi ister istemez günümüzün en sıkıntılı gerçeklerinden birisi olan küresel ısınmaya getiriyor. 1°C ısı farkının yarattığı dramatik gelişmelere baktığımızda, bugün bağ alanı olan kimi bölgelerin yakın gelecekte bu doğal avantajlarını koruyamayacakları aşikâr. Ama bugün bağcılığa uygun olmayan kimi yerlerin, bundan elli yıl sonra ideal bağlık bölgeler olma ihtimalini de hesaba katmalıyız.
Bir örnekle yazıyı toplayalım. 1950’li yıllarda Amerika’nın kuzey eyaletlerinden Michigan’da hiç bağcılık yapılmazken, bugün Michigan Riesling şarapları raflarda yerini almış durumda.
WAYANA şarap tadımlarımızı yaparken konuklarımıza Gewürztraminer şarabını örnek veririz. Türkiye’de İzmir’in Kula ilçesindeki Yanık Ülke bağlarında yetişen Gewürztraminer ile Avusturya veya Almanya’daki bağlarda yetişen aynı üzümden yapılan şarapların nasıl farklı sonuçlar verdiğini ve bölgesel sıcaklığın nasıl bir değişim yarattığını anlatırız. Birisinde soğuk iklimde yetişmesinin yarattığı yüksek asit düzeyinin bizim ülkemizde üretilende sıcaklıkla nasıl değişime uğradığı çok çarpıcı bir deneyimdir.
Özetle, bugünün gözde bağlarının yer aldığı bölgelerde yakın gelecekte üzüm yetiştiremeyeceğiz ama şaraplık üzüm için karşımıza yeni alternatif bölgeler çıkacak.
Enseyi karartmayalım.
İlginizi Çekebilir:
Küçük Buz Çağı’nın şarap coğrafyasını ve tarihini kökten değiştiren etkilerinden sonra, asmanın tarih boyunca iz bırakan diğer bilimsel, duyusal ve aromatik serüvenlerini anlatan yazılarımız da ilginizi çekebilir:
Tarih boyunca iklimlerin ve insan eliyle yapılan kurtarma çalışmalarının aromatik üzümler üzerindeki çarpıcı etkisini incelemek, “Tarihin Babası” Herodot’un övgülerine uzanmak için Bornova Misketi ve Ege’nin Aromatik Mirası (Not: Orijinal Bornova Misketi linkinizi buraya bağlayabilirsiniz) enolojik rehberimizi keşfedebilirsiniz.
Antik çağlardan modern üretime kadar şarabın yapısını korumak ve kimyasını yönetmek için kullanılan en eski yöntemlerin perde arkasına bakmak için Kükürt ve Sülfit: Şarabın Zorunlu ve Tarihi Ortağı monografimizi ziyaret edebilirsiniz.
İklim döngülerinin ötesinde, geçmiş medeniyetlerin tarımsal tutkularını, efsanelerle bilimsel gerçeklerin kesiştiği asma türlerini incelemek için Roma’nın Yeniden Dirilişi: Antik Roma Üzümleri ve Modern Bilim makalemize göz atabilirsiniz.
Bölgesel sıcaklık farklarının, toprak yapısının ve asit düzeylerinin aynı üzüm varyetesi üzerinde nasıl tamamen farklı duyusal kimlikler yarattığını bizzat deneyimlemek için WAYANA Şarap Tadımları ve Teruar Deneyimlerikılavuzumuza bakabilirsiniz.