Müselles: Osmanlı’nın Haram Olmayan Şarap Çözümü
WAYANA, İstanbul Kadıköy’deki şarap evimiz. WAYANA Şarap Menüsü’nde Türk şaraplarının en geniş yelpazesine yer veriyoruz. Ayrıca şarap kültürünün daha geniş kitlelerle buluşmasını sağlamak için düzenli şarap tadımı etkinlikleri düzenliyoruz ve web sitemizdeki bloglarla da şarap konusuyla ilişkili her türlü bilgiyi okurlarla paylaşıyoruz. Bu yazımızda Osmanlı dönemi kayıtları içinde yer alan ve Müslüman ahalinin de tüketebileceği bir içecek olarak müsellesi kaynaklara dayanarak sizlere tanıtmaya çalışacağız. Umarız sıkılmadan okuyacağınız bir içerik hazırlayabilmişizdir.
Yavuz Sultan Selim’den başlayarak Osmanlı padişahlarının aynı zamanda halife sıfatı taşıdıklarını tarih kitaplarından hepimiz hatırlarız. Bu nedenle Osmanlı Devleti dini hukukun hüküm sürdüğü bir yönetim biçimine sahip olmuştur. Bu hukuk düzeni içinde “hamr”, yani sarhoşluk etkisi yaratan içeceklerin kanunen yasak olması, içenlerin de cezalandırılması hükümleri de yer alır. Ancak Osmanlı, bu hükümlerle ilgili bazı istisnalar yaratmış ve değerlendirmelerini bu istisnalara göre yapmıştır.
Kısaca hatırlatmak gerekirse, Osmanlı Devleti İslamiyet’in Hanefi mezhebini benimsemiştir. İslam dininin şarabı yasaklama nedeni, ‘içkinin insanları Allah’ı anmaktan alıkoyması, insanlar arasında düşmanlığa sebep olması ve insanların birbirlerine karşı kin ve nefret duyması’dır. Diğer İslam mezheplerinden farklı olarak Hanefi mezhebi şarabın içilmesinin suç unsuru olduğunu kabul etmekle beraber sarhoşluk vermeyen miktarının içilmesini cezalandırmaz. Bu konudaki daha geniş açıklamalar için yazının sonunda yer alan akademik çalışmayı okumanızı öneririz.
Şarabın kendisini içmenin cezalandırma olmasa bile suç olduğu bilindiği için Osmanlı, bu tarifin dışında bir şarap alternatifinin suçu ortadan kaldıracağını fark etmiş ve müselles bu ihtiyacı karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bunun için de şarabın üçte ikisinin kaynatılarak buharlaştırılmasından sonra alkolün tamamen uçacağı, geride kalan üçte birlik içeceğin din hükümlerine uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu kabul, Osmanlı Devleti’nde din işlerinden sorumlu en üst makamın sahibi Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin verdiği bir fetvayla da yasal dayanağa kavuşmuştur. Böylelikle şarabın kendisi olmasa bile bir varyasyonu, cezalandırılma korkusu olmadan Osmanlı sosyal hayatının bir parçası olmayı başarmıştır.
Müsellesin iki çeşidi olduğunu da belirtelim. Bunların ilki “şer’i müselles”tir. Bunun imalatı, taze üzüm şırasının (ya da bir kilo kuru üzüme iki kilo su katmak suretiyle elde edilen karışımın) üçte ikisinin kaynatılarak buharlaşmasından sonra geride kalan üçte birinin elde edilmesinden ibarettir.
İkinci tür müselles ise “İstanbul Müsellesi” adıyla bilinir. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesindeki açıklamaya göre bir ya da yedi yıllık keskin şarabın üçte ikisinin kaynatılıp buharlaşmasından sonra geride kalan üçte birlik kısma İstanbul Müsellesi denir ve Çelebi’nin ifadesiyle “Pekmez gibidir ve çok az bir miktarının içilmesi durumunda bile içeni sarhoş edebilecek kadar güçlüdür.”
Tarihsel süreçte hem muhafaza edilmesinin kolaylığı (yüksek şeker ve alkol sayesinde bozulmaya karşı son derece dirençliydi) hem de damakta bıraktığı o yoğun, kuru meyvemsi ve pekmezsi derinlik nedeniyle bir gastronomi klasiği olan Müselles, bugünkü modern şarapçılık dünyasındaki Passito veya Porto gibi likör şarapların bu topraklardaki asırlık öncüsüdür.
Müsellesin Osmanlı ve klasik Türk kültüründeki tarihsel derinliğine, fıkhi hükümlerine ve edebi eserlerdeki yansımalarına dair detaylı bir akademik araştırma okumak isterseniz, DergiPark veri tabanında yer alan Klasik Türk Literatüründe Müselles İncelemesi başlııklı bilimsel makaleyi inceleyebilirsiniz.“
İlginizi Çekebilir:
Müselles’in Osmanlı saraylarından ve Evliya Çelebi’nin seyahatnamelerinden süzülen bu gizemli öyküsünden sonra, şarap tarihini şekillendiren diğer askeri hamleleri, antik üretim teknolojilerini ve kadim bağ kültürlerini ele aldığımız yazılarımız da ilginizi çekebilir:
Osmanlı diplomasisinde ve askeri lojistiğinde şarabın üstlendiği o şaşırtıcı rolleri, Kıbrıs’ın fethinin arkasındaki enolojik fetvanın sırrını okumak için Şaraplı Savaşlar: Fransız ve Türk Tarihinde Sıra Dışı Cephe Hikâyeleri tarihsel araştırmamızı keşfedebilirsiniz.
Müselles gibi yoğun şarapların modern paslanmaz çelik tanklardan binlerce yıl önce, antik dünyada toprak altında nasıl fermente edilip saklandığını öğrenmek için Şarabın Oksijenle İmtihanı: Amforaların Yükseliş ve Düşüşü makalemize göz atabilirsiniz.
Anadolu topraklarında şarabın sanayi öncesi dönemde, mevsimlik ritüeller ve büyük cendereler eşliğinde nasıl üretildiğini incelemek için Antik Dönemde Şarap Üretimi: Mevsimsel, Kokulu ve Gürültülü Bir Süreç analizimizi ziyaret edebilirsiniz.
Bu topraklardaki en eski şarap üretim kültürünün izlerini sürmek, Mardin dağlarındaki asırlık Hristiyan ve Süryani enoloji hafızasını tanımak için Süryani Şarapları ve Mezopotamya’nın Kadim Bağcılık Mirası saha araştırmamızı inceleyebilirsiniz.