Müselles

M ü s e l l e s

Facebook
Twitter
LinkedIn
Müselles: Osmanlı’nın Haram Olmayan Şarap Çözümü

 

WAYANA, İstanbul Kadıköy’deki şarap evimiz. WAYANA Şarap Menüsünde Türk şaraplarının en geniş yelpazesine yer veriyoruz. Ayrıca şarap kültürünün daha geniş kitlelerle buluşmasını sağlamak için düzenli şarap tadımı etkinlikleri düzenliyor ve web sitemizdeki bloglarla da şarap konusuyla ilişkili her türlü bilgiyi okurlarla paylaşıyoruz. Bu yazımızda Osmanlı dönemi kayıtları içinde yer alan ve Müslüman ahalinin de tüketebileceği bir içecek olarak müsellesi, kaynaklara dayanarak sizlere tanıtmaya çalışacağız. Umarız sıkılmadan okuyacağınız bir içerik hazırlayabilmişizdir.

 

Yavuz Sultan Selim’den başlayarak Osmanlı padişahlarının aynı zamanda halife sıfatı taşıdıklarını tarih kitaplarından hepimiz hatırlarız. Bu nedenle Osmanlı Devleti, dini hukukun hüküm sürdüğü bir yönetim biçimine sahip olmuştur. Bu hukuk düzeni içinde “hamr” yani sarhoşluk etkisi yaratan içeceklerin kanunen yasak olması, içenlerin de cezalandırılması hükümleri de yer alır. Ancak Osmanlı, bu hükümlerle ilgili bazı istisnalar yaratmış ve değerlendirmelerini bu istisnalara göre yapmıştır.

 

Kısaca hatırlatmak gerekirse Osmanlı Devleti, İslamiyet’in Hanefi mezhebini benimsemiştir. İslam dininin şarabı yasaklama nedeni, ‘içkinin insanları Allah’ı anmaktan alıkoyması, insanlar arasında düşmanlığa sebep olması ve insanların birbirlerine karşı kin ve nefret duyması’dır. Diğer İslam mezheplerinden farklı olarak Hanefi mezhebi şarabın içilmesinin suç unsuru olduğunu kabul etmekle beraber sarhoşluk vermeyen miktarının içilmesini cezalandırmaz. Bu konudaki daha geniş açıklamalar için yazının sonunda yer alan akademik çalışmayı okumanızı öneririz.

 

Şarabın kendisini içmenin cezalandırma olmasa bile suç olduğu bilindiği için Osmanlı, bu tarifin dışında bir şarap alternatifinin suçu ortadan kaldıracağını fark etmiş ve müselles bu ihtiyacı karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bunun için de şarabın üçte ikisinin kaynatılarak buharlaştırılmasından sonra alkolün tamamen uçacağı, geride kalan üçte birlik içeceğin din hükümlerine uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu kabul, Osmanlı Devleti’nde din işlerinden sorumlu en üst makamın sahibi Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin verdiği bir fetvayla da yasal dayanağa kavuşmuştur. Böylelikle şarabın kendisi olmasa bile bir varyasyonu, cezalandırılma korkusu olmadan Osmanlı sosyal hayatının bir parçası olmayı başarmıştır.

 

Müsellesin iki çeşidi olduğunu da belirterek yazıyı toparlayalım. Bunların ilki “şer’i müselles”tir. Bunun imalatı, taze üzüm şırasının (ya da bir kilo kuru üzüme iki kilo su katmak suretiyle elde edilen karşımın) üçte ikisinin kaynatılarak buharlaşmasından sonra geride kalan üçte birinin elde edilmesinden ibarettir.

 

İkinci tür müselles ise “İstanbul Müsellesi” adıyla bilinir. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesindeki açıklamaya göre bir ya da yedi yıllık keskin şarabın üçte ikisinin kaynatılıp buharlaşmasından sonra geride kalan üçte birlik kısma İstanbul Müsellesi denir ve Çelebi’nin ifadesiyle “Pekmez gibidir ve çok az bir miktarının içilmesi durumunda bile içeni sarhoş edebilecek kadar güçlüdür.”

 

Müsellesin Osmanlı dışında da benzerlerinin olduğunu kayıtlar söylüyor. Bir başka yazımızda Roma dönemi ve öncesindeki müselles benzeri şarap varyasyonlarına göz atacağız.

Müselles hakkındaki akademik bir makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1394678

Picture of Katerina Monroe
Katerina Monroe

@katerinam •  More Posts by Katerina

Congratulations on the award, it's well deserved! You guys definitely know what you're doing. Looking forward to my next visit to the winery!